Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Kerem Yıldırım’ın yeni kitabı okurlarla buluştu

    2 Nisan 2026

    Fransa’da AP üyesi Rima Hassan gözaltına alındı: Siyasilerden tepki

    2 Nisan 2026

    Hürmüz için kritik toplantı: 35 ülke bir araya geliyor, ABD davet edilmedi

    2 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026

      İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

      30 Mart 2026

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026

      ABD kaybederse

      22 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Köpek yarası

    Köpek yarası

    Siyasi Haber17 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    KORKUT AKIN-Diğer Yazıları

    Arka kapak yazısında “Delilik ile naiflik arasında yaşayan, bilinçli olarak sisteme dahil olmayan ötekilerin öyküleri…” nitelemesi ilgimi çekti. Kendi ağzını diken bir kadın çizimi süslüyor kapağı; hem sisteme dahil değil hem de kendini -belki de itiraz etmekten- sakınıyor. Size de ilginç gelmedi mi?

    Yalnızlık mı, çaresizlik mi?

    Bir yayınevi editörünün yaşamın içinde -yolda, işte, gezerken, içerken hatta sevişirken bile- daldan dala atlayan, ama çoğunlukla da yalnızlık ve çaresizlikle yoğurulmuş anları Köpek Yarası’nda yer alan 16 öykü. Biri, italik başlıklı, ilginç; diğerleri yerinde ve dozunda betimlemeleriyle okuru bambaşka bir yaklaşımla bambaşka bir dünyaya sürüklüyor. Kuşkusuz akla, ilk Kafka geliyor, “Dönüşüm” geliyor, bir şekilde istemediği halde yaşamının didik didik edildiği sıradan insanlar geliyor.

    Sıradan insanın beklentisi ancak yaşamıyla sınırlıdır, yaşayabilmek içindir. Hasan Uygun, herkesin ama herkesin aslında biraz da sıradan olduğunu söylüyor öykülerinde. Uygun, öykülerinde -kuşkusuz içlerinde ayrılıkları ve aykırılıklarıyla, yalnızlıkları ve çaresizlikleriyle- herkesi anlatıyor. Anlatılan yayınevi editörü olsa da… Laf aramızda, editör olmak sıradan bir iş olmadığı gibi sıradan bir insanın yapabileceği bir iş de değil.

    Anlatılan bizim de hikayemiz

    “Bakışlarından, yüzünün çizgilerinden, hüzünlü ya da kederli duruşundan; belki de içinden taşan sevincin”den tanıdığımız “yüzler” (s.21) ve yazar tarafından betimlenmesi, okuru da çekiyor içine. Öyküleri okurken beni mi anlatıyor kaygısı beraberinde yazarı tanıyorum da unutmuş muyum düşüncesi hiç bitmiyor. Yoksa hepimiz mi aynıyız? Yalnız, umarsız ve bir o kadar çözümsüz, sıkıntılı, yabancılaşmış, hatta yaşamına müdahale edilmiş insanlar olmuyor muyuz kendi düşlerimizde?

    Hasan Uygun’un alabildiğine akıcı diliyle anlattığı öykülerde kendinizi göreceksiniz, ayna tutulmuşçasına hiç eksiksiz. Bir de beynin kıvrımları arasında dolanan düş(ünce)ler… çakışmalar ve çatışmalar… bağlı olarak çelişmeler. Şairin şiirce kavganın en yoğun anında bile göğe çevirmek gerek dizesiyle dile getirdiği gibi yazar yazarken, okur da okurken kendi dünyalarına, kendi hülyalarına dalıyor. İpin ucu kaçtığı oluyor mu size de? Zaten kendisi de söylüyor: “Anlatmak istediği hikâyeyi tasarlamaya çalışırken neden bu kadar gereksiz detay giriyordu araya? Şimdi elleri düşünmenin sırası değildi… Hikâyesine yoğunlaşmalıydı.” (s. 159) Tabii, kendisi tamamlıyor: “… içimde hep eksik, yarım, dolmayan bir boşluk var.” (s. 67)

    Bereketli Topraklar Üzerinde

    Orhan Kemal’in ünü kendisini de aşmış romanındaki tanımlamalar, karakter özellikleri bir kez da Hasan Uygun’un öyküsünde (s. 54) çıkıyor karşımıza aynı çarpıcılıkla.

