Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Divriği OYAK Maden Direnişi 78. Gününde: “Ya hepimiz ya hiçbirimiz”

    10 Şubat 2026

    Japonya’da yoğun kar felaketi: 46 ölü, 558 yaralı

    10 Şubat 2026

    Güney Kore’de “Konfor Kadınları”ndan ABD Ordusuna karşı yarım asırlık hesaplaşma

    10 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

      5 Şubat 2026

      Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

      30 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Türkiye “normali” ve Amedspor

      10 Şubat 2026

      Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

      9 Şubat 2026

      Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

      8 Şubat 2026

      Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

      4 Şubat 2026

      ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

      1 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Korkumuzun adı Corona

    Korkumuzun adı Corona

    Siyasi Haber19 Mart 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Harvard’lı dr. Mehmet Furkan Burak: Önümüzdeki günlerde testler yaygınlaşacak, sayılar katlanarak artacak, panik daha da büyüyecek, eğer bugün izole olmazsak sağlık sistemi de bu yükün altında ezilecek. İyimser tablo çizmek, sadece yaklaşan fırtınayı kale almamak ve kafamızı kuma gömmek olur. Herkes üzerine düşeni yapıp evde kalmayı becerebilmeli.

     


    SiyasiHaber


    Harvard’lı doktor Mehmet Furkan Burak’ın Covid-19/Corona Virüsü ile ilgili oldukça aydınlatıcı açıklamalarda bulundu. Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi, Brigham and Women’s Hastanesi’nde Endokrinoloji ve Metobolizma uzmanı olan  Burak’ın açıklamaları sosyal medyada yoğun ilgi gördü. Mehmet Faruk Burak’ın açıklamalarını olduğu gibi yayımlıyoruz.


    “Korkumuzun adı Corona


    Öncelikle aşağıda yazdıklarım tamamen kişisel görüşlerimi yansıtmakta olup çalıştığım hastane ve araştırma kurumlarını bağlamamaktadır.


    Korkumuzun adı Corona, nam-ı diğer COVID-19. Bizim jenerasyonun çok alışık olmadığı türde bir virüs. Çok bulaştırıcı, elit, zengin, fakir, Avrupalı, Asyalı seçmiyor. Öldürücülüğü yaşa ve altta yatan diğer hastalıklara bağlı değişen bir baş belası.


    Öncelikle en iyi bildiğimiz şey, bilimsel olarak çok da bir şey bilmediğimiz. Sorunda buradan çıkıyor zaten. Belirsizlik toplumları yıpratıyor, dedikoduları, komplo teorilerini alevlendiriyor ve ‘hadi oradan bize bir şey olmazcı’ları arttırıyor.


    Bununla beraber çok temel noktalar var, bunları biliyoruz. Bilmediğimiz üzerinden spekülasyon yapmak yerine bildiğimiz üzerinden aksiyon almakta fayda var.


    1)İlaç yok, aşı hazır değil. Klinik çalışmaların yer aldığı Clinicaltrials.gov’ da 103 tane coronavirüs ilaç araştırması var. Hali hazırda hiçbiri yaygın kullanıma açık değil. Daha önceki RNA virüslerinde denenmiş, en azından güvenli olduğu bilinen deneysel ilaçlar (Re-purpose) en umut vadedenleri. İlaç ismi vermeyeceğim, malum olay hemen bu virüsü ilaç şirketleri çıkardıya gidebiliyor. Zaman açısından 300 milyon+ aşının ulaşılabilir olması en iyi ihtimalle Kasım’a kadar mümkün değil. Repurpose ilaçların her an güzel sürprizler yapma ihtimali tabii ki var ama sistem kurgularken güvenilecek limanlar değil.


    2)Testler yeterli değil. En azından bugün için. Yeterli test yapılamaması; radikal, ekonomik riskleri yüksek ama gerekli müdahaleleri geciktiriyor. Bunun en büyük örneği İtalya (az ve geç test, yaşlı hastalar, çok ölüm). Tersi ise Güney Kore (çok ve erken test, genç hastalar, az ölüm). Yaygın test yapıp erken dönemde sayıların farkına varıp, vakalar yüksek risk grubunu vurmadan gerekli önlemleri almak, ölümleri ve yayılım hızını azaltıyor. Amerika maalesef yaygın test yapmakta çok geç kaldı. Washington (Seattle), New York, California, Massachusetts gibi birçok eyalet artık önü zor alınacak bir salgın döngüsünün içinde. Türkiye de çok kritik bir haftanın içinde.


    3)Logaritmik – eksponansiyel vaka artışları sağlık sistemini çok zorlayacak. Dünya’nın en iyi hastanelerinin olduğu Boston’da bile maalesef sistem bu yükü taşımakta zorlanıyor. Eğer İtalya’daki gibi ani vaka sayı artışı olursa da kaldıramayacak. Burada yoğun bakım yatağı, mekanik ventilator sayısı (ameliyathanelerdeki dahil) ve en önemlisi yoğun bakım hastası ve ventilator yönetebilen özel donanımlı sağlık personeli sayısı çok kritik. Dünyanın hiçbir yerinde de bu sayı böylesine bir salgını kaldırabilecek güçte değil.


    4)Tek bir çare var şu an. Yakın gelecekte enfekte olacağını bile bile nefessiz çalışan sağlık çalışanlarına zaman kazandırmak. Salgının tepe (peak) yapma zamanını uzatmak, hatta engellemek. Bunun da tek yolu var, SOSYAL İZOLASYON! Ama biraz değil, sonra değil, azcık değil, sadece birileri için değil, BUGÜN, HERKES İÇİN VE ÖDÜNSÜZ.


