Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Polyak Maden patronuna çağrı: Haklarımızı ver, barikatı kaldır

    2 Mart 2026

    Laikliği Birlikte Savunuyoruz bildirisine imzacı isimler ifadeye çağrılıyor

    2 Mart 2026

    Meslek odalarına neler oluyor?

    2 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Meslek odalarına neler oluyor?

      2 Mart 2026

      Halkın Hafızası, Toprağın Sesi; Yaşar Kemal

      1 Mart 2026

      Yoksulluğun normalleşmesi ve gündelik hayatın sessiz eğitimi

      27 Şubat 2026

      Zil sesi ilahi olan bir ülkede çocuk olmak

      26 Şubat 2026

      Bir karikatürün içinden baktım ülkeye

      23 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      İran’la savaşın sınırları

      1 Mart 2026

      Laiklik tamamlanmış bir hikaye mi? Bu ülke hiç gerçekten laik oldu mu?

      27 Şubat 2026

      Kemal Türkler 100 yaşında!

      23 Şubat 2026

      Cemil’in manifestosu

      16 Şubat 2026

      Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

      15 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

    Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

    Vahap Aydoğan: “Bir insanın biyografisi yaşadıklarından çok, sustuklarında saklıdır” -Sanatçı Vahap Aydoğan, sürreal biyografi çalışmalarıyla göçü, savaşı, adaleti ve özgürlük arayışını insan yüzlerinde yeniden kuruyor. Ezîdî halkının yıkılmış hafızasından Mahsa Amini’nin susmayan adımlarına, Filistin’de açlıkla büyüyen çocuklara uzanan bu görsel dil, biyografiyi yazılan bir metin olmaktan çıkarıp yeniden yaşanan bir iç yolculuğa dönüştürüyor.
    Mehmet Murat Yıldırım12 Ocak 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Özel Haber: Mehmet Murat YILDIRIM

    Dünya bugün, birbirine değen acıların oluşturduğu büyük bir yaralar atlası gibi. Göç yollarında dağılan hayatlar, sokaklarda bastırılan çığlıklar, adaletin gölgede kaldığı ülkeler… İnsanlık kendi hikâyesini duymakta zorlanırken, sanat bazen kelimelerin yapamadığını yapıyor.

    Vahap Aydoğan’ın sanatı tam da bu eşikte duruyor. O, bir insanın biyografisinin yalnızca yaşanmış olaylardan değil, o olayların ruhta bıraktığı görünmez titreşimlerden oluştuğunu söylüyor. Aydoğan’la yaptığımız söyleşide, sürreal biyografi kavramının nasıl doğduğunu, neden yüzleri birer “içsel harita” gibi ele aldığını ve çağın yaralarını neden portrelere taşıdığını konuştuk.

    – Biyografi denince çoğu insan kronolojik bir hayat hikâyesi düşünür. Siz ise bunu bambaşka bir yerden ele alıyorsunuz. Nedir sizin için biyografi?

    Vahap Aydoğan’a göre biyografi, anlatılan bir hikâye değil; duyulan bir iç sestir. “Bir insanın yaşamı, başına gelenlerden ibaret değildir,” diyor. “Asıl biyografi, o yaşananların ardından geride kalan sessizlikte saklıdır.”

    Bu yüzden Aydoğan’ın portrelerinde yüzler yalnızca yüz değildir. Her biri, suskunlukların, yarım kalmış cümlelerin, bastırılmış korkuların ve direnç anlarının bir toplamı gibi durur. Bir bakış, bir kırışıklık ya da bir gölge, bir hayatın taşıdığı bütün yükü anlatabilir.

    – Çalışma süreciniz klasik portre anlayışından oldukça farklı. Nasıl ilerliyor bu süreç?

    Aydoğan önce dinliyor. Uzun uzun. “Birini resmetmeden önce onu duymam gerekir,” diyor. Nefesine, kelimeler arasındaki boşluklara, konuşurken gözlerinde beliren tereddütlere… Ardından soru-cevap yöntemiyle derine iniyor. Çünkü ona göre biyografi, anlatıldığında değil; sorulduğunda açığa çıkıyor.

    Verilen her cevap, tuvalde bir çizgiye değil; bir lekeye, bir kırılmaya, bazen bir taşın ağırlığına, bazen bir rüyanın tortusuna dönüşüyor. Böylece ortaya çıkan şey bir portre değil; kişinin kendi bilinçaltıyla yeniden karşılaşması oluyor.

    – Eserlerinizde rüya ile gerçek sürekli iç içe. Bu bilinçli bir tercih mi?

