Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Münih’te Kürtler ve Diplomasi Eşiği

    17 Şubat 2026

    Okullardaki Ramazan dayatmasına karşı Eğitim-İş’ten eylem kararı

    17 Şubat 2026

    Kıbrıs’ta Tel-sen’den grev kararı 

    17 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Münih’te Kürtler ve Diplomasi Eşiği

      17 Şubat 2026

      Çanlar kimin için çalıyor?

      16 Şubat 2026

      Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

      12 Şubat 2026

      Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

      11 Şubat 2026

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Cemil’in manifestosu

      16 Şubat 2026

      Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası ve patriyarkal kapitalizmin ifşası

      15 Şubat 2026

      Başkanın tüm tarafları

      15 Şubat 2026

      Sınırdan dönen meyve sebzeyi yiyor muyuz?

      15 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Katledilişinin 50’yılında Şerafettin Atalay Amasya’da anıldı

    Katledilişinin 50’yılında Şerafettin Atalay Amasya’da anıldı

    Siyasi Haber27 Ocak 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Türkiye’de 1960 sonrasındaki faili meçhul kalan siyasi cinayetlerin ilklerinden olan, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Amasya eski İl Başkanı Şerafettin Atalay katledilişinin 50. yılında mezarı başında anıldı.

     


    SiyasiHaber


     


    Şerafettin Atalay, 1965'te TİP'in Amasya'da kurulmasına öncülük etti. Amasya, aynı yıl yapılan seçimlerde 15 milletvekiliyle meclise giren TİP'in Türkiye ortalamasının iki katından fazla oy aldığı bir il oldu. Atalay 1971'de evinin önünde öldürüldü ve cinayeti faili meçhul kaldı. Atalay, her yıl olduğu gibi yakınları, ailesi ve eski yoldaşları tarafından Amasya'daki mezarı başında anıldı.


    Şerafettin Atalay'ın yeğeni Avukat Şerafettin Can Atalay'ın, anmada yaptığı konuşma şöyle:


    “Şerafettin Atalay’ın sevgili dostları,


    Katliamın üzerinden 50 yıl geçti. Dile kolay yarım asır. Tarih, olayları uzun dönemler içinde değerlendirir. Günlük telaş ve duygusallığı içinde olayın boyutları tam kavranamayabilir. Ama yarım asır tarih için bile yeterli bir süre.


    Peki yarım asır bize ne söylüyor?


    İlk olarak Şerafettin Atalay’ın bizlere yarım asırdır unutulmayan, her zaman canlı kalan bir anı bıraktığını söylüyor. Hepimizin sevdikleri var ve onları her zaman içtenlikle anıyoruz. Ama bugün yaptığımız yarım asır ötesinden gelen anmanın yalnızca bir anma değil, bir sorumluluk.


    Bu ülkenin iyiliği için mücadele edenlere karşı bir sorumluluk,


    onların uğradığı zulme karşı ses yükseltmek için bir sorumluluk,


    ülkemizin aynı dertleri, sıkıntıları yaşamaması için bir sorumluluk,


    ülkemizin iyiliği için çabalarımızı devam etmek için bir sorumluluk,


    … daha birçokları sayılabilir. Bu nedenle yıllardır, yıllardır Şerafettin Atalay’ın mezarı başında bir araya geliyoruz. Burada her yıl anılarımızı, güzel bir dünyaya olan özlemimizi paylaşıyor aynı zamanda sorumluluğumuz gereği uyarılarda, hatırlatmalarda bulunmaya çalışıyoruz.


    Tarih bize, 50 yıl önce birçok güzel insanın öldürülmesi gibi Şerafettin Atalay’ın da ölümünün aslında bir işaret fişeği olduğu söylüyor. Karanlık dönemleri hazırlamak için ve ülkemizi karanlıklara götüren bir işaret fişeği.


