İsveç merkezli dijital müzik platformu Spotify’ın Türkiye’deki editörlerinin müzik listelerini rüşvet karşılığında hazırladığı iddiaları üzerine şirket, kendi çalışanları hakkında inceleme başlattı. Söz konusu listelerde yer almak, sanatçıların telif gelirlerinden sosyal medya etkileşimlerine, konser ve reklam anlaşmalarına kadar pek çok alanda belirleyici rol oynuyor.
Grup Yorum, bu duruma tepki göstererek şu soruyu yöneltti,
“24 saat radyoda, televizyonda, dizilerde, reklamlarda; yani tekelden desteklenen ve pohpohlanan sanatçılar halk tarafından mı ilgi görüyor, yoksa başımızı çevirdiğimiz her yerde karşımıza çıktıkları için mi ‘trend’ oluyorlar?”
Sansür Mayıs ayında başlamıştı
30 Mayıs 2025 günü Grup Yorum’a ait en az 454 video, toplamda 205 milyon görüntülenmeye ulaşmış içerik “milli güvenlik ve kamu düzeni” gerekçesiyle YouTube’dan Türkiye’de erişime kapatıldı. Aynı gün Grup Yorum’un 1987’den bu yana çıkardığı 23 albüm de Spotify’dan kaldırıldı.
Ömrünü devrimci sanatçılığa adayan ve bugün kuyu tipi hapishanelerin kapatılması için süresiz açlık grevinde olan Grup Yorum üyesi Ali Aracı, sansüre karşı şunları söyledi:
“Kuyu tipinde de olsak asla kendimizi yalnız hissetmiyoruz. Spotify ve YouTube yasaklarıyla bizi halkımızın gönlünden silebileceklerini sanıyorlar. Oysa biz, halkın sanatçıları, bu kurumlarla var olmadık ki bu yasaklar bizi engellesin.”
“Sanat halkındır!”
Grup Yorum açıklamasında, “Sanatın satılıp alınmasına, gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Faşizm sesten ve ışıktan korkar. Diktatörlerin, faşizmin şarkıları olmaz. Biz Grup Yorum olarak direnişlerimizle ve üretimlerimizle bu çürümenin içinde bir yıldız gibi parlamaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.