“Rojava’yı birlikte yaşatalım; Bijî Rojava!” başlığıyla imzaya açılan metinde, Suriye Ulusal Ordusu bünyesinde yer alan ve çoğunluğunu IŞİD ve benzeri cihatçı çetelerin oluşturduğu silahlı yapıların, 6 Ocak’tan bu yana Rojava’yı hedef alan kapsamlı ve sistematik saldırılar yürüttüğü vurgulandı.
Halep’ten Rojava’ya uzanan saldırı hattı
İmza metninde, Al Şara’ya bağlı Suriye Ulusal Ordusu güçlerinin daha önce yapılan tüm anlaşmaları yok sayarak, Rojava Özerk Yönetimi’nin diyalog ve çözüm yönündeki tutumunu reddettiği ve Halep’ten başlayarak Rojava Özerk Bölgesi’ni hedef alan insanlık dışı bir saldırı süreci başlattığı belirtildi. Bu saldırılar sonucunda çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiği, binlerce insanın yerinden edildiği ifade edildi.
Kadınlara yönelik savaş suçları ve işkence
Metinde özellikle kadınlara yönelik saldırıların altı çizildi. Kürt kadınlarının esir alındığı, köleleştirilmek istendiği; Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı savaşçıların ağır işkencelere maruz bırakılarak, açık biçimde savaş suçu kapsamına giren yöntemlerle katledildiği vurgulandı. Bu saldırıların yalnızca askeri hedeflere yönelmediği, Rojava’da inşa edilmeye çalışılan toplumsal sisteme, halkların ortak yaşamına ve kadın özgürlüğüne yönelik ideolojik bir yok etme girişimi olduğu belirtildi.
Hedefte sadece Kürtler değil, tüm halklar var
Avrupa’dan imzacı kurumlar, cihatçı yapıların saldırılarının yalnızca Kürtlere yönelmediğine dikkat çekti. Suriye’deki Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar ve seküler Müslümanların da yıllardır bu çetelerin katliamlarının hedefi olduğu hatırlatıldı. İnançları, kimlikleri ve yaşam tarzları nedeniyle “makbul” sayılmayan tüm halkların hedef alındığı ve bu saldırıların Suriye’yi karanlık bir barbarlığa sürüklediği ifade edildi.
IŞİD’e karşı tarihsel direniş hedef alınıyor
Metinde, Rojava halklarının ve özellikle Kürt kadınlarının IŞİD barbarlığına karşı yürüttüğü tarihsel direnişin bugün hedef alındığına vurgu yapıldı. IŞİD’e karşı direnişin simgesi haline gelen Özgür Kadın Heykeli’nin yıkılmasının, bu saldırıların sembolik boyutunu gözler önüne serdiği belirtildi. Ayrıca cihatçı çetelerin, SDG denetimindeki IŞİD hapishanelerini ele geçirerek binlerce IŞİD’liyi serbest bıraktığı; böylece yalnızca Rojava’yı değil, tüm dünyayı tehdit eden bir süreci tetiklediği ifade edildi.
El-Hol Kampı üzerinden yaratılmak istenen kaos
İmza metninde, yaklaşık 50 bin IŞİD’li ve ailelerinin tutulduğu El-Hol Kampı’nın hedef alınmasının, bölgeyi tam bir kaosa sürükleme amacı taşıdığına dikkat çekildi. Bu girişimin, uluslararası güvenlik açısından son derece ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.
Saldırıların arkasındaki uluslararası ittifak
Avrupa’dan imzacı kurumlar, Rojava’ya yönelik saldırıların arkasında ABD, İngiltere ve AB emperyalizmi, İsrail Siyonizmi ve Türkiye sömürgeciliğinin yer aldığı gerici bir ittifakın bulunduğunu ifade etti. Bu güçlerin, bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etmeye çalıştığı; Rojava’da halkların eşitliği, kadın özgürlüğü ve demokratik yaşam temelinde filizlenen barış umudunu boğmak istediği vurgulandı.
