Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Neşenin devrimci anlamı üzerine

    15 Ekim 2026

    Avrupa Parlamentosu’nda Kürt Konferansı: “Abdullah Öcalan derhal serbest bırakılsın”

    14 Ekim 2026

    İstanbul sağanağa değil, ranta teslim oldu

    14 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Neşenin devrimci anlamı üzerine

      15 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

      13 Ekim 2026

      Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

      12 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

      10 Ekim 2026

      Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

      10 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » AB Türkiye İlerleme Raporu açıklandı: Temel demokratik standartlarda geriye gidiş var

    AB Türkiye İlerleme Raporu açıklandı: Temel demokratik standartlarda geriye gidiş var

    Siyasi Haber9 Kasım 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Avrupa Birliği (AB), Türkiye ile ilgili olarak bugün yayımladığı ilerleme raporunda yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü ve diğer temel demokratik standartlar konusunda geriye gidiş olduğu görüşünü ifade etti.

    Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Kati Piri, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'nin AB'ye üyelik süreciyle ilgili olarak "Haydi, bir an önce gözden geçirin, geç bile kaldınız. Ama gözden geçirdiğiniz zaman ertelemeyin ha, nihai kararınızı verin" ifadesine cevap verdi. Piri, "İlişkileri dondurmak vereceğimiz tek yanıt" dedi.


    102 sayfalık Türkiye İlerleme Raporunun başında, darbe girişiminden bahsedilerek, olay sırasında 241 kişinin hayatını kaybettiği, 2 bin 196 kişinin yaralandığı, Türk Hükümeti'nin tüm Türk siyasi yelpazesi ve toplumun desteğiyle darbenin üstesinden geldiği vurgulandı. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü ve diğer temel demokratik standartlar konusunda geriye gidiş olduğu görüşü ifade edildi. Raporda, "Son bir yıl içinde özellikle yargı bağımsızlığı alanında gerileme olmuştur… Durum, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra daha da kötüleşmiştir" dendi.


    OHAL konusuna geniş yer verilen raporda, Türkiye’ye ölçülülük çağrısı yapan komisyon, “Alınan her önlemde gereklilik ve ölçülülüğün sağlanması güvence altına alınmalı. Türkiye, her durumda Türkiye, her durumda masumiyet karinesi, ceza sorumluluğunun bireyselliği, yasal kesinlik, savunma hakkı, ve silahların eşitliğine tam saygının da aralarında bulunduğu hukukun üstünlüğünün temel ilkelerinin bir kenara itilmemesine özen göstermeli” dedi.


     ‘HDP’lilerin tutuklanması çok ciddi endişe konusudur’


    Hukukun üstünlüğü ve temel haklara ilişkin bazı düzenlemelerin Avrupa standartlarında olmadığı kaydedilerek, "Mayıs ayında çok sayıda milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve eş başkanlar dahil HDP üyelerinin tutuklanması çok ciddi endişe konusudur. Güneydoğudaki durum, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu en ciddi sıkıntılardan biridir." denildi.


    Çok sayıda seçilmiş yerel yöneticinin terörizm suçlamasıyla açığa alındığı ya da görevden el çektirildiği veya tutuklandığı kaydedilerek, Güneydoğu'daki sorunun ancak siyasi süreç yoluyla çözülebileceği belirtildi.


    ‘Yargının yapısı Avrupa standartlarına uygun değil’


    Yargı alanında, özellikle de yargının bağımsızlığı konusunda, kötüleşme görüldüğü ileri sürülerek, "Yüksek mahkemelerin yapısı ve niteliğine dönük aşırı derecedeki değişiklikler ciddi endişe oluşturuyor ve bunlar Avrupa standartlarına uygun değil. Gülen Hareketi ile bağlantıları olduğu iddiasıyla hakimler ve savcıların görevden alınmaları, bazı durumlarda tutuklanmaları sürdü. Bu durum, temmuz ayındaki darbe girişimi ardından kötüleşti. Hakim ve savcıların beşte biri, görevden alındı ve bunların mal varlıkları donduruldu." değerlendirmesinde bulunuldu.


