Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Ağrı’da Newroz tutuklamaları

    9 Nisan 2026

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026

    Ayşe Barım davasının gerekçeli kararı: “Sanatçılar üzerinden etkili oldu”

    9 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

      7 Nisan 2026

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026

      İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

      30 Mart 2026

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan etkin muhalefet çağrısı

    Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan etkin muhalefet çağrısı

    Siyasi Haber11 Haziran 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu “KHK rejimini yeni anayasa diye sunmaya çalışacaklar. Baskıcılıktan başkasını bilmeyenin başka şansı yok ama muhalefet anayasanın uygulanmadığına vurgu yapmalı.” dedi

    Sosyal medyadan barış çağrısı yaptığı için “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlanarak 2 yıl 6 hapis cezası alan ve Yargıtay’ın kararı onamasının ardından milletvekilliği düşürülen HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu iki aydır tutuklu bulunuyor.  

     

    Sincan’da, kendini cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin “canlı tanığı” olarak bulan Gergerlioğlu; neler yaşadığına, siyaset-mafya ilişkisiyle tırmanan siyasi ve toplumsal gerilime ilişkin DW Türkçe’ye konuştu.

     

    DW Türkçe’den Hilal Köylü’nün haberine göre Gergerlioğlu’yla yapılan röportaj şu şekilde:

     

    DW Türkçe: İki aydır tutuklusunuz. Günleriniz nasıl geçiyor? Sizin serbestken gündeme getirdiğiniz, cezaevinde de aynı şekilde karşılaştığınız sorunlar var mı?

     

    Gergerlioğlu: İnanılmaz bir hukuksuzlukla cezaevine atıldım. Kahredip dövünmek yerine buradaki hayatımı en verimli şekilde geçirmeye çalışıyorum. F tipleri tecrit yeri. Salgınla da tam tecride dönüşmüş burası da. Disiplinli bir hayat yaşıyorum. Fazla uyumuyorum. Yemem, içmem, sporum, okumam, yazmam hep düzenli. Mücadeleden geliyorum ve mücadele içindeyim. Mücadele etmezse ölecek insanlardanım. Makaleler yazıyorum, sosyal medyaya mesajlarımı iletiyorum. Şiirler yazıyorum, günlük tutuyorum. Hücreler sağlıksız yerler ama güneşli avlu imkanlarından yararlanmaya çalışıyorum.

     

    İhlallerle karşılaşıyorum. İçerisi rutubetli olduğu için bere talep etmiştim evimden. “Kar maskesi yapılır” diye verilmedi. Biz buradan kaçacak değiliz, onurumuzla, hakkımızla çıkacağız. Bunu hakaret kabul ederim. Hakkımda medyada çıkan yazıların çıktılarını bana vermiyorlar, “telif hakkı çiğnenir” deniyor. 

     

    Halbuki onu internete koyan, çıktısının alınacağını bilir, sanki burada çoğaltıp, parayla satacağım. Mantıksızlığa bakın. İki ayda 12 kitaptan başka dışarıdan kitap alamıyorsunuz, kitabınız emanette bekliyor. Hapishanede kitap okumaktan başka ne yapılır ki, anlamsız bir yasak daha. Çok can sıkıcı bir yasak bu. Bana bir sevenimin gönderdiği mektup zarfındaki küçük bir deniz kabuğu bile verilmedi. 

    “Dalgaların sesini dinlersin” diye yollanan deniz kabuğu “Mevzuata aykırı diye” verilmedi. Kapalı görüşleri kafalarına göre azaltıyorlar, bir buçuk yıldır salgın bahanesiyle cezaevlerinde açık görüş zaten yok. 

     

    İnsan hakkı ihlaline maruz kalan mağdurlar ve yakınlarıyla temasınızı devam ettirebiliyor musunuz?