    Aydoğan’ın sürreal biyografileri tam da bu yüzden rüya ile gerçek arasında asılı kalıyor. Zamanın doğrusal akışı bozuluyor; bedenler, yüzler ve mekânlar birbirinin içine geçiyor. Çünkü ona göre hakikat düz bir çizgi değil. “Hakikat parçalıdır, kıvrımlıdır,” diyor. “Ve ancak sürreal bir dille kendini açar.”

    Bu yaklaşım, sanatçının işlerini çağın tanıklığına dönüştürüyor. Ezîdî halkının kaybolmuş evleri, Mahsa Amini’nin özgürlük fısıltısı, Filistin sokaklarında açlıkla büyüyen çocuklar… Tüm bu sahneler Aydoğan’ın tablolarında doğrudan temsil edilmez; metafora, içsel bir haritaya dönüşür.

    – Bu kadar ağır toplumsal hafızayı yüzlere taşımak sizin için ne ifade ediyor?

    “İnsan yüzü, dünyanın bütün yaralarını kendi içinde taşır,” diyor Aydoğan. Göçün görünmez ağırlığı, adaletin kırılgan sessizliği, özgürlüğün bitmeyen arayışı ve savaşın hafızada bıraktığı boşluk… Bunlar onun çizgilerinde yalnızca gösterilmez; insan ruhunda bıraktığı yankıyla yeniden doğar.

    Bu yüzden Aydoğan’ın eserleri bir yaşamın ikinci doğumu gibidir. Biyografi burada yazılmaz; yeniden yaşanır. Ve belki de insan, kendine ancak sürreal bir aynadan baktığında hakikate biraz daha yaklaşabilir.

    Vahap Aydoğan’ın görsel dili bugün yalnızca geçmişe değil, yaşanan katliamlara da bakmayı zorunlu kılıyor.
    Geçtiğimiz günlerde HTŞ’nin Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıları bir “çatışma” ya da sıradan bir askeri hamle değil; sivillerin doğrudan hedef alındığı bir katliam olarak hafızaya kazındı. Evlerin, sokakların, gündelik hayatın ortasında gerçekleşen bu saldırılar, yalnızca canları değil, bir halkın yerleşik hafızasını da parçaladı. Hayatta kalanlar, Halep’ten Kuzey ve Doğu Suriye’ye doğru bir kez daha göç yollarına düştü; ardında yarım bırakılmış evler, isimleri duvarlarda kalan ölüler ve konuşulamayan bir korku bırakarak. Aydoğan’ın portrelerinde sıkça görülen o donmuş bakışlar, tam da bu anlara açılıyor: şiddetin ortasında kalmış, kaçmak zorunda bırakılmış, ama hâlâ tanıklık eden yüzlere. Onun çizgileri burada estetik bir mesafe kurmaz; aksine katliamın insanda bıraktığı o derin kırılmayı görünür kılar. Resimler bağırmaz, slogan atmaz; fakat susarak anlatır. Ve bazen bu suskunluk, en yüksek çığlıktan daha ağırdır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

    25 Şubat 2026

    Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

    19 Şubat 2026

    Maden işkolunda bir kadın sendikacı

    15 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    Meslek odalarına neler oluyor?

    Elif Gamze Bozo

    Halkın Hafızası, Toprağın Sesi; Yaşar Kemal

    Ertan Eroğlu

    Yoksulluğun normalleşmesi ve gündelik hayatın sessiz eğitimi

    Mehmet Murat Yıldırım

    Zil sesi ilahi olan bir ülkede çocuk olmak

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Evren Balta

    İran’la savaşın sınırları

    Adil Okay

    Laiklik tamamlanmış bir hikaye mi? Bu ülke hiç gerçekten laik oldu mu?

    Aziz Çelik

    Kemal Türkler 100 yaşında!

    Mehmet Horuş

    Cemil’in manifestosu

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Polyak Maden patronuna çağrı: Haklarımızı ver, barikatı kaldır

    2 Mart 2026

    İstanbul Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin mücadelesine uluslararası destek

    27 Şubat 2026

    Almanya’da ulaşım grevi: Belediyelere bağlı hatlar durdu

    27 Şubat 2026
    KADIN

    Barışa İhtiyacım Var: Kadınlar konuştu Rapor sustu

    27 Şubat 2026

    DEM Parti’nin kadın cinayetleri önergesi Meclis’te reddedildi

    25 Şubat 2026

    DEM Parti’den kadın cinayetleri için genel görüşme talebi: “Kadınların yaşam hakkı sistematik olarak korunmuyor”

    25 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.