Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

    15 Şubat 2026

    Kuşadası’nda tarım alanları ranta açılyor: 93 Bin metrekarelik araziye yapılaşma yolu

    15 Şubat 2026

    Yalova’daki IŞİD operasyonunda yeni gelişme: Öldürülen 5 kişi 2 ay önce beraat etmiş

    15 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

      12 Şubat 2026

      Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

      11 Şubat 2026

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası ve patriyarkal kapitalizmin ifşası

      15 Şubat 2026

      Başkanın tüm tarafları

      15 Şubat 2026

      Sınırdan dönen meyve sebzeyi yiyor muyuz?

      15 Şubat 2026

      Kölelik Afganistan’a geri döndü

      12 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Midyat JİTEM dosyası: Bilgiler hiçbir savcının görmezden gelemeyeceği kadar önemli

    Midyat JİTEM dosyası: Bilgiler hiçbir savcının görmezden gelemeyeceği kadar önemli

    Siyasi Haber3 Ekim 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Avukat Erdal Kuzu, Mardin’in Midyat ilçesinde 1994 ile 1996 yılları arasında JİTEM tarafından gözaltında 9 kişinin kaybedilmesi davasını değerlendirdi.

     


    Mardin’in Midyat ilçesinde 1994 ile 1996 yılları arasında gözaltında kaybedilen 9 kişiyle ilgili 30 Ocak 2012’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ancak 2014 yılında “yetkisizlik” kararı ile Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen soruşturmada bir kez daha “yetkisizlik” kararı verildi. Dönemin Karakol Komutanı Hilmi Kahraman, Astsubaylar Mehmet Ziya Odabaş, Metin Çetin, Murat Sevim ve Adem Kılıç hakkında 9 ismin kaybedilmesine ilişkin başlatılan soruşturma Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilirken, gönderilen dosyaya ilişkin fezleke hazırlayan savcı 9 kişi ile ilgili şüpheli beyanları üzerinden “PKK’ye katıldıkları” yönünde fezleke hazırladı.


    Gözaltında kaybedilen Şehmus Eroğlu, Hüsni Çankaya, Nihat Aydoğan, Abdüllatif Şahin ve Tevfik Ay ile birlikte Mehmet Emin Atuğ, Şükrü Demir, Hizni Bilmen ve Abdülkadir Demir’in yakınlarının avukatı Erdal Kuzu, savcılığın fezlekesi ve devam eden soruşturmayı değerlendirdi.


     


    'Yargısız infaz söz konusu'


    Mardin’in diğer ilçelerinde olduğu gibi Midyat’ta da 1990’lı yıllarda yoğun bir şekilde yargısız infaz ve zorla gözaltında kaybetme vakalarının yaşandığını belirten Kuzu, Midyat’taki kayıplarla ilgili 2013 yılına kadar etkin bir soruşturma yürütülmediğini dile getirdi. Ailelerin talepleri üzerine Özel Yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2013’te yeni bir suç duyurusu yaptıklarını kaydeden Kuzu, “Özelikle Midyat Budaklı’da bir kazı çalışması yapılması talebinde bulunduk. Bu talebin yerine getirilmesi ile birlikte Midyat’taki diğer kayıplara da ulaştık. Bu kayıpların aileleri de bu soruşturma sürecine katıldılar. Bu soruşturma sürecinde gördük ki; Midyat’ta ciddi anlamda söz konusu tarihlerde yargısız infaz ve gözaltında kaybetme vakası yaşanmış olduğuna tanıklık ettik. 2013 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Budaklı Köyü’nde elde edilen deliller üzerine keşif yapıldı. Belirttiğimiz yerlerde de kazı çalışmaları yapıldı. Ancak bu kaybettirilen insanların kalıntılarına ulaşamadık. Soruşturma sürecinde ortaya çıkan tanıklar, elde edilen deliller, müşteki beyanları, mağdur beyanları, faillerin kimlikleri, faillerin daha sonrasında suç işlemeye devam etmiş olmaları, çete ilişkileri içinde yer almaları esasen 1994 ile 1996 yılları arasında nasıl Kızıltepe’de, Dargeçit’te, Derik’te JİTEM faaliyetleri yürütülmüş ise, Midyat’ta da benzer şekilde faaliyetlerin yürütüldüğü ortaya çıktı” dedi.


     


    'İnandırıcı olmayan bir fezleke'


    Özel Yetkili Başsavcılıkların ortadan kaldırılmasının ardından dosyanın gönderildiği Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı ile çeşitli görüşme taleplerinin olduğunu belirten Kuzu, bugüne kadar taleplerinin hiçbirine karşılık bulamadıklarını dile getirdi. Bugüne kadar yapılan tek işlemin şüpheli beyanlarının alınması olduğunu kaydeden Kuzu, “Gelinen aşamada Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığı talebi ile fezleke hazırlayarak, Mardin’e gönderdi. Bu soruşturma halen Mardin’de açık bulunmaktadır. Fakat Midyat Savcılığının fezlekesine bakıldığında bu daha vahim. Bu kişilerin kaybolduğu, kendilerinden haber alınamadığı tespiti yapılmış. Ancak savcılık kendi yetkisinde olmasına rağmen kaybolan bu kişilerin akıbetinin ortaya çıkarılması esas görevi olmasına rağmen bu işleme hiç girmeyerek, çok kolaycı bir yola, şüpheli beyanlarından hareket ederek, yaşları 50 ile 70 arasında değişen bu kişilerin örgüte katılmış olabileceği şekilde inandırıcı olmayan bir fezleke hazırlamıştır” ifadelerini kullandı.


