Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Merkez Yürütme Kurulu yaptığı yazılı açıklamada, Suriye’de yaşananların bir iç savaşın sonucu değil, iktidara taşınan cihatçı yapıların yürüttüğü sistematik bir soykırım saldırısı olduğunu belirterek, Alevi soykırımına karşı sessiz kalmayacaklarını duyurdu.
Çok kimlikli toplumsal yapı hedef alınıyor
SYKP, saldırıların yalnızca Alevilerle sınırlı olmadığını; Kürtler, Dürziler, İsmaililer, Asuri/Süryani/Keldani halkları, Ermeniler, Ezidiler, Hristiyanlar ve seküler Müslümanların da hedef alındığını belirtti. Açıklamada, bu saldırıların emperyalist güçlerin ve bölgesel işbirlikçilerin desteğiyle kurumsallaştırıldığı ifade edildi.
“Sessizlik suça ortaklıktır”
6–9 Mart tarihlerinde Alevilerin yoğun yaşadığı bölgelerde gerçekleşen saldırılarda binlerce insanın katledildiğine dikkat çeken SYKP, bu tablo karşısında susmanın suça ortak olmak anlamına geldiğini vurguladı. Açıklamada, Suriye’de demokrasiyi savunmanın Türkiye’de ve bölgede demokrasiyi savunmak olduğu ifade edildi.
7 Mart’ta Samandağ’a çağrı
SYKP, insanlık onurunu savunmak için tüm demokrasi, emek ve barış güçlerini, kadınları ve gençleri Suriye Halklarıyla Dayanışma Platformu, Alevi örgütleri ve emek-demokrasi güçlerinin 7 Mart’ta Samandağ’da düzenleyecekleri “Suriye’de soykırıma dur de!” mitingine destek ve katılım çağrısı yaptı. Mitingin 75. Yıl Parkı’nda saat 13.00’te yapılacağı bildirildi.
Tertip Komitesi: Suriye’de Alevi Soykırımına Dur De!
Tertip komitesinin mitinge çağrı için yayınladığı metin şöyleydi:
SURİYE’DE ALEVİ SOYKIRIMINI DURDURMAYA ÇAĞIRIYORUZ
Suriye’de Aleviler yok edilirken devletler izliyor; bir yıldır süren bu soykırımda dünya susuyor, biz susmuyoruz.
Suriye’de Alevilere ve tüm halklara yönelik sürdürülen soykırımın üzerinden bir yıl geçti.
Bir yıldır katliam var, bir yıldır suskunluk var, bir yıldır adalet yok.
Bu soykırım yalnızca cihatçı katil HTŞ canilerinin değil; Ortadoğu’da hâkimiyet kurmak isteyen devletlerin, çıkar hesaplarıyla susanların, görmezden gelenlerin de sorumluluğundadır.
Sessizlik, suçun ortağıdır.
Bugün Suriye’de yaşananlara sessiz kalanlar, bu soykırımı gerçekleştirenlerle aynı tarihsel yerde durmaktadır.
Yaşananlar artık görmezden gelinecek, üstü örtülecek ya da bireysel ihlaller başlığı altında geçiştirilecek olaylar değildir.
Bu, açık bir soykırımdır.
Soykırımı gerçekleştiren HTŞ ve uzantılarının uluslararası mahkemelerde yargılanması için başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası hukuk mekanizmalarının derhal harekete geçirilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde bu suskunluk, suça ortaklıktan başka bir anlama gelmeyecek; failler cesaretlendirilirken yeni katliamların önü açılacaktır.
Unutmuyoruz, unutturmuyoruz, kabullenmiyoruz.
Uluslararası kuruluşları, Birleşmiş Milletler’i; Suriye sahasında fiilen belirleyici olan tüm güçleri ve uluslararası insan hakları örgütlerini, Alevilere ve tüm halklara yönelik bu soykırımı durdurmak için derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.
Suriye’deki Alevi soykırımının 1. yıl dönümünde; Avrupa’dan ve Türkiye’den Alevi kurumları, siyasi partiler, emek ve demokrasi güçlerinin desteğiyle Samandağ’da bir araya geliyoruz.
Bu miting, yalnızca bir çağrı değil; vicdanı olan herkes için bir sorumluluktur.
Bu toprakların kanaat önderlerini, duyarlı insanlarını, halktan yana olan herkesi; soykırıma karşı ses olmaya, yan yana durmaya, bu karanlığa birlikte itiraz etmeye çağırıyoruz.

