Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Cumartesi Anneleri’nden yeni yıl çağrısı: Hakikatle yüzleşmeden adalet gelmez

    3 Ocak 2026

    Soma Termik Santrali’nde TİS farkı tepkisi: İşçiler eylemde

    3 Ocak 2026

    ABD Venezuela’nın başkenti Caracas’ı bombaladı

    3 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Washington’un freni, Şam’ın kapısı ve Kürtlere dayatılan “İkinci Lozan”

      30 Aralık 2025

      Günümüz gerçekliğinde faşizmi anlamak

      30 Aralık 2025

      Gazetecilik “ayarı” verilmez, etik hatırlatılır

      27 Aralık 2025

      Devletten kadınlara 11. Yargı Paketi mesajı: “Sizi korumak önceliğim değil”

      26 Aralık 2025

      Şam ile Rojava arasında “anlaşma” krizi

      26 Aralık 2025
    • Seçtiklerimiz

      Albanese’nin raporu Türkçede: “Gazze Soykırımı – Toplu Bir Suç”

      2 Ocak 2026

      Yüzyılın ilk çeyreği biterken emeğin halleri

      2 Ocak 2026

      “Mutabakat”ın neresindeyiz?

      1 Ocak 2026

      Asgari ücrette döviz gerçeği!

      29 Aralık 2025

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025
    • Röportaj/Söyleşiler

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025

      Özlem Tolu: 2026 bütçesi eğitimin daha fazla piyasalaşacağı bir dönemin habercisi.

      15 Aralık 2025

      Onur Hamzaoğlu: “Sağlık Bakanlığı’nın bütçedeki payı yüzde 15’in altında olmamalı”

      13 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Karanlıklar Prensi konuştu: ‘Tüm partiler hükümetin yanında yer almalı’

    Karanlıklar Prensi konuştu: ‘Tüm partiler hükümetin yanında yer almalı’

    Siyasi Haber18 Şubat 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Türkiye’nin yakın tarihinde “derin devletin” mafya ve paramiliter örgütler eliyle icra ettiği faaliyetlerin arkasındaki kilit isim olarak bilinen Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Gare operasyonu nedeniyle gündeme gelen tartışmalara dahil oldu ve “tüm partilerin Hükümet’in yanında yer alması gerektiğini” ileri sürdü.

    SiyasiHaber

    Gare operasyonunda polis ve asker ve MİT görevlisi 13 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından  cereyan etmekte olan tartışmalara eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar da dahil oldu.

    1988’de Ankara Emniyet Müdürlüğü, 1990’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü, 1993 Temmuz ayında Emniyet Genel Müdürlüğü görevlerine atanan, Bahçelievler katliamından ceza alan tecilli faşist Haluk Kırcı’nın firarda olduğu dönemde nikâh şahitliğini yapan Mehmet Ağar, 1990’lı yılların başında binlerce insanın faile meçhul cinayetinden sorumlu olan paramileter Hizbullah örgütlenmesiyle ilgili olarak “Hizbullah devlet aleyhine eylemlerden kaçınmaktadır. Örgüt üyelerini yakalamak fayda sağlamaz” değerlendirmesi yapmıştı.

    Susurluk kazasının ardından yargılanması için hakkında dava açılan Ağar, devlet içindeki karanlık odaklar tarafından kollanarak yargılanmasının önüne geçilmişti. Nihayetinde kamuoyunda oluşan tepkiler neticesinde tekrar yargılanmaya başlanan Ağar 2011 yılında “suç örgütü yöneticiliğinden” beş yıl ağır hapis cezasına mahkum olmuştu.  

    Mehmet Ağar, Türkiye’nin yakın tarihinde “derin devletin” mafya ve paramiliter örgütler eliyle  yürüttüğü gizli faaliyetlerin arkasındaki kilit isim olarak biliniyor ve “Karanlıklar Prensi” olarak anılıyor.

    Cezaevin’den çıktıktan sonra Alaattin Çakıcı’yı ziyaret edenler: Mehmet Ağar, emekli korgeneral Engin Alan ve emekli albay Korkut Eken 

    Türkiye’nin bir beka meselesi var

    “Türkiye’nin bir beka meselesi var. Bu beka meselesinin temel başlıklarından birincisi PKK/YPG/PYD’dir. Şimdi bunlara başka konular da eklendi; Doğu Akdeniz, S-400 konusu, Yunanistan-Ege sorunları ve bunun gibi.”

