Dış Haberler, (SH)
Hükümete dört başlıkta tavsiye
21 Ocak 2026’da Isabel Mendes Lopes, Filipa Pinto, Jorge Pinto, Patrícia Gonçalves, Paulo Muacho ve Rui Tavares’in imzasıyla sunulan tasarı, genel kurulda karşı oy almadan kabul edildi. PSD ve CDS çekimser kalırken, aşırı sağ dahil diğer partiler tasarı lehine oy kullandı.
Meclis, Anayasa’nın 166’ncı maddesi uyarınca hükümete şu tavsiyelerde bulundu:
- AB ve BM ile koordinasyon içinde Kuzey Suriye ve Kürt bölgelerindeki insani durumun izlenmesi,
- Kürt halkının desteklenmesi ve korunması için diplomatik ve insani mekanizmaların devreye sokulması,
- Etkili bir ateşkes için çaba gösterilmesi,
- BM veya AB himayesinde uluslararası gözlemcilerden oluşacak bir heyetin kurulmasının teşvik edilmesi ve insan hakları ihlallerinin belgelenmesi.
“Avrupa Kürtlere minnettar olmalı”
Dışişleri ve Portekiz Toplulukları Komitesi’nde 10 Şubat’ta tasarıyı sunan Rui Tavares, Kürtlerin DAİŞ’e karşı mücadelede oynadığı role dikkat çekti. Hesekê’deki çatışmalara ve El-Hol kampına değinen Tavares, Avrupa’nın saldırıları engelledikleri için Kürtlere minnettar olması gerektiğini söyledi.
Tavares, Suriye’deki yeni siyasi sürecin Kürtlerin fiili özerkliğine yönelik riskler barındırdığına işaret ederek, hükümetin AB ve BM ile birlikte insani durumu yakından izlemesi gerektiğini vurguladı.
Geniş siyasi destek
PSD’li Paulo Neves, insan haklarının Portekiz dış politikasında “müzakere edilemez” bir ilke olduğunu ifade etti. Chega ve Liberal Girişim (IL) temsilcileri de tasarıya destek verdi. Sosyalist Parti (PS) ise bazı ifadelerde çekince belirtse de girişimin temel ilkelerini desteklediğini açıkladı.
Komisyon Başkanı José Cesário tarafından genel kurula gönderilen nihai metin, alternatif önerilerle birlikte milletvekillerinin uzlaşısıyla şekillendi.
Rojava için uluslararası gözlem talebi
Kabul edilen karar, özellikle Rojava’daki insan hakları ihlallerinin bağımsız gözlem mekanizmalarıyla izlenmesini ve sivillerin, kadınlar, çocuklar ve yerinden edilmişler dahil-korunmasını öne çıkarıyor.
Portekiz Parlamentosu’nun bu kararı, Avrupa düzeyinde Kürt halkına yönelik diplomatik ve insani desteğin artırılması yönünde atılmış yeni bir adım olarak değerlendiriliyor.
