Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Eril pervasızlık karşısında kadınların cesareti: Taciz ve ifşa

    30 Ağustos 2025

    90’larda diziler eleştiriyordu, bugün haberler susuyor

    30 Ağustos 2025

    Körlükler ve akılsızlıklar ülkesinde kadın olmak

    30 Ağustos 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Ortadoğu
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Eril pervasızlık karşısında kadınların cesareti: Taciz ve ifşa

      30 Ağustos 2025

      90’larda diziler eleştiriyordu, bugün haberler susuyor

      30 Ağustos 2025

      Körlükler ve akılsızlıklar ülkesinde kadın olmak

      30 Ağustos 2025

      İklim politikalarında engelli hakları perspektifi: Adaletin ölçütü

      29 Ağustos 2025

      Bağımsız yaşam: Merhametin değil, adaletin eseri

      24 Ağustos 2025
    • Seçtiklerimiz

      Körlükler ve akılsızlıklar ülkesinde kadın olmak

      30 Ağustos 2025

      Kürt – Türk – Türkiyeli

      25 Ağustos 2025

      İsrail masasında HTŞ’ye Rus ruleti

      25 Ağustos 2025

      İran yeniden menzilde

      25 Ağustos 2025

      Şimdi umudu, mücadeleyi örgütlemenin zamanı

      24 Ağustos 2025
    • Röportaj/Söyleşiler

      Mahir Gürz: Süreç demokratik bir zemin ve muhtevadan uzak

      30 Ağustos 2025

      Mert Büyükkarabacak: Ekmek kavgasını onurlu barış mücadelesiyle birleştirmeliyiz

      29 Ağustos 2025

      Ahmet Asena: Demokrasi Koalisyonu ve Sol Odak Şart

      28 Ağustos 2025

      Canan Yüce ve Yüksel Mutlu: ”Alevi katliamını durdurabiliriz”

      28 Ağustos 2025

      Feray Mertoğlu: Barış ve Demokrasi İçin Toplumsal Mücadele Zorunluluktur

      27 Ağustos 2025
    • Dosyalar
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Kürkçü: ‘Genelkurmay personelini maksadı ve hedefi belirsiz bir operasyona feda etmiştir’

    Kürkçü: ‘Genelkurmay personelini maksadı ve hedefi belirsiz bir operasyona feda etmiştir’

    Siyasi Haber16 Şubat 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ertuğrul Kürkçü: “Savaşta verilen ilk kayıp hakikattir.”… Bu savaş mutlaka eninde sonunda bir çözüme kavuşacaktır. Yüzleşme günü geldiğinde aklanacak olanlar, sadece hakikatin katline suç ortaklığı etmeyenler olacaktır.

    SiyasiHaber

    Artı TV’nin “Söz Sırası” programına konuk olan Ertuğrul Kürkçü, TSK’nin Gare’de gerçekleştirdiği ve PKK’nin elinde esir olarak bulunan 13 polis, asker ve MİT görevlisinin hayatını kaybettiği operasyonla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    “Savaşta verilen ilk kayıp hakikattir.” sözüyle gelişmeleri değerlendirmeye başlayan Ertuğrul Kürkçü, Genelkurmay’ın kendi personelini maksadı ve hedefi belirsiz bir operasyona feda ettiğini ileri sürdü. Söz konusu başarısızlık karşısında halk hesap sormaya başlayınca parmakların derhal siyasi hasımlara yöneldiğini belirten Kürkçü, “Tutsakların görüşmeler yoluyla ailelerine kavuşturulması için HDP’nin TBMM’deki bütün girişimlerini nobranlıkla geri çevirenlerin, kimseye soracağı bir hesap yok, verecekleri bir hesap var.” dedi.

