Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Madenciler bugün de bakanlık önünde: “Madenci insan yemez, holding hak yer!”

    18 Ağustos 2026

    AYM’den Kürt kültürünün simge renklerine ilişkin ihlal kararı: “Sarı, kırmızı, yeşil bileklik ifade özgürlüğüdür”

    18 Ağustos 2026

    İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde inşaat işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı

    18 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

      15 Ağustos 2026

      1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

      14 Ağustos 2026

      Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

      11 Ağustos 2026

      Özgür Özel’i anlamak

      11 Ağustos 2026

      Başlangıç nerede başlar?

      10 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Harun Ercan yazdı: Savaş büyürken Kürtlerin iç konuşmaları (Seçtiklerimiz)

    Harun Ercan yazdı: Savaş büyürken Kürtlerin iç konuşmaları (Seçtiklerimiz)

    Siyasi Haber4 Eylül 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Harun Ercan yazdı: Savaş büyürken Kürtlerin iç konuşmaları (Seçtiklerimiz)

    Uluslararası Kriz Grubu (International Crisis Group) tarafından yayınlanan rapora göre, yaşanan son 1 yıllık çatışma süresinde ölen sivillerin sayısı 330, sivil veya militan olduğu belirlenemeyen ama yaşamını yitirenlerin sayısı 219, ölen asker/polisi sayısı 676, ölen PKK militanı sayısı 733 olarak tespit edilmiş. Tespit edilebilen toplam ölüm sayısı 1958. Hakikatin bu raporun bulgularından daha da karanlık olduğunu biliyoruz. Her devlet gibi, Türk devleti de ölen asker/polis sayılarını halkla ilişkiler stratejisi çerçevesinde minimize ederek kamuoyuna duyuruyor. Diğer yandan, kent savaşlarının biçimi itibariyle yaşamını yitiren ama cenazesi hala tespit edilebilemeyen gençlerin sayısı hala tam olarak tespit edilemiyor. 


    Güneydoğu Anadolu Bölgeler Birliği’nin yayınladığı “Hasar Tespiti ve Zorunlu Göç Raporu”na bakıldığında ise büyük bir bölümü yıkılmış olan, kent savaşlarının yaşandığı yerlerden 400 bin insan zorunlu göçe tabi tutulduğu görülüyor. Bu raporların aktardığı verilerin söylediği şey basit: Devlet ile PKK arasında askeri anlamda yenişememe durumu devam ediyor ve savaşın maddi ve manevi bakımlardan maliyeti şu an bile oldukça yüksek. Kürtlerin iç konuşmalarına gelmeden önce, AKP’nin tam olarak ne yapmaya çalıştığını anlamak gerekiyor. Ama bu mecburiyet, uzun uzadıya bir analiz gerektirmiyor: 15 Temmuz sonrası içeride ve kısmen de dışarıda iktidarını tahkim eden AKP, karşısında duran son kaleyi yani Kürt kalesini düşürmeye çalışıyor. Mevzu bu kadar az karmaşık. 


    Türkiye’nin Suriye’ye ve Rojava’ya yönelik gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Operasyonu yani topyekün savaş hamlesi sürekli olursa, sonuç alıp alamayacağını iki dinamik belirleyecek. Birincisi, ABD, Rusya ve İran gibi aktörlerin Suriye iç savaşına ve Rojava’ya ilişkin planları. İkincisi ise AKP’nin hazırlandığı adımları atması durumunda başta Kürt halkı olmak üzere barış içinde yaşamak isteyen tüm halkların AKP’ye yönelik ciddi bir karşı tavır ortaya koyup koymayacağı. Soruyu net soralım: Belediyelere kayyum atanması ve/veya bazı HDP’li vekillerin cezaevine atılması durumunda Kürtler ne yapacak?


    Kürt halkının son 1 yıl içinde olup biten gelişmelere ilişkin iktidar ve HDP harici tüm muhalefet partilerinin sürekli siyasetini yaptıkları temel iddia şu: “Kürtler öz savunma direnişlerine- iktidar diliyle hendek siyasetine- destek vermediler. O yüzden baskıyı ne kadar arttırırsak artıralım HDP’li Kürtler sinmiş bir şekilde yeni durumu sineye çekecekler”. Öz savunma direnişleri nedeniyle HDP’li Kürtler arasında bir çatallanma olduğuna şüphe yok ama gerçek durum hiç de iktidarın dillendirdiği boyutta değil. Önce temel varsayımı tartışalım: 