    ‘İfade özgürlüğü sınırlandırılması endişe verici’


    İfade özgürlüğü konusunda, ciddi şekilde kötüleşme görüldüğü savunularak, "Bu konudaki yasanın, özellikle de ulusal güvenlik ve terörle mücadele hükümlerinin, seçici ve keyfi uygulanması, ifade özgürlüğünü olumsuz şekilde etkiliyor. Gazeteciler, yazarlar ve sosyal medya kullanıcılarına dönük devam etmekte olan ve yeni davalar, akreditasyonlarının iptal edilmesi, çok sayıda gazetecinin tutuklanması ve çok sayıda medya kuruluşunun darbe girişiminin ardından kapatılması ciddi endişeye neden oluyor. Toplanma özgürlüğü, kanunda ve uygulamada aşırı derecede sınırlandırılmaya devam etti." denildi.


    Yönetim


    Raporun yönetim başlığı altında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aktif bir şekilde önemli iç ve dış politika konularına dahil olduğu ileri sürülerek, başkanlık sistemine geçiş ile ilgili tartışmaların arttığı kaydedildi.


    Kamu görevlilerinin devlete sadakati


    "Kamu görevlileri ve devlet arasında güven ve sadakat ilişkisi olması gerekiyor” denilen metinde, buna aykırılık durumunda alınması gereken önlemlerin bireysel olmasına ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesine ihtiyaç bulunduğu dile getirildi. Bu konuda, hükümetten temel haklar ve hukukun egemenliği alanlarında en yüksek standartlara uygun hareket etmesi istendi.


    ‘TMK, Avrupa Müktesebatı ile uyumlu değil’


    Raporun terörle mücadele bölümünde ise, Türkiye'nin birçok kez PKK ve IŞİD'in saldırılarına hedef olduğu, AB'nin bu terör eylemlerini kınadığı kaydedildi.


    Türkiye'nin terör eylemleri karşısında kendini savunma hakkı olduğunun altı çizildi ancak bu konudaki önlemlerin orantılı olması gerektiği savunuldu. Türkiye'nin terörle mücadelede önceliği PKK'ye verdiği, IŞİD kaynaklı terör tehdidini de güçlü bir şekilde ele aldığı vurgulandı.


    Türkiye'nin 2014 yılında IŞİD'e karşı oluşturulan uluslararası koalisyona katıldığı hatırlatılarak, "IŞİD'in terör saldırılarını müteakiben, Türkiye, uluslararası koalisyonla olan işbirliğini güçlendirdi ve Suriye'deki IŞİD hedeflerine hava saldırıları ve Fırat Kalkanı adıyla kara operasyonu başlattı. Aynı zamanda İncirlik üssünün, Koalisyon güçleri tarafından kullanılmasını öngören ABD ile yapılan anlaşmayı sürdürdü. Terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki yöntemleri geliştirdi." ifadesine yer verildi.


    Hükümetin PKK'ya karşı büyük bir askeri kampanya yürüttüğü, PKK'nın AB'nin terör listesinde yer almayı sürdürdüğü dile getirilirken, Türkiye'nin Terörle Mücadele Kanunu'nun kapsam ve tanımı bakımından Avrupa müktesebatı ile uyumlu olmadığı ve uygulanmasının ciddi endişelere yol açtığı savunuldu.


    ‘AB-Türkiye mutabakatı sürdürülmeli’


    Türkiye'nin, Suriye, Irak ve diğer ülkelerden gelen ve sayıları yaklaşık 3 milyonu bulan mültecilere benzeri görülmemiş şekilde insani yardım sağlamayı sürdürdüğü belirtilerek, AB ve Türkiye arasında 18 Mart'ta varılan mutabakatın, beklentilerin büyük bir kısmını karşıladığı, ancak başarının kırılgan olmayı sürdürdüğü ifade edildi.


    Bu konuda Türkiye’den şunları yapması istendi: "Gelecek yıl Türkiye özellikle, AB-Türkiye mutabakatının uygulanmasını sürdürmeli, AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşmasının tüm hükümlerini uygulamalı, kişisel bilgilerin güvenliğine dair yasayı Avrupa standartlarına getirmeli, terörle mücadele kanunu ve uygulamasını, Türkiye'nin terörle mücadele kapasitesine zarar vermeksizin, Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi ve AB müktesebatı ve uygulamaları çerçevesinde değiştirmeli."


    Vize serbestisinin sağlanabilmesi için Terörle Mücadele Kanununda değişiklik dahil eksik 7 kriter bulunduğu belirtildi.


    Dış politika


    Raporda eleştirilerin yanı sıra olumlu gelişmelere de yer verildi. Türkiye'nin Kıbrıs'ta bir çözümün bulunmasına yönelik görüşmeleri desteklemeye devam ettiği belirtilerek, Ankara'nın bu konudaki taahhüdü ve bağlılığının hayati önemini koruduğu yazıldı.