    “Bunların hepsi için, Amerika Birleşik Devletleri’nin anlaması için müşterek bir tavrın ortaya konması gerekiyor. ABD artık kendi isteklerini, kendi istediği gibi râm edecek, boyun eğip, itaat edecek bir hükümet beklememelidir. Bunu şu gün Cumhur İttifakı ile yapacağını, yapması gerektiğini anlaması gerekiyor. Ve beklememesi için, bunu anlaması için TBMM içinde ve dışında tüm partilerin -tabii HDP’nin böyle bir tutum sergilemesini beklemek iyimserlik olur- artık ortak bir pozisyon geliştirmesi/getirmesi gerekiyor. Öyle artık terör örgütünün adını zikretmeme vs. gibi tutumların terk edilmesi lazım.”

     

    “Ortadan konuşmakla olmaz!”

    Kendi görevde olduğu dönemle karşılaştırmalı değerlendirmeler de yapan Ağar şunları da belirtti:

    “Bizim dönemimizde Amerikalı yetkililerden destek gördüğümüz zamanlar oldu. Bu desteği vermelerinin ana sebebi -ki o zaman DYP/SHP iktidarı vardı- karşılarında top yekûn bir siyasi duruşun bulunmasıydı. İktidarıyla, muhalefetiyle. Böyle olduğu için o dönem Amerika bu konunun üzerine gidemedi ve hatta istediğimiz bazı konularda destek verdi.

    Şu an sıkıntının temel nedeni budur. Yani, TBMM içindeki ve dışındaki tüm partilerin bu konuda tek vücut olarak, tek dil kurarak hükümetin yanında olmaları gerekiyor. Unutulmaması gerekiyor ki, nihayetinde bu mesele tarihi görevdir. Muhalefet konusu değildir. Kim hükümet olursa olsun bu saydığımız başlıklarda sağlam durulacak.

    Ortadan konuşmakla olmaz. Millet, kim varsa siyasette yekvücut olmasını bekliyor. Eğer bu olaylar neticesinde başka siyasi beklentiler var ise o olmaz, açık söyleyelim. Beklentileri olmaz. Halk ona müsaade etmez. Diğer hangi konularda muhalefet yapılacaksa yapılsın. Ama bu konular olmaz.”

    Mehmet Ağar kimdir?

    Uyuşturucu kaçakçılığı ve kayıp silahlar

    27 Aralık 1996’da ANAP Lideri Mesut Yılmaz, uyuşturucu kaçakçılığından Türkiye tarafından aranan, ve yatmakta olduğu Hollanda’daki cezaevinden salıverilen Hüseyin Baybaşin’e ait 90’ar dakikalık iki video kasetle ses bantlarının Meclis Araştırma Komisyonu’na vereceği belgeler arasında olduğunu söyledi.

    İddialara göre bantlarda Baybaşin, Hollanda’da kendisiyle görüşenlere yaptığı itiraflarda, 1980’den itibaren, Şükrü Balcı ve eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın kendisine verdiğini öne sürdüğü polis kimlikleriyle, polise ait silahlarla ve yeşil pasaportlarla nasıl rahat dolaştığını anlatıyordu.

    21 Ocak 1997’de Frankfurt Eyalet Mahkemesi 17. Ceza Dairesi Başkanı Yargıç Rolf Schwalbe, üç eroin kaçakçısının davasında sunulan delillere dayanılarak mahkemenin “Türkiye cumhuriyeti devleti ve eroin kaçakçıları arasında yakın bağların var olduğunu” bulduğunu belirtti.

    Yargıç Rolf Schwalbe, basında yer alan demeçlerinde Türkiye’den eroin geçiren iki Kürt aşireti üyelerinin “Türkiye cumhuriyeti devleti ile harika ilişkiler içerisinde olduğunu” ve “devletteki bir bayan bakan ile kişisel iletişimlerinin olduğunu” söyledi. Daha sonra Türkiye’den gelen baskılar üzerine yargıç bu bayanın Tansu Çiller olduğunu açıkladı.

    26 Ocak 1997’de İngiltere’de kaçakçılıktan sorumlu içişleri bakan yardımcısı Tom Sackville Türkiye’yi son zamanlarda eroinin en önemli geçiş noktası olarak belirlediklerini, ellerinde Türk hükûmeti ve polisinden bazı kişilerin uyuşturucu isine karıştığı yolunda iddia ve bulgular olduğunu söyledi.

    20 Mart 1997 tarihinde mülkiye müfettişlerine verdiği yazılı ifadesinde kayıp silahlar olarak adlandırılan silahların nerede ve hangi amaçla kullanılacağını bildiğini ve bu konuda Korkut Eken’e yazılı bir emir verdiğini ancak konunun devlet sırrı kapsamında olduğunu ve bu nedenle daha fazla açıklama yapamayacağını belirtti.

