Macaristan yasama organının, LGBTQ+ karşıtı hükümleri kaldırıldığı bildirildi.
13 Ekim Salı günü Macaristan Parlamentosu, milliyetçi eski lider Viktor Orban döneminde kabul edilen 2021 tarihli “çocuk koruma” yasasındaki LGBTQ+ karşıtı hükümleri değiştirmeye yönelik tasarıyı 139 lehte ve 51 aleyhte oyla kabul ederek LGBTQ+ topluluğunu hedef alan kısıtlamalarda ilk önemli geri adımı attı.
Yeni yasanın, çocukların erişebileceği içeriklerde cinsel ve toplumsal cinsiyet çeşitliliğinin “tasvir edilmesini” veya “tanıtılmasını” yasaklamak yerine, 18 yaş altı çocukları “çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal veya ahlaki gelişimini ciddi şekilde bozabilecek” materyallerden korumayı amaçladığı belirtildi.
Peter Magyar, Macaristan’da Nisan ayında yapılan seçimlerde ezici bir zafer kazanarak, Avrupa’nın LGBTQ+ haklarına en kısıtlayıcı yaklaşımlarından birini benimseyen Orban’ın 16 yıllık iktidar dönemine son verdi.
Seçim kampanyası sırasında LGBTQ+ haklarına değinmeyen Magyar, Salı günü LGBTQ+ haklarına yönelik yapılacak oylama öncesinde, planlanan değişiklikleri hakların iadesi olarak değil, “cinsel yönelimden bağımsız olarak” çocuk koruma kurallarının güçlendirilmesi olarak nitelendirdi.
Orban’ın Fidesz partisi, hükümeti AB baskısı nedeniyle orijinal yasayı “etkisiz hale getirmekle” suçlayarak değişikliğe karşı oy kullandı. Ancak iktidardaki Tisza partisi, rahat bir üçte iki çoğunluğa sahip olduğundan, muhalefetin desteğine ihtiyaç duymadan yasayı geçirmeyi başardı.
Orban hükümeti, 2020 yılında trans bireylerin cinsiyet kimliğinin yasal olarak tanınmasını yasaklayarak, Macaristan’da “çocuk koruma” bahanesiyle LGBTQ+ haklarını kademeli olarak geri almaya başlamıştı.
Çocuk istismarıyla mücadele amacıyla 2021 yılında çeşitli kanunlarda değişiklik yapan bir çocuk koruma yasa tasarısı sunuldu. 18 yaş altı kişilere eşcinselliğin ve cinsiyet geçişinin “tanıtılmasını” yasakladı. Aktivistler Orban’ın yasa tasarısını LGBTQ+ bireyleri damgalamak ve eşcinsel ilişkileri pedofiliyle eşdeğer tutmakla eleştirdiler.
Yapılacak daha çok şey var
LGBTQ+ hakları aktivisti Tamás Dombos’a göre, değişiklikler Avrupa Adalet Divanı’nın kararına uygun olarak yasadan “homofobik ve transfobik hükümleri kaldırıyor ancak yapılacak daha çok şey var.”
Yalnızca siyasi söylemi değiştirmenin yeterli olmadığını vurgulayan Dombos, “Hükümetin tek amacı 2020 öncesinde var olan yasal statükoyu yeniden tesis etmek olsa bile, hâlâ değiştirilmesi gereken çok sayıda yasa var… ve hükümetin bunun üzerinde çalışıp çalışmadığını bilmiyoruz. Bunlar arasında trans bireylerin yasal olarak tanınmasını ve eşcinsel çiftlerin evlat edinmesini engelleyen yasalar da yer almaktadır. Bu nedenle, yasal eşitlik sağlamak için yasal düzenlemelere ihtiyaç var” dedi.