Rojava’nın savunulması dünya halkları için kazanım
Metinde, Rojava’nın yaşamasının yalnızca Rojava halkları için değil, Ortadoğu ve dünya halklarının barış, özgürlük ve birlikte yaşam mücadelesi açısından tarihsel bir kazanım olacağı ifade edildi. Bu nedenle tüm ilerici, demokratik ve özgürlükçü güçler, barıştan ve halkların kardeşliğinden yana olan herkes Rojava’ya sahip çıkmaya ve uluslararası dayanışmayı büyütmeye çağrıldı.
“Rojava’yı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz”
Metnin sonunda, imzacı 74 kurum adına yapılan ortak açıklamada, demokratik bir Suriye kuruluncaya kadar Rojava’nın savunulacağının altı çizildi. Açıklamada, “Suriye halklarının yanında olmaktan asla vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz” denilerek, Avrupa’dan yükselen dayanışma çağrısının süreceği vurgulandı.
Çağrı Metnin tamamı ve imzacı kurumlar şöyle:
ROJAVA’YI BİRLİKTE YAŞATALIM; BIJÎ ROJAVA!

6 Ocak’tan bu yana, çoğunluğunu IŞİD ve benzeri cihatçı çetelerin oluşturduğu, Al Şara’ya bağlı Suriye Ulusal Ordusu; daha önce yapılan tüm anlaşmaları yok sayarak ve Rojava Özerk Yönetimi’nin sorunları diyalogla çözme yönündeki tutumuna sırtını dönerek, Halep’ten başlayıp Rojava Özerk Bölgesi’ni hedef alan kapsamlı, sistematik ve insanlık dışı bir saldırı başlatmıştır.
Bu saldırılar sonucunda çok sayıda sivil yaşamını yitirmiş, binlerce insan yerinden edilmiştir. Kürt kadınları esir alınarak köleleştirilmek istenmiş; Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı savaşçılar ağır işkencelere maruz bırakılarak, açıkça savaş suçu kapsamına giren yöntemlerle katledilmiştir. Bu saldırılar, yalnızca askeri değil, aynı zamanda Rojava’da yeşermekte olan sisteme, halklara ve kadınlara yönelik ideolojik bir yok etme girişimidir.
Bu cihatçı çeteler yalnızca Kürtlere değil; Suriye’deki Alevilere, Dürzilere, Hristiyanlara ve seküler Müslümanlara karşı da yıllardır sayısız katliam gerçekleştirmiştir. İnançları, kimlikleri ve yaşam tarzları nedeniyle “makbul” saymadıkları tüm halkları hedef alan bu cihatçı yapı, Suriye’yi karanlık bir barbarlığa sürüklemektedir.
Oysa başta Kürt kadınları olmak üzere Rojava halkları, IŞİD barbarlığına karşı yalnızca kendi varlıklarını değil, tüm dünya insanlığının onurunu savunan tarihsel bir direniş sergilemiş ve bölgede IŞİD’i yenilgiye uğratmıştır. Bugün Kürt kadınlarının IŞİD’e karşı direnişini simgeleyen Özgür Kadın Heykeli’ni yıkan bu cihatçı çeteler, aynı zamanda SDG denetimindeki IŞİD hapishanelerini ele geçirerek binlerce katili serbest bırakmış, böylece Rojava’yı olduğu kadar tüm dünyayı da büyük bir tehdit altına sokmuştur. Şimdi ise aileleriyle birlikte yaklaşık 50 bin IŞİD’linin tutulduğu El-Hol Kampı’nı ele geçirmeye çalışarak bölgeyi tam bir kaosa sürüklemeyi hedeflemektedirler.
Bu saldırıların arkasında; ABD, İngiltere ve AB emperyalizmi, İsrail Siyonizmi ve Türkiye sömürgeciliğinin yer aldığı gerici bir ittifak bulunmaktadır. Bu güçler, bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etmek, Rojava’da halkların eşitliği, kadın özgürlüğü ve demokratik yaşam temelinde filizlenen barış umudunu boğmaya çalışmaktadırlar. Oysa Rojava’nın yaşaması yalnızca Rojava halkları için değil; Ortadoğu’nun ve tüm dünya halklarının barış, özgürlük ve birlikte yaşam mücadelesi açısından tarihsel bir kazanım olacaktır.
