Sendikacı ve mübadil hareketinin öncülerinden Sefer Güvenç, akciğer ve kolon kanseri nedeniyle tedavi gördüğü İstanbul, Kartal’daki Lütfi Kırdar Hastanesi’nde 20 gün kadar yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetti.
Güvenç’in cenazesi, İstanbul’dan götürüleceği Köyceğiz, Zaferler Köyü’nde daha önce yaşamını yitiren eşinin yanına 3 Ocak’ta defnedilecek.
Sefer Güvenç kimdir?
Mübadeleyle Selanik–Langaza’dan Tekirdağ Malkara, Doluköy’e göç eden bir ailenin oğlu olarak 23 Nisan 1945’te dünyaya geldi.
1972 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden mezun oldu.
12 Mart öncesi Dr Hikmet Kıvılcımlı’nın yayınladığı Sosyalist Gazetesi çevresindendi. Bu grup içindeyken işçi/sendika örgütlenmesinde yer aldı. 1972’den sonra Tekstil Sendikası’nda örgütlenme uzmanı olarak çalıştı ve bu sendikanın sosyalistlerin yönetimine geçmesinde önemli bir rol oynadı.
1974’te kurulan Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’ne katılan Güvenç, işçi/sendika alanında çeşitli görevler aldı. Başarılı bir örgütçü ve etkili bir ajitatör olarak öne çıktı. 1978’den itibaren de DİSK’de Örgütlenme Dairesi’nde örgütlenme uzmanı olarak görev aldı. Aynı dönemde eşi Kudret Güvenç de DİSK’in Basın Dairesi’nde çalışmaktaydı.
Sefer Güvenç, 12 Eylül askeri faşist darbesi sonrasında ise sendikal faaliyetlerinden dolayı tutuklandı ve bir süre hapiste kaldı.
12 Eylül sonrasında Lozan mübadillerinin bir araya gelmesinin ve örgütlenmesinin öncülerinden oldu. 1999 yılının Kasım ayında, “Büyük Mübadil Çocukları” adlı girişimin başlatılmasında aktif rol aldı. 2001 yılında Lozan Mübadilleri Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı ve vakfın genel sekreterlik görevini üstlendi. Hayatı boyunca mübadil hafızasının korunması, aktarılması ve görünür kılınması için emek verdi.
Sefer Güvenç için ne dediler?
Mübadil Torunları ve Doluköy adına Remziye Koşar Yiğit: Sefer amca, Mübadil Torunları ismini ilk fısıldadıktan sonra kapısını çaldığımız ilk kişiydi. Sonrası mı? O kapı hep ardına kadar açıktı; bize de yol gösterdi. İlk tanıyanlar ona “bey” derdi ama aslında o, mübadil torunlarının Sefer amcasıydı. Mübadele camiasındaki yakın dostları ise ona Rumeli ağzıyla “Aga” derdi; yani bir nevi abi, yol göstericiydi. Bugün onun aramızdan ayrılışının acısını yaşıyoruz. Gözümüz yaşlı, kalbimiz buruk.
Lozan Mübadilleri Derneği: “O, sadece bir vakıf kurucusu değil; binlerce mübadilin geçmişiyle buluşmasını sağlayan, tozlu arşivlerden canlı bir bellek inşa eden eşsiz bir gönül köprüsüydü. Mübadil dünyası bugün sadece bir yöneticisini değil, en büyük hafızasını ve rehberini kaybetti.”
Siyasi Haber
