Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    DEM Parti, DBP, HDK ve SYKP’den ESP’ye dayanışma ziyareti

    12 Şubat 2026

    Minnesota’da ICE operasyonu azaltılıyor: Federal ajanlar çekilmeye başladı

    12 Şubat 2026

    ‘Uluslararası Yapay Zeka Güvenlik Raporu 2026’ risklere odaklanıyor

    12 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

      12 Şubat 2026

      Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

      11 Şubat 2026

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Kölelik Afganistan’a geri döndü

      12 Şubat 2026

      Türkiye “normali” ve Amedspor

      10 Şubat 2026

      Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

      9 Şubat 2026

      Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

      8 Şubat 2026

      Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

      4 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Selçuk Mızraklı: Cezaevlerinde ‘temassızlık OHAL’i yaşanıyor

    Selçuk Mızraklı: Cezaevlerinde ‘temassızlık OHAL’i yaşanıyor

    Siyasi Haber11 Kasım 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Artı Gerçek’ten Derya Oktan, İçerden Söyleşiler dizisinin 6’ncısını Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eşbaşkanı Dr. Adnan Selçuk Mızraklı ile gerçekleştirdi. Kayseri Bünyan Cezaevi’nde tutuklu Mızraklı, yeşile olan özlemini anlatırken, ‘Yeşermek de gülmek kadar devrimci bir eylemdir’ diyor.

     


    Görevden alınarak yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Dr. Adnan Selçuk Mızraklı, yaklaşık 15 aydır cezaevinde. Mızraklı, “İçeriden Söyleşiler” dizimiz kapsamında yaklaşık iki ay önce gönderdiğimiz sorulara mektup aracılığıyla yanıt verdi. Bir hekim olarak pandemiye dair değerlendirmelerde bulunan ve cezaevi koşullarını anlatan Mızraklı, siyasete dair sorularımızı ise başka bir mektupla yanıtlama sözü vermiş.


    Cezaevi binalarını "ruhsuz ve ışığa düşman yapılar" olarak tarif eden Mızraklı, cezaevlerindeki pandemi kısıtlamalarını ise "Temassızlık OHAL'i" olarak tanımlıyor. Mızraklı, yeşile olan özlemine ise özel vurgu yapıyor. Fırtınalarla havalandırmaya gelecek olan topraklardan karışım yapıp canlı yeşile ulaşma hedefini anlatıyor.


    Türkiye'de pandemi süreci yönetimine dair de değerlendirmelerde bulunan Mızraklı, insanların artık istatistiklerde rakam bile olamadığını söylüyor. Mızraklı, pandemi süreçlerinin kolektif duyarlılık, bilinç, emek, dayanışma ve sorumluluk paylaşımı gerektirdiğinin altını çiziyor. 


    Milletvekilliğinden istifa ederek 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı seçilen Selçuk Mızraklı, 19 Ağustos 2019 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınmış ve yerine kayyım atanmıştı. Mızraklı, 23 Ağustos 2019’dan bu yana cezaevinde. Bir itirafçının ifadeleri doğrultusunda “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan ve cezası Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanan Mızraklı’nın dosyası halen Yargıtay’da bulunuyor.


    Kayseri Bünyan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Adnan Selçuk Mızraklı’nın Artı Gerçek’in sorularına verdiği yanıtlar şöyle:


     


    “Temassızlık OHAL’i’ yaşanıyo”


    Pandemi sürecini cezaevinde nasıl geçiriyorsunuz? Cezaevinde salgına karşı yeterli önlemler

    alınıyor mu?


    Hem pandemi sürecinin olağan kısıtları hem bizim ülkemize özgü kısıtlamalar hem de cezaevlerine özgü koşullar birbirlerini katmerleyen süreçler oldu. Cezaevleri mekânsal yapı ve işleyişleri itibari ile her zaman kendi başına bir fauna olarak kabul edilebilir. (Florası olmayan mekanlar!?) İnfeksiyöz hastalıkların yayılması hele özellikle damlacık enfeksiyonu tarzında yayılanlar temas sağlandığında bulaş söz konusu olur.


    Cezaevinde kalan kişinin hastaneye sevk ve benzeri dışarı çıkışı, kurum görevlilerinin dışarıdan içeriye girmesi, dışarıdan temin edilen basın-yayın, gıda, koliler gibi portörler aracılığı ile içeri girebilir. Doğası gereği buralar en kolay izolasyonun uygulanabileceği bir yer olduğu kadar, hastalık girişi olduğu takdirde ise bir alandaki herkesin hastalanması da kaçınılmaz olacak.


