Eski Pentagon yetkilisi ve neo-con yazar Michael Rubin, Tayyip Erdoğan’ın, Reza Zarrab’ın konuşup kendisiyle ilişkilerinden bahsetmesinden korktuğunu söyledi.
Eski Pentagon yetkilisi ve neo-con yazar Michael Rubin, Tayyip Erdoğan’ın, Reza Zarrab’ın konuşup kendisiyle ilişkilerinden bahsetmesinden korktuğunu söyledi ve “Erdoğan’ın ailesinin bir daha ABD’yi ziyaret etmesi akıllıca olmaz” ifadesini kullandı.
Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) İngilizce servisine konuşan Rubin, Reza Zarrab’ın dosyasına Erdoğan’ın eski bakanlarından Zafer Çağlayan’ın da dahil edilmesi ve Çağlayan hakkında kısa süre sonra yakalama kararı çıkarılmasının, Zarrab’ın davasına ve Ankara-Washington ilişkilerine nasıl yansıyacağını şöyle açıkladı:
“Öncelikle, bu Zarrab’ın savcılarla konuşup onlara delil sunduğunu işaret ediyor olabilir. Erdoğan’ın en çok korktuğu bu, çünkü Zarrab konuşursa Erdoğan’ın ilişkilerinden de bahsetmesi muhtemel. Ve yasal sürecin şöyle bir detayı var, bunlar kamuya açık hale gelecek. Erdoğan kendisine karşı bir komplo kurulduğundan şikayet edebilir, fakat deliller ortada ve artık -en azından çekirdek tabanı hariç- kimse ona inanmıyor. Çağlayan hakkında çıkarılan yakalama kararı mutlaka Washington-Ankara ilişkilerini zedeleyecek, ancak ABD yargısı bağımsızdır ve her halükarda ABD yetkilileri zaten Erdoğan’ın ne düşündüğünü umursamaz.”
“Ailesi ABD’yi ziyaret etmemeli”
ABD yargısının geri adım atmayacağını düşünen ve “Erdoğan ailesinin bir daha ABD’yi ziyaret etmesi akıllıca olmaz” diyen Rubin şunları söyledi:
“Çünkü Türkiye’de yolsuzluk ve şaibeli ilişkiler Zarrab ve Çağlayan’la sınırlı değil. Nihayetinde oklar Erdoğan’ı gösterecek. Bu bir yana, devlet başkanı olarak, ABD’nin bu bilgiyi ortaya çıkarmak dışında yapabileceği çok bir şey yok. Bununla birlikte, ailesinin bir daha ABD’yi ziyaret etmesi akıllıca olmaz.
Fakat Çağlayan ABD’de değil, Erdoğan da onu iade etmeyecek. Dava ilerlemeyebilir, fakat ortadan kaybolmayacaktır.”
“Erdoğan kötü kararlarının sonuçlarıyla karşılaşıyor”
Erdoğan’ın Eylül ayı ortasında ABD’yi ziyaret edeceğinin hatırlatılması ve “Bu, ABD yönetimiyle görüşülerek pazarlıkla halledilebilecek bir konu mu” sorusu üzerine Rubin, “Yargı bağımsızlığı şu demektir: Erdoğan’ın bunu talep edecek kadar aptal olması durumunda bile, ne Trump’ın ne Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın bu talebi gerçekleştirecek gücü yok. Ve açıkçası herkes Erdoğan’ın korumalarının bu sefer kime saldırmaya çalışacağını izliyor olacak” şeklinde konuştu.
“Erdoğan kötü kararlarının sonuçlarıyla karşılaşıyor” diyen Rubin, yardımcılarının ABD menşeili bankaları kullanarak ABD’de yasa dışı olan etkinliklere giriştiğine dikkat çekti ve “Türkiye Erdoğan’ın kurbanıdır, ABD’nin değil” ifadesini kullandı.
“Erdoğan’ın ne dediği çok az ülkenin umurunda”
Zafer Çağlayan ve şüphelilerin sadece ABD değil, başka ülkeler tarafından da suçlu muamelesi görebileceğini söyleyen Rubin, “Bu şüphelilerin herhangi birinin yakın zamanda Almanya’yı ziyaret etmek isteyeceklerini sanmıyorum örneğin. Erdoğan kendini yeni sultan olarak görüyor olabilir, fakat çoğu ülke onu dünyanın en büyük ahmağı olarak görüyor. Basitçe söylersek, tehditleri geri tepti ve artık ne dediği çok az ülkenin umurunda” diye konuştu.
“Zarrab konuşmuş”
Michael Rubin, Zarrab’ın ABD kurumlarıyla işbirliği yapmış olabileceğine değinerek, “Zarrab konuşmuş gibi gözüküyor. Kendisi çok fazla şey bilen bir adam. Ve ABD’ye gelmesinin tek sebebi, Türkiye veya İran’da kalsa öldürülmesinin olası olduğunu bilmesi. ABD’de hapse girebilir, ama güvende olacaktır. Ve, Çağlayan ve Erdoğan gibi isimlere karşı bilgi verirse, bir gün özgürlüğüne kavuşabilir” ifadelerini kullandı.