    Ne yazık ki ne 1970’de ne 1980’de bu işaret fişekleri doğru değerlendirilmedi. Ne zaman bu ülkede farklılıklar yasa ve siyaset dışı yöntemlerle yok edilmeye çalışılsa yaşayacağımız, her bir ailenin, her bir toplumsal ve siyasal yapının kendi payına düşeni yaşayacağı yıkımların işaretini veriyorlar.


    Bu ülkede canlar pahasına biriktirdiğimiz deneyimlerimiz var. 1960, 1971, 1980, 2016 vb. Aralardakileri saymıyoruz bile. Bugün bu bizlere, ülkemize yüksek maliyetleri olan deneyimlerimizi değerlendirip ortaklaşabiliyor muyuz?


    Ne yazık ki hayır. Yeni yeni, hepimizin gözüne sokarcasına işaret fişeklerine şahit oluyoruz. Siyasette kaybedilenin siyaset dışı araçlarla elde edilmeye çalışılmasının alametlerini yaşıyoruz. Yasaların göz ardı edilmesinde, kurumların içinin boşaltılmasında, her yanımıza bulaşan keyfilikte ve en önemlisi sokakta belirmeye başlayan şiddette. Yine en önemlisi bu şiddetin takdir ve teşvik görmesinde. Hepsine gün be gün şahit oluyoruz.


    Yasaların göz ardı edilip keyfiliğin öne çıkarıldığı ortamlara demokrasi denilemez. Siyaseti yasalarla ve siyasetin kendi araçları ile yapmak gerekir. Bu nedenle buradan halkımıza 50 yılın üzerinden önceki kötü, maliyeti çok yüksek deneyimlerini hatırlatmak bizim için bir görev oluyor. Gidişimiz hayırlı değildir.


    Şerafettin Atalay’ın sevgili dostları,


    Bizler Şerafettin Atalay’ın 50 yıl önceki düşünceleri ne ise aynı konumdayız. Aynen ülkemizde eşit ve özgür olması için bir davanın takipçileriyiz. 2021 yılı Şerafettin Atalay’ın partisi Türkiye İşçi Partisi’nin kuruluşunun 60. yılı. Bu parti çalışmalarına 1962’de “demokratik bir cumhuriyet” için çağrıyla başladı. Dikkat lütfen yıl 1962, hedefi “demokratik cumhuriyet”. Şöyle diyordu:


    Ülkemizi “İlk kurtuluş savaşını yapmış, emperyalizme ve sömürücülüğe karşı dünya barışının ve insanlığın hizmetinde, her bakımdan tam bağımsız, ülkesi ve ulusu ile bölünmez, halkçı, emekten yana devletçi, devrimci, laik, insan haklarına ve sosyal adalete ve güvenliğe dayanan demokratik bir cumhuriyet olarak çağdaş medeniyet yolunda ilerletmek” (8 Şubat 1962).


    60 yıl ötesinden gelen bu sesin takipçileriyiz. Şerafettin Atalay’lar, neredeyse bir anmalar haftası olan Ocak ayında kaybettiklerimiz hem bu demokratik cumhuriyeti kurma mücadelesinin hem de kurulamamış olmasının kayıplarıdır. Ülkemizin yeni değerli insanlarını ve yeni birçok yılını kaybetmemesi için 60 yılın mirası “demokratik cumhuriyet” sesine kulak vermeliyiz. Böylesi bir cumhuriyet hepimiz için, her görüş, her inanç, her kimlik, her sınıf, her toplumsal ve siyasal örgütlenmenin kendini geliştirebilmesi için en uygun ortamıdır. Seçim bizlere kalmış. Ya karmaşa ya demokratik, sağlıklı bir gelişme ortamı.


    60 yıl önce kurulan Şerafettin Atalay’ın partisi, Türkiye İşçi Partisi sosyalist içerikli programının sunuşuna 1 Aralık 1921 tarihli kurtuluş savaşımızı yöneten Meclisimizin Halkçılık Beyannamesi’ni koydu. Bu beyanname “kurtulmak, yaşamak için çalışan ve çalışmaya mecbur olan bir halkız” diyordu. Şerafettin Atalay’ın partisi 60 yıl önce kurtuluş savaşı içinden doğmuş modern cumhuriyeti demokratik, sosyal bir cumhuriyete doğru ilerlemek için demokratik, meşru, direniş bir mücadele başlatmıştı. Ülkemizin yaşadığı sıkıntılar bu yolda kalıcı adımlar atamamış olmasının sıkıntılarıdır.