    Pandemi kısıtları olarak aile, avukat, kitap, basın-yayın, ortak alanlara çıkış (spor, atölye, kütüphane) ve hastane sevkleri gibi görüş, tedarik, sosyal ve tedavi sınırlamaları devreye konulmuş durumda. Doğru ve anlamlı olan kısıtlar olduğu gibi (zaten izolasyonlu, çift camın iki yakasında telefonla) aile görüşünün iki kişi ile sınırlanması gibi pek doğru olmayan uygulamalar da var. Diğer bir yönü ise koğuşların büyük hücrelere dönüşmüş olması. Sekiz aydır 120 metrekare alanla sınırlanmış durumdayız. Pratik olarak ağırlaştırılmış mahkûmiyet koşullarını yaşıyoruz. İnsan psikolojisine aykırı bir “temassızlık OHAL’i” yaşanıyor.


     


     “Ruhsuz ve ışığa düşman yapılar”


    Biraz koşullarınızdan bahseder misiniz ve cezaevinde günleriniz nasıl geçiyor, neler yapıyorsunuz?


    Her coğrafyada, her dönemde cezaevi binaları ruhsuz ve ışığa düşman yapılar olmuş. Taştan, betondan, demirden, plastikten ve camdan ibaret. Hepsi ruhsuz, soğuk, sessiz, çirkin, donuk, karanlık. Canlı olan, can olan, arkadaşlığı yaşatan koğuşumuzdaki dört cihan parçası genç. Bazen ayaklarımın yerden kesildiğini, beni sırtladıklarını hissediyorum ve sözün gazına basıyorum. Bana yaşlı muamelesi çekmeyin, daha 29 yaşındayım, diyorum ama dinlemiyorlar… Koğuşumuzun yaşlısı olduğu gibi bebeği de var. “Şîrîn” adını verdiğimiz muhabbet kuşu. Kendisi Avustralya taraflarındanmış, anne-babası Nusaybin’e sürgün olmuş, orada doğmuş ve bize sürgün edilmiş. Dertlerimiz ortak, dilimizi ortaklaştırıp anlaşabiliyoruz. Doğası gereği hep gökyüzüne yöneliyor, tel kafes sınırlıyor ama yine de tele konan serçelerle atışıyor.


     


    “Yeşermek de gülmek kadar devrimci bir eylemdir”


    Binayı çok sağlam inşa etmişler, çatlakları bile toprağa yetişmiyor olsa gerek. Neden diyorum, giysilerin ve dışarıdan aldığımız yeşilliklerin dışında yeşil yok. Canlı olan, kökü olan yeşile ulaşmak mümkün değil. Dört gözle fırtına bekliyorum. Havalandırmaya birikecek toprakla karışım yapıp canlı yeşile ulaşacağım. “Yeşermek de gülmek kadar devrimci bir eylemdir” diyorum. Bol bol gülüyoruz. Haber saatleri zaten bol malzeme veriyor, üstüne üstlük bu gençlerin mizahi zekâları muhteşem. Haftada bir akşam okumayı, yazmayı bırakıp çocuk oyunları oynuyoruz. (Sessiz anlatı, bir kelime bir  işlem, isim şehir ülke…) Bisküvi ve içeceklerle zenginleştiriyoruz. Kısacası neşe, umut, güven, cesaret, hazırlık bizim mahallede sizlerden daha fazla gibi!! Arada bir koğuşun beyaz saçlı ihtiyarının sonu gelmeyen konferans verir gibi sıkıcı konuşmaları olmasa…


    Okumak, okudukça okumaya susamak açısından buralar epey fırsat sunuyor. Fakat yazmak biraz farklı. Zihninden akanı yazdığında beğenmeyen şair, romancı gibi bir sürü cümle dizileri oluşturuyorsunuz ama ardından suyunu çıkarıp, darasını eksilttiğinizde geride pek fazla bir şey kalmıyor. 25-30 bin sayfa okudum ama yazmaya gelince nanay… (Sadece üç deftercik.) Mektup konusunda fena değilim. Aldığınızda da gönderdiğinizde de adreslerde ve kişilerle buluşuyor, kucaklaşıyor, mest oluyorsunuz. Tek problem bazen gönderdikleriniz, bazen gönderilenler kayboluyor olabilir…


    …Derya OKATAN’ın Adnan Selçuk MIZRAKI ile söyleşisinin tamamını okumak için TIKLAYIN


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Kölelik Afganistan’a geri döndü

    12 Şubat 2026

    Türkiye “normali” ve Amedspor

    10 Şubat 2026

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    9 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

    Mahsuni Gül

    Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Alp Altınörs

    Kölelik Afganistan’a geri döndü

    Akif Kurtuluş

    Türkiye “normali” ve Amedspor

    Siyasi Haber

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    Kansu Yıldırım

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi 10. gününde: “Aynı okulda iki farklı dünya olmaz”

    11 Şubat 2026

    Divriği OYAK Maden Direnişi 78. Gününde: “Ya hepimiz ya hiçbirimiz”

    10 Şubat 2026

    Trabzon’da ŞOK depo işçilerine Kod 49 kıskacı: İş bırakmanın 5’inci gününde 30 işçi işten atıldı

    9 Şubat 2026
    KADIN

    Güney Kore’de “Konfor Kadınları”ndan ABD Ordusuna karşı yarım asırlık hesaplaşma

    10 Şubat 2026

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.