Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İran’da güvenlik güçleri göstericileri ağır silahlarla katlediyor – Trump müdahale sinyali veriyor

    14 Ocak 2026

    Barış akademisyeni Aslı Aydemir hakkında tahliye kararı

    14 Ocak 2026

    Almanya’da da kamu emekçilerinden ücret talebiyle uyarı grevi

    14 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

      9 Ocak 2026

      Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

      8 Ocak 2026

      Bir fotoğraf karesine sığmayan hakikat

      8 Ocak 2026

      Venezuela: Uluslararası hukukun çöküşü, emperyalist barbarlık rejimi ve kapitalizm

      7 Ocak 2026

      ABD’nin Venezuela’ya saldırmasını görmek

      5 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

      13 Ocak 2026

      İran yönetiminin kaos planı

      12 Ocak 2026

      Emekli aylıklarında sefalet: Asıl sorumluyu unutma!

      12 Ocak 2026

      Venezuela ve Trump doktrini

      11 Ocak 2026

      ‘Barış Bildirisi’nin 10’uncu yılında hali pür melalimiz

      9 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025

      Özlem Tolu: 2026 bütçesi eğitimin daha fazla piyasalaşacağı bir dönemin habercisi.

      15 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Yüksekdağ cezaevinden yazdı: ‘Ölü düzen ve vicdan anne’

    Yüksekdağ cezaevinden yazdı: ‘Ölü düzen ve vicdan anne’

    Siyasi Haber24 Eylül 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Kandıra Cezaevi’ nden bir yazı kaleme aldı.

    Tutuklu HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, kaldığı Kandıra F Tipi Cezaevi'nden Özgürlükçü Demokrasi'ye bir yazı yazdı. 


    Yüksekdağ'ın yazısı şöyle; 


    İşte beklediğimiz kapı sesi geldi. Sonra kederli yüzü, kıvranan alın çizgisiyle Aysel Tuğluk girdi içeriye. İki gündür Sebahat Tuncel ile birlikte bu sesi, bu yüzü bekliyorduk. İşte gelmişti. Onun gözyaşları ile yıkanmış yüzündeki tertemiz asalete içimiz dağlanarak bakacaktık. Gözümüzün yaşını onunkine katacaktık.


    Bunca zaman iktidar merkezi ve yörüngesi tarafından toplumun çoğunluğu kötülüğe alıştırıldı. Yaratılan Kürt düşmanlığı eşliğinde mezarlıkların bombalanması, cenazelerine eziyet edilmesi, faşizmin yaşayanlardan sonra ölülerin mezarına üşüşmesi ne yazık ki yeni değildir. Kürt’ün bir avuç toprakla imtihanı yeni olmadı. Topluma yaydıkları “tek bir çakıl taşını” kaybetme fobisiyle iktidar için kullanışlı savaş, ırkçılık, mezhepçilik ve nefret üretenler Türk milliyetçiliğini kutsama adına mezar milliyetçiliğine kadar düşenler, Kürt’ün olduğu kadar Türk’ün de onuruna saldırıyor. Şimdi iktidar eli ile yaratılan korkunun ele geçirdiği ve berbat kişiliğe dönüştürdüğü ruhlar kendisi dışında kimseye “tek bir mezar taşı vermemek” için çıldırıyor, saldırıyor. Mezarına saldırdıklarının, mezarsız bıraktıklarının Ankara’da 75 yaşında bir cenaze ya da Cizre’de 10 yaşında bir kız çocuğu olması onlar için fark etmiyor  Tek vatan, tek devlet, tek millet, tek bayrak dörtlemesinin kaçınılmaz sonucu “tek mezarlık” oluyor.


    30-40 yıl boyunca cenazesine zulmedilen, gömülme hakkı tanınmayan, mezarı tahrip edilen, hatta mezarı olmayan binlerce yurtsever, devrimci ve halk evladını ne yaptılarsa yok edemediler. O evlatların annesi “Hatun Tuğluk yaşıyor” dediğimizde de yalan değil şimdi. Ölümün bir yok oluş olmadığını bizim kadar onun mezarına saldıranlar da biliyor.


    Onda yaşayan değerleri öldürmek, toprağın üzerinde yaşayan bizlerin ruhuna daha ölümcül bir darbe vurmak için saldırıyorlar. Ama halen cevaplayamadıkları ve bu nedenle kıvranıp acizleştikleri bir soru var: Öldürerek bitiremediklerinizi, ölüsüne saldırarak nasıl bitireceksiniz?


    Aslında siz ölüsünüz! Ölü bir düzenin sahiplerisiniz. Ankara’nın İncek Mezarlığı’nda, ölüp de gömülmeyen bir zihniyetin nasıl çürüdüğünü gördük sadece.