    5)Ok yaydan çıktı, herkes topyekun evine sığınsın, 2-3 hafta hiç çıkmayacak kadar hazırlık yapsın, toplantılarını, ev gezmelerini, törenlerini, davetlerini, toplu ibadetlerini, dışarda yemeklerini, alışverişini, ofis işlerini, kısacası evi ve ev ahalisi dışındaki-dışarıdaki bütün mesaisini acilen iptal etsin.


    6)Pozitif biri 24 güne kadar (ortalama 20 gün) bulaştırıcı, bilinen en iyi hesaplama ile 1 pozitif kişi ortalama 2-2.5 kişiye bulaştırıyor. Semptomu olmayan biri ortalama 5 gün boyunca habersiz olarak bulaştırıyor.


    7)Ne zaman bitecek?


    e4LHT8


    Yavaşlasa bile binlerce insanın daha yaşaması anlamına gelir. Matematiksel olarak toplumun %50’sinin bağışıklık kazanması gerekiyor. Bağışıklık kazanmanın üç yolu var: hasta olmak, hastaya maruz kalıp hasta olmadan bağışıklık kazanmak ve aşı olmak. Aşıyı saymazsak bu işin kendi seyrinde tamamen bitmesi için Amerika’da 100-150 milyon insanın, Türkiye’de ise 40 milyon insanın bu süreçten geçmesi demek.


    Tabi günün sonunda geriye baktığınızda ve mevcut öldürücülük rakamlarını düşünürseniz, bu yüzbinlerce kişinin ölmesi demek. Ölümlerin %90’a yakını 65-70 yaş üstü ve ek kronik rahatsızlığı olanlardan gerçekleşecektir. Yani şu an evine girmeyen, AVM den çıkmayan, en sevdiği kafesinden vazgeçmeyen sağlıklı, görece olarak genç insanların tercihlerinin faturasını toplumun hasta ve yaşlıları hayatlarıyla ödeyecek.


    Bu radikal önlemlerin ekonomiye zararı ve insanların moraline vurduğu balta çok büyük olabilir. Ama geriye dönüp keşke demenin vicdani yükü bütün bunları aşadabilir. Halbuki 2-3 hafta sonra ‘amma da abartmışız demek’ şuan İtalya halkının yaşadığı hislerden çok daha çekilebilir diye düşünmeden edemiyorum.


    Önümüzdeki günlerde testler yaygınlaşacak, sayılar katlanarak artacak, panik daha da büyüyecek, eğer bugün izole olmazsak sağlık sistemi de bu yükün altında ezilecek. İyimser tablo çizmek, sadece yaklaşan fırtınayı kale almamak ve kafamızı kuma gömmek olur. Herkes üzerine düşeni yapıp evde kalmayı becerebilmeli.


    Dünya bunu daha önce de tecrübe etti. 1918 İnfluenza salgınında izolasyonda geç kalan Philadelphia’ da tepe vaka çok hızlı gelişerek katastrofik sonuçlar yaratırken izolasyonu çok hızla uygulayan St. Louis’ de salgın yavaşlayıp tepe vaka hiç olmuyor (Mecher, Lipsitch PNAS 2007 Raporu).


    Biz hastaneye gitmeye, toplum için çırpınmaya devam ediyoruz. A, b, c, d, e, f… planları yaptık. Biliyoruz ki her geçen gün enfekte olan sağlık personeli sayısı da artacak, nöbetler zorlaşacak ama biz ailelerimizi geride bırakıp hastaneye gitmeye ve yoğun bakımda uykusuz nöbetlere devam edeceğiz.


    Tek dileğimiz biz evimizden çıkarken sizin evinize girmeniz, bize zaman kazandırmanız.


    Düşünün ki eski çağlarda önemli bir kaleyi savunuyoruz. Sürekli ama az sayıda atakları püskürtebiliyoruz ama ani ve çok büyük sayıda unsura sahip bir atağı kaldıramayabiliriz. Gelin bu kaleyi düşürmeyelim.


    Lütfen bugünü ciddiye alın, yarına hazırlığınızı yapın, evinizden çıkmayın.


    Saygılarımla.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Şêyhmeqsûd, Eşrefiyê ve Afrin’de Kürtlere yönelik ağır ihlaller: Tutuklama, işkence, infaz ve zorla göç

    9 Şubat 2026

    Bogotá’da “Nuestra América” konferansı: ABD zorlamalarına karşı egemenlik ve dayanışma çağrısı

    31 Ocak 2026

    Akdeniz kentlerinde liman işçilerinden savaşa karşı ortak eylem kararı

    31 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Remzi Altunpolat

    İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

    Siyasi Haber

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Akif Kurtuluş

    Türkiye “normali” ve Amedspor

    Siyasi Haber

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    Kansu Yıldırım

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    Siyasi Haber

    Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Divriği OYAK Maden Direnişi 78. Gününde: “Ya hepimiz ya hiçbirimiz”

    10 Şubat 2026

    Trabzon’da ŞOK depo işçilerine Kod 49 kıskacı: İş bırakmanın 5’inci gününde 30 işçi işten atıldı

    9 Şubat 2026

    Migros depo işçilerine Aydın ve Ankara’dan dayanışma: “Zafer direnen emekçinin olacak”

    9 Şubat 2026
    KADIN

    Güney Kore’de “Konfor Kadınları”ndan ABD Ordusuna karşı yarım asırlık hesaplaşma

    10 Şubat 2026

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.