    HDP’li Kürtler direnişe destek vermedi değil, direnişe sivil ve barışçıl yollarla destek vermelerine imkan verilmedi. Aralık 2015’te tanklar şehirlere girinceye kadar Cizre’de, Nusaybin’de Sur’da, Şırnak’ta insanların gözlerinin önünde bebekler öldürüldü. Kolluk kuvvetleri tarafından öldürülen insanların cenazelerinin haftalarca sokaktan alınmasına izin verilmedi. Sadece Diyarbakır’da gerçekleştirilen, 103 gün boyunca devam eden Sur direnişine destek amaçlı yapılan, barışçıl başlayan ve bastırılmaya çalışılan sokak eylemlerinde öldürülen insanların sayısı 11 olarak kayda geçti. Sur’un içinden değil dışında öldürülen insanlardan bahsettiğimizin altını çizmeli. Bu sürecin kendisi, gençleri hızlı bir radikalleşme dalgasına sürükledi, binlercesi artık kentlerde değil dağlarda. Bu yüzden, iktidarın şu an baskı politikasını üzerine inşa ettiği temel varsayımın altı çürük. Nitekim 15 Temmuz sonrası yapılan HDP mitinglerine katılım dahi hiçbir kentte düşük değildi. Haliyle bu zaruri tartışmayı daha gerçekçi bir zeminde yapmak gerekiyor.      


    Peki Kürtlerin büyük bölümü neden dışarıdan bakıldığında tepkisiz görünüyor? İlk sebebi, baskı politikalarına karşı koymanın maliyetinin önceki süreçlere göre yüksek olacağını biliyorlar. Çözüm süreci devam ederken, Türkiye’de henüz yeni şiddet rejimi inşa edilmemişken bile Kürtler Kobanê için sokağa çıklarında 50’den fazla insan kolluk kuvvetleri tarafından öldürülmüştü. İkinci sebebi, tüm heterojenliklerini göz önünde bulundursak bile, HDP’ye oy veren Kürtlerin büyük bölümünün öğrenilmiş bir siyasi tecrübesi var. 2000’li yıllar boyunca defalarca ateşkes ilan edildiğini, çatışmanın ve müzakerelerin seyrinin sürekli inişli çıkışlı olduğunu gördüler. Bir şekilde savaşın duracağına ve işlerin yoluna gireceğine ilişkin naif bir umutları var. Onu koruyorlar. HDP’li Kürtlerin Türkiye devlet sistemi ile aralarında kalan yegane bağ bu olsa gerek. Bununla ilintili olarak üçüncüsü ve en önemlisi, HDP vekilleri cezaevinde değilken ve kendi seçtiği belediye başkanları kentleri yönetmeye devam ediyorken hala çatışmasızlık ve barış için açık bir kapı olduğunu düşünüyorlar. 


    Kürtler hala birbirleriyle konuşuyorlar, her gelişmeyi ince eleyip sık dokuyarak takip ediyorlar. Ama bu kapı kapandığında, HDP’li Kürtler birbirleriyle değil, aynanın karşısına geçip yüksek sesle kendileri ile konuşmaya başlayacaklar. Rojava’yı da içine katan yeni bir savaş dalgasının patlaması durumda ise kendilerine ayna karşısında tamamen “ulusal sorular” soracaklar. Nasıl bir gelecek istediklerini, bu gelecek için ödemeleri gereken maliyeti ödemeye hazır olup olmadıklarını kendilerine soracaklar. Daha şiddetli bir baskı dalgası gelirse, neler olup biteceğine Kürtlerin iç sesi karar verecek. Nihayetinde, Kürt Özgürlük Hareketinin ana damarı sayılabilecek kitlesinin bir bölümü ağır bir savaş sürecini bizzat kendisi mahallesinde yaşadı; evlerinden, işlerinden, çocuklarından oldular, doğru, ama hepsi değil, bir bölümü…


    (Bu yazı Yeni Özgür Politika'da yayınlanmıştır.)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    17 Ağustos 2026

    Bakanlık verileri şüpheli!

    10 Ağustos 2026

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    9 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Remzi Altunpolat

    Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

    Mahsuni Gül

    1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

    Hüseyin Mat

    Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

    Mehmet Murat Yıldırım

    Özgür Özel’i anlamak

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Madenciler bugün de bakanlık önünde: “Madenci insan yemez, holding hak yer!”

    18 Ağustos 2026

    Madenciler bir kez daha Bakanlık önündeydi, sendikacılar yine göz altına alındı

    17 Ağustos 2026

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.