     

    Hak ihlaline uğrayan her kesimden insan bana başvururdu ve ayrımsız, gönüldün ilgilenirdim. İnsana değer veririm. Şimdi de o mağdurlar mektuplarıyla bana vefa borcunu ödüyorlar. Yaptığım hiçbir şeyi borç ödensin diye yapmadım, yapmam ama her kesimden mağdurun beni unutmaması, dertleşmesi beni memnun ediyor. Bu, benim için bir madalya. Halkın tüm dertlerini burada kendime sorun ediniyorum. Çözümleri için zihnimi, beynimi zorluyorum. Zindanda da olsam, vekilliğim devam eder. 

     

    Hiçbir gasp, halkın verdiği vekilliği alamaz. Vekillik koltuklarda değil kalplerde, gönüllerdedir.

     

    “Muhalefetin yapmadığını, bir mafya lideri yapıyor”

     

    Gündemi nasıl takip ediyorsunuz? Sedat Peker’in yayınladığı videolar gündemde. Mafya-siyaset ilişkisi Türkiye’yi nereye götürecek?

     

    Gündemi sınırlı imkanlarla takip edebiliyorum. Televizyon ve iki gazete aboneliğim var. Gündem; yönetim çürümesini gösteriyor. Miadı dolmuş bir iktidar, yıllardır sağladığı imkanlarla çürümesini gizliyor, sonunu geciktirmeye çalışıyor. Üzücü olan bir başka şey; muhalefetin yapamadığını bir mafya liderinin yapabilmesi. Bu, aslında toplumsal bir çürümeyi de gösteriyor. Bir mafya liderinin büyük ilgi gördüğü yerde büyük bir değer erozyonu, halka temas edememe, güven verememe sorunu olduğunu da görmeliyiz.

     

    İktidar; 128 milyar, Ruhsar Pekcan, Covid-19 beceriksizliği, ekonomik çöküş nedeniyle üst üste çok bocalama ve gaflar yapıyor. İktidar çürümesi yeni skandallarla artık hep ortaya çıkacak. Ama yeterince oy oranı düşmüyor, bu muhalefetin de yeterli güveni sağlayamadığı anlamına geliyor.

     

    İktidarın çöküşünü beklemekten önemli olan; halka gereken güveni verebilmektir. Somut çözüm önerileri sunmalı muhalefet.

     

    “Etkin muhalefet üretelim, vitrine oynamayalım”

     

    Muhalefet; iktidar karşısında şansını artırabilir mi?

     

    İktidar sürpriz hamlelerine, beka siyasetine güveniyor, başarabilir de. Muhalefetin bunu çok iyi görmesi lazım. Bence halka temas edilmeli, sloganik laflarla bir yere gidilmiyor. Halk yolsuzluğa bakıp, siyasi fikrini çok değiştirmiyor, daha çok hayatında belli bir standardın sağlanmasına bakıyor. Diğer türlü 17-25 Aralık’ta bu iktidarın gitmiş olması lazımdı. İstanbul ve Ankara seçimlerinde ‘yapılamaz’ denilen başarıldı. Bu iktidar da pekâlâ demokrasi ve hukuk çevresinde gidecektir. Yeter ki etkin muhalefet üretelim, vitrine oynamayalım. Kim ne derse desin hak savunuculuğunda ayrımsız duruş eksenli bir muhalefet üretelim.  Muhalefet daha inatçı olmalı. Gündemden düştü diye önemli konuların peşini bırakmamalı. Yoksa iktidarın 2023’te de devamı bu topraklara büyük zarar olacaktır. Oy oranı düşse de halen Erdoğan’ın bu ülkede en popüler isim olması, muhalefeti özeleştiriye sevk etmeli.

     

    “Beka söylemiyle 2023 hedefliyorlar”

     

    Yeni anayasa mümkün mü, erken seçim olabilir mi?

