17 Mart’ta’da Roma’dan kalkıp Milano’da bir mola verdikten sonra Havana’ya yönelen ilk uçak 100 kişiye yakın katılımcı ve 4 ton kritik tıbbi yardım malzemesiyle birlikte Küba’ya ulaşmış bulunuyor. Ertesi gün (Çarşamba) ilaç, malzeme ve gıda maddeleri taşıyan bir başka konvoy daha Şili’den yola çıktı.
Bugün (Perşembe) Meksika’da yüklenen yarım düzine tekne yarın (Cuma) sabah demir alıp Karayip Denizi’ni geçecek. Keza, barış grubu CodePink’in açıklamasına göre, aralarında doktorların, avukatların, sendika liderleri ve aktivistlerin de bulunduğu 140 kişilik bir grup, Cuma günü Florida’dan Havana’ya uçarak kliniklere ve hastanelere 2,8 ton tıbbi malzeme teslim edecek.
Ayrıca, dünyanın dört bir yanından yüzlerce insan da, ilaç dolu valizleriyle Küba’ya varmak için, ticari havayollarından bilet ayırtmış durumda.
Bu girişim başlangıçta, Küresel Sumud Filosu örneğinde olduğu gibi, sadece deniz yoluyla yardım götürecek bir küçük filo olarak düşünülmüştü. Fakat zamanla, destek ve katılım talebinin beklenmedik düzeyde artması üzerine, havadan, karadan ve denizden hareket edecek eşgüdümlü bir konvoylara dönüştürüldü.
Kampanya yetkilileri, en büyük charter uçuşunun tek başına 300.000 sterlini aşkın değerde yardım taşıyacağını, bu yardımın gıda, ilaç, cerrahi araç ve hijyen malzemelerini içereceğini ve Küba sivil toplum kuruluşları tarafından adanın dört bir yanındaki hastane ve kliniklere doğrudan dağıtılacağını duyurdu. Konvoy yaklaşık 400.000 sterlin değerinde güneş enerjisi paneli ve jeneratör de teslim edecek.
ABD, Küba’ya 1960’tan beri abluka uygularken, Trump yönetimi adaya yakıt satan ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidiyle ablukayı önemli ölçüde tırmandırdı. Bu durum, yaygın elektrik kesintilerine, ulaşımda, eğitimde, gıda dağıtımında, ilaç üretim ve dağıtımında aksamalara yol açtı. Dış macunu, sabun, şampuan ve bebek maması gibi günlük temel ihtiyaç maddelerine bile erişmek zorlaştı ve ülke insanı bir krize sürüklendi.
İlerici Enternasyonal, The People’s Forum (ABD), CodePink (ABD), Kneecap (İrlanda) ABD zorbalığına karşı bir buçuk aydır Küba ile bu dayanışma kampanyasını örgütleyen kuruluş ve gruplardan bazıları. Neredeyse bütün Güney Amerika ülkelerinden, ABD, Kanada ve birçok Avrupa ülkesi ile Türkiye’den konvoya erzak ve malzeme toplandığı gibi bizzat katılanlar da var. Bunlar arasında, geçen yılki Gazze yardım filosunun önde gelen katılımcıları, bir düzineyi aşkın ülkeden aktivistler, yayıncılar, gazeteciler, politikacılar yer alıyor.
Greta Thunberg, Kolombiya Kongresi’nin üyesi Maria Fernanda Carrascal, Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri’nden milletvekili Rachida Tlaib, Barcelona’nın eski belediye başkanı Ada Colau ve Podemos’un kurucusu Pablo Iglesias (İspanya), İslington North (Britanya) Milletvekili Jeremy Corbyn de kampanyayı destekleyen ünlülerden.
Corbyn yaptığı açıklamada ABD ablukasını kınadı. “Altmış yıldan fazla bir süredir, ABD ablukası Küba örneğini –amansız ekonomik baskıya rağmen evrensel sağlık hizmeti ve ABD ile karşılaştırılabilir veya daha yüksek yaşam beklentisi inşa eden bir ülkeyi- boğmaya çalıştı. Şimdi Trump yönetimi Küba’yı tamamen yıkmak amacıyla bu kuşatmayı tırmandırıyor. Dünyanın dört bir yanındaki insanlar Küba halkının yanında durmalı, bu cezalandırıcı politikalara karşı çıkmalı ve her ulusun korkutulmadan yaşama, gelişme ve kendi geleceğini belirleme hakkını talep etmelidir” dedi.
İlerici Enternasyonal Genel Koordinatörü ve filonun örgütleyicilerinden biri olan David Adler ise bu konvoy ile geçen yıl katıldığı Gazze yardım filosu arasında paralellikler kurdu. Adler “Güney Afrika’daki apartheid rejimini sona erdirmeye yardımcı olan küresel hareketten Gazze kuşatmasına meydan okumak için yola çıkan filolara kadar, uluslararası dayanışma adaletsizlikle mücadele etmek için defalarca kendini gösterdi” dedi. “Küba’ya giden bu konvoy, Küba halkına hayati önem taşıyan malzemeleri ve basit bir mesajı ulaştırarak bu geleneği sürdürüyor: Yalnız değilsiniz.”