    Zalimler zalimlikten vazgeçer mi, vazgeçmez mi, artık hiç önemli değil. Önemli olan tarihin her zorlu geçidinde direnmekten ve yürümekten vazgeçmeyenlerin eylemidir. Kandıra Cezaevi’nde gecenin ve acının en koyu halini yaşadıktan sonra, birçok gece devrildi-güne çevrildi. Tarihe sorarsanız çok kısa diyeceği bu zaman diliminde, alçaklığın dibinin olmadığını da, ayağa doğrulan vicdanın sanılandan yüksek olduğunu da gördük. Yaşayanların ruhlarını iğdiş etmek, varlığını yaralamak, cezalandırmak için planladıkları saldırı, infiale ve büyük bir vicdan hareketine dönüşünce mezarlıktaki hesap yay gibi gerilen gerçeğe uymadı. “Analar ağlamasın”la başlayıp, “Analar gömülmesin”le sona gelen iktidarın başka gideceği yer yok zaten. Ama sarıp sarmaladıkları ölüm ve nefret makinaları, aynı zamanda onların mezar kazıcıları.


    Hatun Anne sonsuz bir uykuya dalarken, ölüm uykusundaki ne çok insanı uyandırdı. Çileli ama direngen ömrünü tamamlayıp giderken bile, bütün iyiliği, sevgisi, bilgeliği ve cömertliğiyle, sınırlara hapsolmuş, birbirinden kopmuş, tepkileri donmuş koca bir toplumsal alana yeniden başlama gerekçesi verdi. O cömert annenin buruk hediyesini ya da adına toplumsal vicdan denilen emanetini nereye koyup, nereye taşıyacağına yaşayanlar karar verecek şimdi. Hatun Anne giderken yaşama inanan, çilesiyle dayanmaya can veren bütün annelerin yapmak istediğini yaptı, konuşmak istediğini söyledi. Aysel Tuğluk bazen, kafası kızan Hatun Anne’nin “Çağır basını, benim de söyleyeceklerim var, siz anlatamıyorsunuz ben konuşacağım” dediğini söylerdi. Duyarlı ve sevimli anne hali içimizi ılıtır, bizi gülümsetirdi. “İnatçı kadın, sonunda dediğini yaptı” diye gururla gülümsüyoruz şimdi. Hiç konuşmadan bizden iyi anlattı. Artık ölümün nihayetini aşıp, bir yaşam sırrını ayan eden Hatun Anne’ye ve bütün annelere sırra vakıf olmayı borçluyuz. Anlattıklarını tarihin başına taç etmeyi borçluyuz.


    Hatun Anne’yi ayağa kaldırdığı toplumsal vicdan ve adalet, özgürlük, yeni-insani bir düzen yolunda daha kararlı ilerleme sözüyle uğurladık. Onun kızları olarak, ne annelerimizden aldığımız mücadele derslerini unuturuz ne de onlara verdiğimiz kazanma ve hesap sorma sözlerini. Ölüm-şiddet açısından, doğum-yaşam direncini, sevincini yine kadınlar çıkaracak. “Vicdan Anne”nin kızları, bütün annelerin ahını, hasretini toprağın altında bırakmayacak.


    Ve en çokta son telefon görüşmesinde söylediği son selam kalacak aklımızda. Selamın başımız, gözümüz üstünde Hatun Anne. Saygıyla, sevgiyle, minnetle… 

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İlham Ehmed: Halep’teki saldırılar Kürtlere karşı soykırım harekâtıdır

    7 Ocak 2026

    İlerici Enternasyonal’in ABD’nin Venezuela’yı işgaline dair açıklaması: “Sessizlik suç ortaklığıdır!”

    4 Ocak 2026

    Cumartesi Anneleri’nden yeni yıl çağrısı: Hakikatle yüzleşmeden adalet gelmez

    3 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

    Fatoş Osmanağaoğlu

    Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

    Elif Gamze Bozo

    Bir fotoğraf karesine sığmayan hakikat

    Remzi Altunpolat

    Venezuela: Uluslararası hukukun çöküşü, emperyalist barbarlık rejimi ve kapitalizm

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Remzi Altunpolat

    Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

    Arif Keskin

    İran yönetiminin kaos planı

    Aziz Çelik

    Emekli aylıklarında sefalet: Asıl sorumluyu unutma!

    Ümit Akçay

    Venezuela ve Trump doktrini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Almanya’da da kamu emekçilerinden ücret talebiyle uyarı grevi

    14 Ocak 2026

    KESK üyeleri iş bıraktı: “Geçinemiyoruz, g(ö)revdeyiz”

    14 Ocak 2026

    KESK üyeleri yarın iş bırakıyor

    13 Ocak 2026
    KADIN

    Kadın hakim ayrıldığı savcı tarafından Adliye’de vuruldu

    13 Ocak 2026

    Kadınlar Tandoğan’da buluştu: “Umutsuzluğa teslim olmuyoruz

    11 Ocak 2026

    Kadınlardan 10 Ocak’ta Ankara’da büyük buluşma çağrısı: “Haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz”

    7 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.