     

    Cumhur İttifakı’nın bir çıkar ortaklığı olduğu için götürebildiği yere kadar bu ortaklığı sürdüreceğine inanıyorum. Birbirlerine muhtaçlar. 2022 sonbaharında bir erken seçim olabilir ama muhalefet daha da erken seçim için bastırmalı. İktidar artık her günü ile Türkiye için zarar. Kokuşmuş yapıyı medya, iktidar, psikolojik harp ve birikimleriyle sürdürüyorlar. İktidar ‘beka’ söylemiyle 2023’ü hedefliyor. Askeri bir başarı ve restorasyonla 2023’ü alabileceğini düşünüyor. 100’ünü yılında yeni bir Türkiye oluşturmak istiyorlar. Göz boyamayla bunu yapabilir ama kronik insan hakları sorunları daha da büyür. İdeal olmayan anayasayı uygulamayan Cumhur İttifakı güya yeni bir anayasa getirecek. Yapacakları, anayasayı dinamitlemek olur. KHK rejimini yeni anayasa diye sunmaya çalışacaklar. Baskıcılıktan başkasını bilmeyenin başka şansı yok ama muhalefet anayasanın uygulanmadığına vurgu yapmalı. 

     

    Tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye’nin gelecekte demokrasi ve hukukun kazanacağı bir ülke olacağını düşünüyorum.

     

    “Türkiye insan haklarında emekliyor”

     

    Cezaevinden 10 ay sonra çıkmanız bekleniyor. Nasıl devam etmeyi planlıyorsunuz?

     

    Hak savunuculuğuna devam ederim çünkü bu benim ayrılmaz ilk kimliğim. İnsan hakları alanında Türkiye’nin emekleme döneminde olduğunu düşünüyorum. Hepimizin alması gereken çok eğitim ve ders var. Başaracağımıza inanmasam mücadele içinde olmazdım. Toplumda herkes özeleştiri yapmazsa bir yere varamayız. Güncele saplanmaktansa kalıcı muhasebeler yapmalıyız. Siyasete de devam ederim. Doğru bildiklerimi söylemeye ve yapmaya devam edeceğim. Türkiye toplumunun empati yapmasını sağlamaya çalışacağım. Toplum milim değişim arzusu içinde olmasa, başkasını hissetmeye yanaşmazsa eski Türkiye ve eski siyaset devam eder. Bu da bu topraklardaki hiçbir sorunu çözmez. Siyaset, sorun çözmezse neye yarar ki?!

     

    “Halkın iradesine hakaret edilen bir yerde son umut AYM’dir”

     

    Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yapmıştınız. Olumlu sonuç çıkabilir mi?

     

    AYM’ye başvuruma henüz yanıt yok. Aslında halkı temsil eden siyasetçilerin başvuruları daha erken sonuçlanmalı. Zira sadece mağdur edilen ben değilim, halk da cezaevine atılmış durumda. Yürütme eliyle rakip bir parti vekili, devre dışı bırakılmaya çalışılıyor. Anayasa çiğnenmeye çalışılıyor. Halkın iradesine hakaret edilen bir yerde toplumun son umudu AYM’dir. AYM’nin adil ve olumlu bir karar vereceğini bekliyorum. Hakkımdaki yargı kararıyla ilgili ve benzer konularda AYM olumlu kararlar verip yerelin kararlarındaki ihlalleri vurgulamıştı. Barış akademisyenleri, Ayşe Çelik öğretmen, Sırrı Süreyya Önder kararları gibi. Benimkinde daha da trajikomik bir yargı kararı var. Hukuk ve anayasa kriter olursa olumlu bir sonuç bekliyorum.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DEM Partili Ayhan Koç: “Belediyelere yönelik operasyonlar hukuki değil, siyasi”

    13 Mart 2026

    Öcalan’ın yeni 27 Şubat mesajında ‘barış yasaları’ ve ‘hukuk’ vurgusu

    27 Şubat 2026

    CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Yalova’da: İmamoğlu’ndan adalet vurgusu, Özel’den iktidara sert sözler

    24 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Aziz Çelik

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    Akdoğan Özkan

    İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den 1 Mayıs çağrısı: “Birleşelim, değiştirelim”

    9 Nisan 2026

    İnova’da sendika baskısı: 16 işçi işten çıkarıldı, üretim durdu

    7 Nisan 2026

    Dilovası’nda yine iş cinayeti: 3 işçi hayatını kaybetti

    5 Nisan 2026
    KADIN

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    7 Nisan 2026

    EŞİK’ten doğum izni düzenlemesine tepki: “Çocuk bakımı sadece kadınların sorumluluğu değildir”

    31 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.