Röportaj: Mehmet Murat Yıldırım
Mezopotamya’nın binlerce yıllık kültürel mirası olan Akitu Bayramı, bugün Süryani halkı tarafından yeniden daha güçlü bir şekilde sahipleniliyor. Avrupa Süryaniler Birliği (ESU) temsilcilerinden Sleymun Elber Rhawi ile yapılan röportajda, bu kadim bayramın tarihsel kökenleri, taşıdığı anlam ve günümüzdeki yeniden canlanışı ele alındı.
“Akitu bir dirilişin ve yeniden doğuşun sembolüdür”

Rhawi’ye göre Akitu, doğanın döngüsüyle insan yaşamını buluşturan bir bayram:
“Kıştan bahara geçişi, ölüme karşı yaşamı, karanlığa karşı aydınlığı temsil eder. Bu yüzden bizim için bir diriliştir.”
Binlerce yıllık geçmişe sahip olan bayramın, Sümerlerden başlayarak Akad, Babil ve Asur uygarlıklarına kadar uzandığı; bugün de Süryani halkı tarafından yeni yıl olarak kutlandığı belirtiliyor.
11–13 gün süren kadim bayram
Akitu’nun tek bir günle sınırlı olmadığını belirten Rhawi, bunun bir ritüeller bütünü olduğunu vurguluyor:
“21 Mart civarında başlar, 1 Nisan’da doruğa ulaşır. Her günün ayrı bir anlamı vardır.”
Bu yönüyle Akitu’nun, bölgedeki diğer bahar bayramlarıyla ortak bir tarihsel zemini paylaştığı ifade ediliyor.
Paskalya ile kesişen semboller

Fotoğraf: Gazete Sabro
Akitu’nun farklı inançlarla kültürel bağlar kurduğunu belirten Rhawi, özellikle Paskalya ile kurulan ilişkiye dikkat çekiyor:
“Yumurta boyama gibi ritüeller yaşamın ve yeniden doğuşun simgesidir. Bu, Akitu’nun anlamıyla örtüşür.”
Bu yönüyle bayramın, farklı halklar ve inançlar arasında ortak bir kültürel zemin oluşturduğu ifade ediliyor.
Suriye’de kutlamalar genişliyor
Son yıllarda özellikle Suriye’de Akitu kutlamalarının daha geniş alanlara yayıldığını belirten Rhawi, bunun tarihsel bir değişimle bağlantılı olduğunu ifade ediyor:
“Eskiden kutlamalar çok dar alanlara sıkıştırılmıştı. Son dönemde yaşanan gelişmelerle birlikte artık daha fazla şehirde, daha görünür şekilde kutlanıyor.”
Bu durumun, uzun süre sınırlandırılan kültürel alanların yeniden açılmasıyla ilişkili olduğu değerlendiriliyor.
Ortak bayram, ortak yaşam
Rhawi, Akitu’nun yalnızca Süryanilere ait olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Bu bayram; Alevi, Sünni, Hristiyan tüm halkların birlikte kutlayabileceği bir gündür. Herkesin Newroz’unu, Akitu’sunu ve Paskalya’sını kutluyoruz.”
Bugün Akitu, Mezopotamya’dan dünyaya yayılan bir miras olarak, halkların birlikte yaşam umudunu büyüten bir sembol olmaya devam ediyor.