    Kürkçü’nün değerlendirmesinin tam metni şöyle:

    “Savaşta verilen ilk kayıp hakikattir.” Bu sözü en önce kimin söylediği konusu tartışmalı. Ama izini sürdükçe, 2500 yıl önceye, Antik Yunan şairi Eskulus’a kadar gidiliyor. Bu da doğal, çünkü savaşla yalan arasında kopmaz bir bağ var. Savaş yalanın kucağına doğmuştur; Çinli bilge Suntzu’nun dediği gibi “Savaş aldatmaya dayanır.” “Saldıracağımız zaman hiç saldırmayacak gibi;  güçlerimizi kullanacağımızda hiç kıpırdamıyor gibi görünmemiz, düşmanın yakınındayken onu uzağında olduğumuza inandırmamız gerekir.”

    Ama aldatma sadece savaş alanında kalmaz, savaşın anlatısını da kapsar: Kayıplarını gizlemek, düşmanın kayıplarını abartmak, kendi maksadını göklere çıkarmak, düşmanın maksadını çarpıtmak, Tanrıyı, iyiliği ve güzelliği kendi yanında göstermek, şeytanı, kötülüğü ve çirkinliği düşmana bırakmak da savaşa dahil…  “Savaşta verilen ilk kayıp hakikattir” sözü de daha çok savaşın anlatısına dair ama onun bağrından doğuyor.

    Eski Genelkurmay başkanı Doğan Güreş’in ifadesiyle Türkiye 40 yıldır PKK güçleriyle bir “düşük yoğunluklu” savaş yürütüyor. Ama Türkiye’yi yönetenler halka bunun bir savaş değil “terörle mücadele” olduğunu söyleyegeldiler. Yalnızca hayat kayıplarının miktarına bakınca 40 yıldır süregiden çatışmayla ilgili ilk ve en büyük yalanın bu savaşın savaş olmadığına dair devlet yalanı olduğunu görebiliriz. PKK ile devlet güçleri arasındaki çatışmada TSK’nin verdiği sayılara göre toplam 43 bin ila 47 bin arasında PKK’li öldürüldü; 22 binden fazlası ele geçirildi. Buna karşılık devlet güçlerinden asker, polis ve köy korucusu, toplam 8500 kişi hayatını kaybetti 20 bini aşkın kişi yaralandı. Karşılıklı toplam muharip kayıpları 55-60 bin arasında. Sivil kayıplar da korkunç: İnsan hakları kuruluşlarının verdiği sayılara göre toplam 25 bin sivil çatışma ve saldırılar sırasında hayatını kaybetti, 4 bine yakın köy boşaltıldı. 3 milyon insan yerinden oldu. Bu iki ordu arasındaki bir klasik savaş değil, Cumhuriyet kurulduğu günden beri Kürt halkının eşit yurttaşlık talebinin inkarının ve Kürtlere eritme, şiddetle boyun eğdirme siyasetinin yol açtığı çözümsüzlüğün doğurduğu mukabil şiddetten doğan bir çatışma.

    Türkiye’nin askeri ve siyasi oligarşisi, Halkların Demokratik Partisi’nin bu çatışmaya yeni bir yurttaşlık anlayışına ve yeni bir devlet düzenine geçerek siyasal yoldan son verilmesi çabalarını ise kendi egemenliğine karşı bir tehdit, bir “beka” meselesi olarak görüyor. Rejim o yüzden Kürtlerin başkaldırısını askeri yoldan ezmeye yönelirken, HDP’yi de çatışmanın içine çekerek kriminalize etmeye çabalıyor. Orta Doğu’da değişen güç dengelerinin Kürtler’e Irak ve Suriye’de sunduğu kendi kendini yönetme imkanları karşısında rejim paniğe kapıldı. Türkiye’deki iddiasını gerçekleştirmek için çatışma alanını Kürtler’in yaşadığı her yere taşıdı. Böylece çatışmanın alanı durmaksızın genişlerken, başarıyla sonuçlanması gitgide imkansızlaşıyor. Gare’de olan bitene bu gelişmelerin ışığında baktığımızda, bu stratejinin çözümsüzlüğü derinleştirmek dışında bir sonuç vermeyeceğini görüyoruz. Bir başarı öyküsü yazmak, PKK’nin elindeki tutsakları kurtararak rejim için silahlı propaganda yapmak maksadıyla başlatılan operasyonun, çatışma alanındaki bütün tutsaklar yanında 50’den fazla insanın ölümüyle sonuçlanmasının Genelkurmay tarafından “başarı” olarak takdim edilmesiyse, başta söylediğimiz savaş gerçeğini bir kere daha doğruluyor: Genelkurmay işe gerçeği öldürerek başlamış; kendi personelini maksadı ve hedefi belirsiz bir operasyona feda etmiştir: Herkes ölmüş olsa da güya operasyon başarıyla tamamlanmıştır. Ama halk hesap sormaya başlayınca parmaklar derhal siyasi hasımlara uzanıyor.

