İkinci Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’nda konuşan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, “İslam coğrafyasının medyası olarak bizlere çok hayati görevler düşmektedir. . İslam ile alakalı yanlış algıların önüne geçebilecek bir medya düzeninin oluşturulması şarttır.” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, RTÜK, Ankara Bilim Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği İkinci Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu, ATO Congresium’da yapıldı.
Forumun açılış konuşmasını yapan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, medyanın görevinin İslam ile alakalı yanlış algıların önüne geçebilecek olduğunu söyledi.
Şahin konuşmasında şunları söyledi:
“İslam düşmanlığı dünyada, özellikle de Batıda, adeta kanser hücreleri gibi yayılıyor. Bu nedenle de İslamofobi ile mücadele kaçınılmaz bir hal alıyor… İslamofobi, dünyada yer etmiş bir hastalık olarak da adlandırılabilir. İslam karşıtlığı özellikle de 11 Eylül saldırılarının ardından üst noktaya ulaşmıştır. İkiz Kuleler’e yapılan saldırıdan sonra Amerika’nın başlattığı Müslümanları ötekileştirme stratejisi, pek çok toplumun kültürel yapısında zaten var olan İslam düşmanlığını tetikledi.
“İslam coğrafyasının medyası olarak bizlere çok hayati görevler düşmektedir”
Batı medyasında ve özellikle Avrupa’da, İslam’a ve Müslümanlara yönelik olumsuz algı ve davranışların oluşturulmasında ve yaygınlaştırılmasında en büyük rolü medya üstlenmektedir. Bugün İslam düşmanı çevreler, dijital alanı da aktif bir şekilde kullanmaktadır. Böylece nefret, ırkçılık ve İslam düşmanlığını gündemde tutmanın yeni yeni yollarının bulunduğunu görmekteyiz. İslam düşmanı zihinler; gazeteler, dergiler gibi geleneksel kitle iletişim araçlarının yanında dijital gelişmeyi de adeta bir silah gibi kullanabilmektedir. Bu noktada, Batı medyası karşısında; İslam coğrafyasının medyası olarak bizlere çok hayati görevler düşmektedir. İslam ile alakalı yanlış algıların önüne geçebilecek bir medya düzeninin oluşturulması şarttır.”
(ANKA)