Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

    12 Ocak 2026

    Birleşik Metal-İş’ten MESS’in yetersiz teklifine karşı yeni eylem kararı

    12 Ocak 2026

    İran yönetiminin kaos planı

    12 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

      9 Ocak 2026

      Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

      8 Ocak 2026

      Bir fotoğraf karesine sığmayan hakikat

      8 Ocak 2026

      Venezuela: Uluslararası hukukun çöküşü, emperyalist barbarlık rejimi ve kapitalizm

      7 Ocak 2026

      ABD’nin Venezuela’ya saldırmasını görmek

      5 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      İran yönetiminin kaos planı

      12 Ocak 2026

      Emekli aylıklarında sefalet: Asıl sorumluyu unutma!

      12 Ocak 2026

      Venezuela ve Trump doktrini

      11 Ocak 2026

      ‘Barış Bildirisi’nin 10’uncu yılında hali pür melalimiz

      9 Ocak 2026

      İlk Kürtçe ilkokul

      7 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025

      Özlem Tolu: 2026 bütçesi eğitimin daha fazla piyasalaşacağı bir dönemin habercisi.

      15 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Yoğun bakımdaki Ahmet Kaçmaz’ı arkadaşları anlattı: Sporu olduğu kadar edebiyatı da seven, entelektüel bir Marksist

    Yoğun bakımdaki Ahmet Kaçmaz’ı arkadaşları anlattı: Sporu olduğu kadar edebiyatı da seven, entelektüel bir Marksist

    Siyasi Haber24 Nisan 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    TSİP’in kurucularından ve 1990’a kadar genel başkanlık görevini yürüten Ahmet Kaçmaz, önceki gün fenalaşarak yoğun bakıma alınmıştı. Kaçmaz’ın yaşamını ve mücadelesini mücadele arkadaşları anlattılar.

    Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’nin (TSİP) kurulduğu 1974’den, kapandığı 1990’a kadar genel başkanlık görevini yürüten ve daha sonra yaşamını Bodrum’da sürdüren Ahmet Kaçmaz önceki gün fenalaşarak Bodrum Acıbadem Hastanesine kaldırıldı ve tedavi altına alındı.

     

    Tedavisi süren Kaçmaz’ın hayatını anlatan arkadaşları, onu “1960-1980 yılları arasında var olan parti liderleri arasında, Marksizmi kendi kaynağından okuyacak kadar yabancı dile hakim ve en iyi bilenlerdendi. Çok iyi bir entelektüel, müziksever, şiir ve edebiyat okuru ve sporcuydu” diyerek anlattılar.

     

    1938’de İstanbul’da dünyaya gelen, 1979’da TSİP’in senatör adayı olan Ahmet Kaçmaz’ın hayat hikayesi ve mücadelesi, arkadaşlarının gözünden şöyle anlatıldı: 

     

    Aile, baba tarafından Dağıstan kökenli. Soyadını aldıkları “Kaçmaz / Haçmaz” bölgesi şu anda Azarbeycan’ın kuzeydoğusunda, Hazar Denizi kıyısında bir vilayet. Babası Nedim Kaçmaz DDY’de görevli mühendis iken 1979 seçimlerinde TSİP’in senatör adaylarından oldu. Kaçmaz, Gültin Kaçmaz’la evli, çocuğu yok.

     

    1960 yılında İTÜ İnşaat Fakültesinden Yüksek İnşaat Mühendisi unvanı ile mezun oldu. İnşaat Mühendisleri Odası’na üye oldu ve 1960’lı yıllarda “Zemin Mekaniği” üzerine uzmanlığını geliştirdi. Kitaplar ve broşürler hazırladı. Ankara’da Devlet Su İşlerinde daha sonra İstanbul’da özel sektörde, STFA’da çalıştı.

     

    1960’lı yıllarda TİP’e üye oldu, Ankara-Altındağ ilçe örgütünde ilçe yönetim kurulu başkanlığı yaptı. 12 Mart döneminde TSİP’in kuruluş çalışmalarına katıldı.

     

    TSİP kurucularından oldu

     

    TSİP’in kurulduğu 1974’ten, 1990’a başkanlık yürüttü. Kurulduğu günden beri TİP-TKP ve diğer sosyalist hareketlerle “Birlik” politikasını öne sürdü ve ısrarlı takipçisi oldu.

     

    1979 yılında yapılan TSİP’in Beşinci kuruluş yıldönümü etkinliği.

     

    TSİP’in önde gelen özelliği bilimsel sosyalist öğretiye titizlikle sahip çıkmak ve ideolojik çalışmaya ısrarla önem vermek oldu. TSİP tercüme programlara karşı yerli olmaya, ona uygun program ve siyasetler geliştirmeye çalıştı. O dönemde partilerin öne sürdüğü öncü parti, tek parti anlayışlarını reddetti. 1990 sonrasın da birlik hedefi doğrultusunda Sosyalist Birlik Partisinin bileşenlerinden biri oldu.