    Elbette bizim gibi başkaca davası olan topluluklar da var. Onlar da kendi yollarını izliyorlar. Ancak bütün bunların kuralları herkes için geçerli olan demokratik bir ortamda gerçekleşmesi gerekir. Eğer iktidarda kalmak için her yol mubah görülürse bundan en çok kalıcı olarak ülkemiz zarar görür. Ha bire darbelerin ve keyfi yönetimlerin ülkemize kaybettirdiği yıllardan söz etmiyor muyuz?


    Tarihi kendimizle başlatmak doğru olmaz. Biz burada 50 yıl üzerinde konuşuyoruz ama bunun bir öncesi bir de sonrası var. Yalnızca biz burada Şerafettin Atalay’ın mezarı başında olduğumuz için onun katledilmesiyle ülkemizin yaşadığı sorunlar arasındaki ilişkiye işaret ediyoruz. Bu uğurda canını veren hangi insanı ansak aynı uyarılarla karşılacağımızdan eminiz.


    Şerafettin Atalay’ın sevgili dostları,


    Ülkemiz salgın hastalığa uzun süredir yaşamakta olduğu ekonomik bunalım ortamında yakalandı. Halkımızın durumu bir kat daha zorlaştı. Çok daha zor bir döneme girmekte olduğumuzun işaretleri var.


    Bu zor dönemi başarıyla atlatmak için istisnasız hepimizin, farklı görüşlerin, siyasi partilerin, toplumsal ve sınıfsal kesimlerin, kurumların sorunlarımızı aşmak için demokratik bir ortamın korunması konusunda anlaşmalıyız. Ülkemizin, hepimizin derdinin ilacı demokratik bir cumhuriyettir. Değilse ekonomik bunalımı aynı ağırlıkta bir toplumsal bunalıma kapı açacaktır. 


    Bu sözleri yarım asrın bize yüklediği sorumlukla söylüyoruz.


    Amasya’da eşitlik ve özgürlük için hayatlarını yitirmiş, bugün aramızda olmayan bütün arkadaşlarımızı sevgiyle anıyoruz. Burada bulunun siz emektarlara saygılarımızı sunuyoruz.


    Burada olduğunuz için teşekkür ederiz.


    Sevgilerimizle…”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Yalova’da: İmamoğlu’ndan adalet vurgusu, Özel’den iktidara sert sözler

    24 Ocak 2026

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026

    IŞİD’lilere vatandaşlık ve kimlik verilmiş: Savcılık belgeleriyle ortaya çıktı

    12 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Münih’te Kürtler ve Diplomasi Eşiği

    Muhsin Dalfidan

    Çanlar kimin için çalıyor?

    Tuncay Yılmaz

    Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

    Mahsuni Gül

    Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Mehmet Horuş

    Cemil’in manifestosu

    Deniz Yazgan

    Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

    Siyasi Haber

    Epstein dosyası ve patriyarkal kapitalizmin ifşası

    Fehim Taştekin

    Başkanın tüm tarafları

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Kıbrıs’ta Tel-sen’den grev kararı 

    17 Şubat 2026

    Dilovası’ndaki fabrika yangınının üzerinden 100 gün geçti: Aileler adalet istiyor

    16 Şubat 2026

    Maden işkolunda bir kadın sendikacı

    15 Şubat 2026
    KADIN

    Maden işkolunda bir kadın sendikacı

    15 Şubat 2026

    Ayrılmak istediği erkek tarafından katledilen Alev Koç Maraş’ta toprağa verildi

    15 Şubat 2026

    Özgül Saki: Tekçi ve dinci dayatmalara karşı demokratik yaşamı ve laikliği savunacağız!

    13 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.