Bu nedenle tüm ilerici, demokratik, özgürlükçü güçleri; barıştan, eşitlikten ve halkların kardeşliğinden yana olan herkesi Rojava’ya sahip çıkmaya, uluslararası dayanışmayı büyütmeye ve bu kirli saldırganlığa karşı ses yükseltmeye çağırıyoruz.
Bizler, bu metni imzalayan kurumlar olarak; demokratik bir Suriye kuruluncaya kadar Rojava’yı savunacağımızı, Suriye halklarının yanında olmaktan asla vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.
İmza veren Kurumlar:
- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)
- Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF)
- Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK)
- Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH)
- Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E)
- Avrupa Devrimci Demokratik Komün İnisiyatifi (ADDKİ)
- Avrupa Devrimci Komün Meclisleri (ADKM)
- Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-KON)
- Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB)
- Avrupa Karakoçan Dep Dayanışma Platformu (AVKARDEP)
- Avrupa Koçgiri Kültür Merkezi
- Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJKE)
- Avrupa Mücadele Birliği Platformu
- Avrupa Özgürlük ve Barış Forumu (EFFP)
- Avrupa Sosyalist Kadınlar Birliği
- Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM)
- Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK)
- Alternatif Karadeniz İnisiyatifi
- Bad Homburg Alevi Kültür Merkezi
- BastA! Basels starke Alternative
- Bern Alevi Dergahı
- Bielefeld ve Çevresi Dersimle Dayanışma Derneği
- Cenevre Alevi Derneği (AAG)
- Cênî – kurdisches Frauenbüro für Frieden e.V / Berlin
- Cıvrak Avrupa e.V
- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA)
- Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF)
- Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği
- Dersim İnşa Kongresi (DİK)
- Doğu İsviçre Doğu İsviçre Halkevi Kültür ve Dayanışma Derneği
- Enternasyonal Birlik
- Enternasyonal Kültür ve Dayanışma Derneği -Almanya
- Ezidi Koordinasyonu
- Förderverein für Freiheitliche Presse-Deutschland
- Gustavsburg Alevi Kültür Merkezi
- Hamburg Barış İnisiyatifi/ Insiyatîfa Aştiyê ya Hamburgê
- Hochtauns Alevi Kültür Merkezi
- Internationale Kultur-und Solidaritätsverein (IKS)Regensburg
- İç Anadolu Kürtleri Platformu (PKAN)
- İsviçre Tilkiler Sosyal ve Dayanışma Derneği
- İsviçre İşçi Partisi (PdAS)
- İnsan Hakları ve Dayanışma Derneği – İsviçre
- Kadın Gözüyle
- Kızılırmak kültür derneği
- Kiğı Almanya İnisiyatifi
- Kürdistan Göçmenler Derneği (KURDKOM) – İsviçre
- Kürmeş Derneği
- KUTÜSCH – İsviçre
- Mainz Pazarcıklılar derneği
- Mainz ve Çevresi Dersim Kültür Derneği
- Maraş Dernekleri Federasyonu (MARDEF)
- Marksist-Leninist Parti Almanya
- Mezopotamya Halk Kongresi,
- Mezopotamya Özgürlük Partisi (MÖP)
- Nor Zartonk – Avrupa
- PangeaKolektif Göçmen Öz Örgütlenmesi – İsviçre
- Partiya Komunîst a Kurdistan-Avrupa (KKP-Avrupa)
- People’s Bridge
- Pir Sultan Abdal Cemevi-Alzey
- Pride Rebellion
- Pontos Gerçeği
- Qad-Verein für Friedensforschung e.V.
- Socialist Youth Movement (SYM)
- Soli-Dem
- Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP Avrupa)
- Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP Avrupa)
- Tutsakların Sesi Platformu (TSP)
- Uluslararası Kürecik Meclisi
- Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Komitesi (UPOTUDAK )
- United Front
- Varto Der Reihn-Main e.V
- Wenge Dersim-Hanover
- Xeta Sor
- Yaşanacak Dünya
- Yeni Demokratik Gençlik (YDG)
- Yeni Kadın
- Yeşil Sol Parti – Avrupa
- Young Struggle
- ZORA