     

    Ahmet Kaçmaz, 12 Eylül’den sonra Almanya’da parti çalışmalarına devam etti. 141-142’nin kalkması sonrası Türkiye’ye dönerek sosyalist hareketin birliği çalışmalarına destek verdi.

     

    TSİP’in resmi yayın organları olan İlke, Kitle, Gerçek’te pek çok yazısı yayımlandı. 1986 sonrası yayınlanan Görüş dergisinde Ahmet Kaçmaz ve müstear adı olan Sabahattin Kerim adıyla yazılarına devam etti. TSİP yayınlarından “Yaşasın Sosyalizm” ve “İleri Demokrasi ve Türkiye” başlıklı kitapları yayınlandı.

     

     

    Ahmet Kaçmaz, 1989 yılında Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisinin 7. Cildi için yazdığı yazıda 16 yıl boyunca başkanlığını yaptığı TSİP hakkında şöyle diyor: “…inanıyorum ki, çalışan insanlar açısından TSİP için tarihin hükmü negatif olmayacak. Başka türlü söylersem, ileride insanlarımız ‘TSİP olmasaydı daha iyi olurdu’ demeyecekler. TSİP varlığının ne derece önemli olduğuna gelince… Emekçi halkımızın bahtını karartacak ciddi yanılgılara düşmediğimiz kanısındayım.”

     

    Ahmet Kaçmaz, 1960-1980 yılları arasında var olan parti liderleri arasında, Marksizmi kendi kaynağından okuyacak kadar yabancı dile hakim ve en iyi bilenlerdendi. Çok iyi bir entelektüel, müziksever, şiir ve edebiyat okuru ve sporcuydu. Görüş Dergisi’nde kendi özel yaşamına dair bir soru üzerine şöyle diyordu:

     

    “Kendimden bahsetmekten hoşlanmam. Kaldı ki, “bir kimse hakkındaki düşüncemiz onun kendisi hakkında ne düşündüğüne dayanmaz.” İnsan sosyal bir yaratık olduğuna göre toplumsal olarak nasıl görüyorsanız öyleyimdir. Örneğin yine teknik öğrenimden geçmiş bir başka politikacının, Turgut Özal’ın, “bende kültür yok diyemezsiniz… Çok roman okumuşumdur… Tarihe de fevkalade merakım vardır… Ben Red Kit’de okurum başka şey de. Arabesk de dinlerim klasik müzik de. Bende fevkalade klasik şeyler vardır…

     

    Enrico Coruzo’nun plakları da dahil olmak üzere bütün senfoniler, konçertolar, bunların çoğunu bilirim. Sonra şiire de fevkalade meraklıyım… ben kendim de şiir yazarım.” (Nokta, 28 Eylül 1986) türünden sözleri neyi değiştiriyor? Dahası bu sözler Turgut Özal hakkındaki genel kanaati daha da pekiştirmiyor mu?

     

    Marx’ın kızlarına göre, babalarının özdeyişi, Terentius’un şu sözleri imiş: “İnsanım, insana dair hiçbir şey bana yabancı değildir.” Gereğini yerine getirdiğimi söyleyemem ama bu özdeyişi ben de seviyorum.”  (Ekonomi ve Politikada GÖRÜŞ, Haziran 1987, Sayı 7, s. 6)

     

    1987 yılında İKP Venedik İl Örgütü önünde.

     

    Bir Marksist olmasına rağmen Marksizmi hiçbir zaman dogma olarak ele almadı. Görüş dergisindeki bir yazısında şöyle diyordu:

     

    “Ben, kendi adıma, Marksizm’in tartışılmasından gocunmuyorum. Hatta Marksizm’in tartışılmasını, onun hayat gücünün ve etkinliğinin bir kanıtı olarak değerlendiriyorum. Marksizm statik olanın değil devamlı değişmenin, ataletin değil hareketin bilgisini veriyor. Daha doğrusu tabiat sadece hareketten ibaret. Böyle olunca da Marksizm’in, değişen şartlara göre devamlı kendini yenilemesi zorunlu. Aksi halde bir dogma olurdu ve dona kalırdı.”  (Ekonomi ve Politikada GÖRÜŞ, Mayıs 1988, Sayı 18, s.14)

     

    Sosyalizm hedefinden, Spartaküs olmak tercihinden asla vazgeçmedi. “Ben umutsuz değilsem, Ekim Devrimi çocuklarının sosyalizmden umutsuz olmaya hiç mi hiç hakları yoktur. Ekim Devrimi’nin ve onu izleyen sosyalist uygulamaların yarattığı impuls, hiç kuşku duymuyorum ki dünyamızı, sosyalist bir gelecek açısından çok daha olgun ve elverişli şartlara getirdi. Evet, sosyalizm kapitalizmi dünya çapında hâlâ domine edemedi. Görünen perspektifte de kapitalizm başı çekecek gibi gözüküyor. Ben buna üzülmüyorum; başarılanları düşünüyorum da, bu kadarı bile bana mucize gibi geliyor.