    Başlığı italik -taktım galiba, neden acaba, bir anlamı vardır muhakkak- dizilmiş öyküde yazarın gerçekten güç ve önemli bir sorumluluk yüklendiğini, yaptığı işin yoğun bir çalışma gerektirdiğini anlatıyordu; haklıydı. Zordu yazmak, hem “Güneşin altında yeni bir şey yoktu” hem de şu geçen binlerce yılda o kadar çok şey yazılmış, çizilmiş, anlatılmıştı ki muhakkak bir benzeşiklik bulunabilirdi, titiz bile olmayan araştırmayla. Hemen ardından, “Şöyle birkaç yüz sayfalık, ele avuca gelir bir şey. Bol aksiyon, bol diyalog, sıfır duygu! Bir iki felsefi söylem, beylik birkaç alıntı, biraz bilgi kırıntısı, biraz da kelime oyunu…” (s. 55) ile yine bir duvara çarpıyor okuru yazar. Hem kolay hem zor, yaşamak da yazmak gibi, meşakkatli bir iş.

    Tutunamayanlar

    Hasan Uygun, gerçekten de “tutunamayanlar”ı anlatıyor bize… biraz kendisi, biraz ben, biraz siz, biraz arkadaşınız, şu sokaktan geçen biraz da… Hepimizin beklentisi aynı sanki. Hepimiz o beklentiler dolayımıyla eksik, yalnız, çaresiz, çözüm yollarında kaybolmuş değil miyiz? Şöyle bir bakın, yaşamın her anında, her alanında karşınıza çıkacaktır…

    İntihal

    Yukarıda “Güneşin altında yeni bir şey yok” dedik ya, hemen her yazar için geçerlidir bu; Okuduklarınız, duyduklarınız, gördükleriniz hatta dokunduklarınız bile kalıverir bir yerinizde -kimi zaman bile isteye kullanırsınız o cümleleri. Doğaldır. Bu doğallık yazarımıza o denli doğal gelmiyor. Sahi, bütün aşklar Romeo ile Jüliet ise bütün trükler biliniyorsa hayatta, anlatılan da bizim hikayemizse… Birbirine benzemesi mümkündür.

    Hasan Uygun, satır arasında bir büyük yazarı itham ediyor, okuduğunuzda siz de yakalayacaksınız… Birçok yazar için söylenegelir, ama asıl olan öykünün/romanın kendisidir. Tam da bu nedenle öykünün içinden bir cümleyi değil, genel yapısını gözetmeliyiz. Bu çerçevede öykülerin tümüne bakarsak Uygun, kendi hayatından genel olarak topluma bakıyor; bakarken de galiba tüm toplumu kucaklıyor.

    Son cümleyi yine Köpek Yarası’ndan ekleyeyim: “”Geriye nasıl sorusu kalmıştı. Bunun yüzlerce cevabı olabilirdi. Nerede olduğu önemli değildi. Hangi zamanda geçtiği. Nasıl anlatmalıydı?” (s. 160)

    Köpek Yarası, Hasan Uygun, öykü, Liber Kitap, Temmuz 2015

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Türkiye’de şiddet vakaları yüzde 75 arttı: Urfa ve Adana “sıcak nokta” ilan edildi

    25 Mart 2026

    Newroz coşkusu alanları doldurdu

    22 Mart 2026

    Avrupa’da barış hareketleri militarizasyona karşı örgütleniyor

    21 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Ertan Eroğlu

    Eğitim kimin için ve ne için?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Aziz Çelik

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    Akdoğan Özkan

    İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

    Ertuğrul Kürkçü

    Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Düzce’de iş cinayeti: İşçi İsmail Başer hayatını kaybetti

    1 Nisan 2026

    Hatay Defne’de şantiye konteynerlerinde yangın: 26 konteyner kül oldu

    1 Nisan 2026

    Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

    1 Nisan 2026
    KADIN

    EŞİK’ten doğum izni düzenlemesine tepki: “Çocuk bakımı sadece kadınların sorumluluğu değildir”

    31 Mart 2026

    DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz TBMM İdare Amiri görevinden istifa etti

    24 Mart 2026

    CSW70’te ABD duvarı: Kadın haklarına açık politik müdahale

    24 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.