Dış Haberler, (SH)
Şili’nin başkenti Santiago’da, Pinochet diktatörlüğü döneminde kaybolan vatandaşların akıbetini araştıran devlet personelinin işten çıkarılması tepkilere yol açtı. Kayıp yakınları ve öğrenciler, kararın geçmişle yüzleşme sürecine zarar verdiğini vurguladı.
Pinochet diktatörlüğü (1973–1990) döneminde yaklaşık 3 bin sivilin öldüğü veya kaybolduğu, on binlerce kişinin işkence gördüğü ve 200 bin kişinin sürgünde yaşadığı tahmin ediliyor. Yaklaşık 40 bin kişi siyasi nedenlerle tutuklandı ve ağır işkencelerden geçti.
Şili devleti, kayıpların akıbetini bulma sorumluluğunu ailelerin omuzlarından alıp tamamen kendi üzerine alan “Ulusal Arama Planı”nı hayata geçirdi. Şili Devlet Başkanı Gabriel Boric’in onayıyla başlatılan plan kapsamında, bugüne kadar yalnızca 307 kişinin cenazesine ulaşıldı. Kayıp yakınları, AFDD (Gözaltında Kaybolan Aileleri Derneği) öncülüğünde yıllardır sokaklarda “Neredeler?” diye soruyor ve sorumluların yargılanmasını talep ediyor.
Eylemde, işten çıkarmaların sadece kayıpların akıbetini aydınlatma çabalarına değil, aynı zamanda Pinochet dönemi suçlularının hesap vermesi sürecine de zarar verdiği vurgulandı. Katılımcılar, devletin geçmişle yüzleşme görevini aksatmaması gerektiğini belirtti.