     


    'Fezleke, cezasızlık politikasının uygulanmasıdır'


    Kuzu, hazırlanan fezlekeyi “cezasızlık politikası ve devletin kendi işlemiş olduğu suçların üstünü kapatma, örtme, yok etme siyasetinin” bir ürünü olarak yorumladı. Türkiye’de yargının ideolojik bir noktaya gelmesinin bunda etkili olduğunu vurgulayan Kuzu, şöyle devam etti: “Hakimlerin ve savcıların tarafsız olması ilkesi kıstas alınması gerekirken, kendi yurttaşının akıbetini soruşturmaktan kaçınan, kendi yurttaşının eğer öldürülmüş ise, faillerini ortaya çıkarılmasından kaçınan bir savcı tutumu ile karşı karşıyayız. Bu da devlet görevlilerinin işlemiş oldukları suçların üzerinin örtülmesine dair alınan kararların sahada yansıması olarak görülüyor.”


    Dosyanın kapatılmaması için başvurularını sürdüreceklerini ifade eden Kuzu, olay tarihinde alınan tanık beyanlarıyla toplanan delillerin bu insanların zorla gözaltında kaybedildiğinin açık delili olduğunu hatırlattı. Hiçbir savcının bu gerçeklikten kaçamayacağını belirten Kuzu, “Midyat JİTEM dosyası diğer dosyalarda uygulanan cezasızlık politikasının uygulanmasıdır” dedi.


     


    'Savcı büyük şüphe ile hareket etmelidir'


    Savcılık tutumunun hukuk ile izah edilemeyeceğini, ideolojik bir tutum olduğunun altını çizen Kuzu, soruşturmanın baş faili olan dönemin İlçe Jandarma Komutanı Hilmi Kahraman’ın 2001 yılında Kocaeli’nde çete, gasp ve yağma suçlamasına isminin karıştığına dikkat çekti. Kahraman’ın sadece bu durumunun 94-96 yıllarında Midyat’ta tanık ve mağdur beyanlarının bahsettiği durumun gerçekliğini ortaya koyduğunu dile getiren Kuzu, “Savcının büyük bir şüphe içinde hareket etmesi gerekirken, bu kişinin kimliğinin yok sayılması, işlemiş olduğu suçların görmezden gelinmesi metnin hukuki olmaktan ziyade alınan kararın hukuki prosedüre dökülmesi olarak görüyoruz” diye konuştu. 


     


    'Hiçbir savcı görmezden gelemez'


    Söz konusu durumla birlikte ayrımcılığın da net olarak ortaya çıktığını sözlerine ekleyen Kuzu, değerlendirmelerini şöyle tamamladı: “Kürde karşı ayrımcı bir yargı tutumla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Hukuki bir belge olmaktan şüphelileri koruma altına almaya dönük bir fezleke olarak görüyoruz. Beklediğimiz tarafsız ve cesaretli bir savcı tutumu beklemek en büyük hakkımız. Kağıt üzerinde olsa bile yasalar da bunu emrediyor. Dolayısıyla Mardin Cumhuriyet Savcılığının, Midyat Cumhuriyet Savcılığının hazırladığı fezleke ile yetinmemesi, resen delil araştırması yapması, resen delil değerlendirmesi yaparak karar vermesi gerekiyor. Beklentimiz; adil, etkin bir soruşturma sonucu hazırlanması gereken bir iddianame için Mardin Cumhuriyet Başsavcılığından bu anlamda cesaretli ve tarafsız ve maktulün haklarını koruyacak şekilde bir soruşturma yürütülmesidir. Bu Midyat’tan gönderilen fezlekenin yok sayılması ile mümkündür. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının bu yetkisi de bulunmaktadır. Dosyada açığa çıkan bilgi belge hiçbir savcının görmezden gelemeyeceği kadar önemli, bir savcının görmezden gelemeyeceği kadar da gerçeği ortaya çıkaran hususlar, tespitlerdir. Bu beklenti hukuksal, evrensel bir beklentidir.”


    (MA)


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Yalova’da: İmamoğlu’ndan adalet vurgusu, Özel’den iktidara sert sözler

    24 Ocak 2026

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026

    IŞİD’lilere vatandaşlık ve kimlik verilmiş: Savcılık belgeleriyle ortaya çıktı

    12 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Tuncay Yılmaz

    Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

    Mahsuni Gül

    Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Deniz Yazgan

    Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

    Siyasi Haber

    Epstein dosyası ve patriyarkal kapitalizmin ifşası

    Fehim Taştekin

    Başkanın tüm tarafları

    Gürkan Akgüneş

    Sınırdan dönen meyve sebzeyi yiyor muyuz?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Maden işkolunda bir kadın sendikacı

    15 Şubat 2026

    Migros depo işçileri kazandı

    14 Şubat 2026

    Smart Solar Grevi 114 günün ardından kazanımla sonuçlandı

    12 Şubat 2026
    KADIN

    Maden işkolunda bir kadın sendikacı

    15 Şubat 2026

    Ayrılmak istediği erkek tarafından katledilen Alev Koç Maraş’ta toprağa verildi

    15 Şubat 2026

    Özgül Saki: Tekçi ve dinci dayatmalara karşı demokratik yaşamı ve laikliği savunacağız!

    13 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.