    AB ve Türkiye dış politikalarının uyumu konusunda ilerleme kaydedildiği belirtilerek, Suriye'de Türkiye'nin muhalifleri desteklemeyi sürdürdüğü, Suriyeli sığınmacılara insani yardım sağladığı ve Uluslararası Suriye destek Grubunun çalışmalarına katkı yaptığının altı çizildi.


    Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine de değinilen raporda, "24 Kasım 2015'te Türk hava sahasını ihlal eden Rus jetinin düşürülmesini müteakiben, iki ülke arasındaki ilişkilerin ciddi şekilde bozulmasının ardından, Türkiye ve Rusya arasında haziran ayında bir uzlaşma süreci başlatıldı. Rusya aşamalı olarak, Türk ekonomisini etkileyen geniş çaplı ekonomik ve diplomatik yaptırımlarını azalttı. Suriye sorununun çözümüne ilişkin pozisyon farklılıklarını daraltmak amacıyla Türkiye ve Rusya arasında Ortak Suriye Mekanizması kuruldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 10 Ekim'de İstanbul'da 23. Dünya Enerji Kongresi marjında bir toplantı gerçekleştirildi." ifadesine yer verildi.


    İsrail ve Türkiye arasında ilişkilerin de haziran ayında normalleştirildiği belirtildi.


    Bölgesel işbirliği


    Bölgesel işbirliği başlığı altında Türkiye'nin Yunanistan ve Bulgaristan ile göç konusundaki işbirliğini artırdığı, Batı Balkanlardaki ülkeler ile güçlü bağlarını devam ettirdiği ve onların NATO ve AB'ye katılma çabalarına destek verdiği kaydedildi.


    Arnavutluk ile ilişkilerin olumlu olarak devam ettiği, Kosova ile Geri Kabul Anlaşması imzalandığı, Bosna-Hersek ve Sırbistan'la olumlu iletişim geliştirildiği, Türkiye'nin Kosova ve Bosna Hersek’teki AB öncülüğündeki askeri misyonuna katkı yapmayı sürdürdüğü dile getirildi.


    Türkiye ekonomisi


    Türkiye'nin iyi seviyede gelişmiş ve çalışan bir piyasa ekonomisi olarak değerlendirilebileceğine dikkati çekilen metinde, Türkiye'de kamu finansmanının sürdürülebilir gidişatta olduğu kaydedildi.


    Türkiye ekonomisinin dış açık nedeniyle finansal belirsizlikler, küresel yatırımcıların yön değiştirmesi ve siyasi riskler karşısında hassas durumda olduğuna işaret edildi.


    Türkiye'nin AB'deki rekabete ve piyasa güçlerine uyumlu kapasiteye ulaşabilmek için iyi hazırlıklı olduğu hatırlatılan raporda, özellikle enerji sektörü liberalleşmesinde ilerleme kaydedildiği belirtildi.


    Türkiye'nin AB'yle ekonomik ve ticari entegrasyonunun çok yüksek olduğu ve daha da arttığı anımsatılarak AB'nin 5’inci büyük ticaret ortağının Türkiye olduğu belirtildi.​


    Kanaltürk yerine Habertürk yazıldı


    'FETÖ'yle bağlantılı olduğu gerekçesiyle yönetimine el konulan Koza-İpek grubuna ait medya kuruluşları arasında Habertük Televizyonu da sayıldı. 

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Avrupa Parlamentosu’nda Kürt Konferansı: “Abdullah Öcalan derhal serbest bırakılsın”

    14 Ekim 2026

    Ahmet Saymadi gözaltına alındı

    3 Ekim 2026

    Hak savunucusu avukat Ahmet Çevik hayatını kaybetti

    25 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Şebnem Oğuz

    Neşenin devrimci anlamı üzerine

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

    Cemalettin Efe

    Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Volkan Yaraşır

    Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Siyasi Haber

    Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde direniş 14’üncü gününde: “Haklarımızı alana kadar ayrılmayacağız”

    13 Ekim 2026

    Emekliler kefen fırlatarak isyan etti: “Ya geçim ya seçim”

    13 Ekim 2026

    Smart Solar işçileri sokakta: “Direne direne kazanacağız”

    12 Ekim 2026
    KADIN

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026

    Erkek şiddeti bir can daha aldı: 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Bursa’da katledildi

    4 Ekim 2026

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.