    Bu açmaza girmeden, tutsakların görüşmeler yoluyla ailelerine kavuşturulması için HDP’nin TBMM’deki bütün girişimlerini nobranlıkla geri çevirenlerin, kimseye soracağı bir hesap yok, verecekleri bir hesap var. Siyasi yollardan kurtarılmaları mümkün insanları, ateşe atanlar siyasi bir hesap vereceklerdir. Bu insanların sağ olarak evlerine dönmelerinin tek makul yolunu neden tutmadıklarının hesabını rejim halka ve kayıpların ailelerine vermelidir.

    Bu vesileyle, PKK de canları kendilerine emanet olan bu tutsakların ölümünü çevreleyen hakikatleri ayrıntılı olarak Türkiye halklarına açıklamak, bu ölümlerde kendi sorumluluk payının ne olduğunu ya da olmadığını hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak bir açıklıkla ortaya koymak zorundadır. Bu savaş mutlaka eninde sonunda bir çözüme kavuşacaktır. Yüzleşme günü geldiğinde aklanacak olanlar, sadece hakikatin katline suç ortaklığı etmeyenler olacaktır.    

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Tülay Hatimoğullar: “Barışın yolu İmralı’dan geçiyor”

    24 Ağustos 2025

    Türkan Elçi: “Barışın temelinde adalet vardır, dün ile yüzleşmeden yarını kuramayız”

    24 Ağustos 2025

    Ayşegül Doğan: “Komisyon, Öcalan’ı dinlemeli”

    21 Ağustos 2025
    Destek Ol
    Yazılar
    Zehra Çelenk

    Eril pervasızlık karşısında kadınların cesareti: Taciz ve ifşa

    Mehmet Murat Yıldırım

    90’larda diziler eleştiriyordu, bugün haberler susuyor

    Mine Söğüt

    Körlükler ve akılsızlıklar ülkesinde kadın olmak

    Elif Gamze Bozo

    İklim politikalarında engelli hakları perspektifi: Adaletin ölçütü

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Mine Söğüt

    Körlükler ve akılsızlıklar ülkesinde kadın olmak

    Kemal Vuraldoğan

    Kürt – Türk – Türkiyeli

    Fehim Taştekin

    İsrail masasında HTŞ’ye Rus ruleti

    Akdoğan Özkan

    İran yeniden menzilde

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    DEM Parti’li Altın: Mevsimlik tarım işçisi kadınların güvencesizliği sona ermeli

    22 Ağustos 2025

    BM: Küresel ısınma 2,4 milyar işçiyi tehdit ediyor, hızlı önlem şart

    22 Ağustos 2025

    TÜMTİS: Platform Turizm 500 çalışanın maaşını ödemedi

    22 Ağustos 2025
    KADIN

    Temmuz ayında en az 28 kadın katledildi: Şiddet yayılıyor, sessizlik büyüyor

    6 Ağustos 2025

    Patriarkayı yık

    22 Haziran 2025

    Kadının İnsan Hakları Derneği, İstanbul Sözleşmesi’ni AİHM’e taşıdı

    3 Mayıs 2025
    © 2025 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.
    • Home
    • Buy Now

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.