     

    İlginç ve son derece heyecan verici bir geçiş dönemi yaşıyoruz. Bu “geçiş dönemi”nin nasıl bir yol izlediğini, hangi iniş çıkışlara gebe olduğunu hepten kestirmemiz mümkün değil. Görüyoruz ki, kapitalizm hâlâ güçlü, sosyalizm ise yaşanan geçiş sürecinin yol açtığı handikaplarla da uğraşmak zorunda. Ama er ya da geç dünya sosyalistleşecek; çünkü sömürüye dayanan bir düzenin ilelebet payidar olduğu görülmüş değildir.

     

    Bu doğruysa Marksistlere düşen, dünyanın kapitalizmden sosyalizme geçiş sürecini olabildiğince kısaltmaktır. Bunun da yolu, kapitalist kampta yer alan ülkeler devrimcilerin -bu arada bizlerin- kendi ülkelerinde sınıf mücadelesine hız vermelerinden, kendi ülkelerinin devrimini gerçekleştirecek hedefler gütmelerinden geçiyor.

     

    Evet, nükleer silahlanma, ekolojik bozulma, gelişmekte olan ülkelerin dramı vb. global problemlere çözüm bulunması için, daha bu günden dünya çapında işbirliği ve mücadele hayatî önem taşıyor. Ama insanlığın bu tehlikelerden hepten kurtulmasının da garantisi, hiç kuşku duyulmasın ki sosyalizmin bir dünya sistemi olarak kapitalizmin yerini almasıdır.”  (Ekonomi ve Politikada GÖRÜŞ, Ekim 1988, Sayı 23, s. 32)

     

    “Kaldı ki, kapitalizmin tırmandığı tarih sarmalının sonu yoktur. O zaman da kapitalizmi ıslah ederek sürdürme politikasının da sonu gelmez. Ve bu da bir “tez” olabilir. Ne ki bu “tez”, bilindiği gibi hiç de yeni değildir. Ama hemen belirteyim ki, şayet bu tez dahi doğru olsaydı, yani kapitalizmin ilelebet payidar olacağı kanıtlansaydı, ben, Troçki’nin bir zamanlar, bir başka vesileyle söylediği gibi, Spartaküs olmayı tercih ederdim.”  (Ekonomi ve Politikada GÖRÜŞ, Mayıs 1989, Sayı 30, s. 38)

     

    Ahmet Kaçmaz, mücadelenin önünü açmak için gençlere yol verilmesi gerektiğini savunuyordu. 1990’lardan sonra kurulan yeni partilerden gelen başkanlık tekliflerini reddederek, Bodrum’a yerleşip yaşamına orada devam etti.

     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    IŞİD’lilere vatandaşlık ve kimlik verilmiş: Savcılık belgeleriyle ortaya çıktı

    12 Ocak 2026

    Küba’dan Trump’a sert yanıt: Kimse bize ne yapacağımızı dikte edemez

    12 Ocak 2026

    İran’daki protestolarda can kaybı 538’e yükseldi: BM’den “orantısız güç” uyarısı

    12 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

    Fatoş Osmanağaoğlu

    Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

    Elif Gamze Bozo

    Bir fotoğraf karesine sığmayan hakikat

    Remzi Altunpolat

    Venezuela: Uluslararası hukukun çöküşü, emperyalist barbarlık rejimi ve kapitalizm

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Arif Keskin

    İran yönetiminin kaos planı

    Aziz Çelik

    Emekli aylıklarında sefalet: Asıl sorumluyu unutma!

    Ümit Akçay

    Venezuela ve Trump doktrini

    Murat Sevinç

    ‘Barış Bildirisi’nin 10’uncu yılında hali pür melalimiz

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Birleşik Metal-İş’ten MESS’in yetersiz teklifine karşı yeni eylem kararı

    12 Ocak 2026

    KESK’ten 14 Ocak’ta iş bırakma çağrısı: “Sefalet dayatmasına karşı alanlardayız”

    12 Ocak 2026

    Tıkla Gelsin motokuryeleri Urfa’da kontak kapattı: “Aynı işi yapıp daha az kazanıyoruz”

    11 Ocak 2026
    KADIN

    Kadınlar Tandoğan’da buluştu: “Umutsuzluğa teslim olmuyoruz

    11 Ocak 2026

    Kadınlardan 10 Ocak’ta Ankara’da büyük buluşma çağrısı: “Haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz”

    7 Ocak 2026

    Kadınlar 10 Ocak’ta yan yana: “En güçlü yanıt örgütlü mücadeledir”

    5 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.