    Bahçelievler Katliamı hükümlüsü Haluk Kırcı’nın firarda iken nikah şahitliğini Mehmet Ağar yapmıştı
     

    Önce kollandı sonra yargılanmak zorunda kalındı

    İstanbul DGM Başsavcılığı Ağar hakkında, Sedat Edip Bucak ile birlikte ‘cürüm işlemek için çete kurmak, hakkında yakalama ve tevkif müzakeresi bulunan kişileri yetkili mercilere haber vermemek ve görevi kötüye kullanmak’ iddiasıyla 6 yıldan 12 yıla kadar ağır hapis cezasıyla dava açtı. 11 Aralık 1997’de dokunulmazlığı kaldırılan Mehmet Ağar, Anayasa Mahkemesinin itirazını reddetmesinden sonra, 10 Ocak 1998’de DGM’de üç saat süreyle sanık sıfatıyla ifade verdi. Ağar ifadesinde, kayıp silahlar konusunun devlet sırrı olduğunu ileri sürdü ve olayların meydana geldiği tarihte bakanlık görevini sürdürdüğü ve bu nedenle de ancak Yüce Divan tarafından yargılanabileceğini söyledi. DGM önce ‘görevsizlik’ ve 9 Temmuz tarihinde Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin kararı bozma kararından sonra da ‘yargılanmanın durdurulması’ kararlarını aldı.

    Ağar, 15 Haziran 2000 tarihinde ise “Suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” iddiasıyla hakkında oluşturulan Meclis Soruşturma Komisyonu tarafından 8’e karşı 6 oyla Yüce Divan’a sevkine gerek olmadığına karar verilerek aklandı.

    DGM ve TBMM Susurluk Kazası Araştırma Komisyonu’nda verdiği ifadelerinde sürekli olarak devlet sırrı olduğu için açıklama yapamayacağını söyledi.

    Mehmet Ağar Kasım 2008’de tekrar yargılanmaya başlandı. İlk duruşmaya sağlık sorunları nedeniyle katılamayan Ağar hakkında görevsizlik kararı verildi. Hakkındaki suçlamalarsa şöyle:

    1993-1996 arasında

    Cürüm işlemek için silahlı teşekkül meydana getirmek;

    Gıyabi tutuklu sanık Abdullah Çatlı’nın saklı bulunduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere haber vermemek ve gizlenmesine yardım etmek;

    Yasalara aykırı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz’e silah taşıma izin belgesi vermek ve hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesini sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanmak.

     

    Suç örgütü yöneticiliğinden 5 yıl hapis cezası

    15 Eylül 2011 günü; Ankara Özel Yetkili 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, parti liderliği, Valilik ve Emniyet Genel Müdürlüğü yapan Mehmet Ağar’ın “suç örgütü yöneticisi” olduğuna karar verdi ve Susurluk davasında 5 yıl hapse mahkûm etti.

    5 yıllık cezanın 3 yılını infaz yasası nedeniyle yatmış gibi kabul edilen Ağar geriye kalan iki yıl cezasını yatmak üzere Aydın iline bağlı Yenipazar ilçe cezaevini seçmişti. İki yıllık cezasının bitmesine henüz bir yıl kalan Ağar kamuoyunda 3. Yargı paketi olarak bilinen yasada yer alan denetimli serbestlik hakkında yararlanarak cezasının bitmesinden 361 gün önce tahliye edildi. Ağar cezasını yasalar uyarınca kısmen çektiği Yenipazar ilçesindeki cezaevi kendisi cezaevine teslim olmadan önce boyama bahanesiyle boşaltılmıştı ve Ağar mahkûmiyeti süresince İlçe cezaevinde üç mahkûmdan ayrı koğuşta kalarak çekti.

    Mehmet Ağar’la ilgili kaynak: Vikipedi

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Hanuka’nın son gününde İstanbul’da antisiyonizm–antisemitizm çizgisi bir kez daha aşıldı

    23 Aralık 2025

    Bursa’da metal işçileri üretim sahasında: TİS görüşmeleri krize girdi

    23 Aralık 2025

    İmralı Heyeti ile Özgür Özel görüştü: Siyasal ve toplumsal mutabakat hayati önemde

    22 Aralık 2025
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Washington’un freni, Şam’ın kapısı ve Kürtlere dayatılan “İkinci Lozan”

    Burak İmrek

    Günümüz gerçekliğinde faşizmi anlamak

    Elif Gamze Bozo

    Gazetecilik “ayarı” verilmez, etik hatırlatılır

    İrem Kabataş

    Devletten kadınlara 11. Yargı Paketi mesajı: “Sizi korumak önceliğim değil”

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Albanese’nin raporu Türkçede: “Gazze Soykırımı – Toplu Bir Suç”

    Siyasi Haber

    Yüzyılın ilk çeyreği biterken emeğin halleri

    Ertuğrul Kürkçü

    “Mutabakat”ın neresindeyiz?

    Aziz Çelik

    Asgari ücrette döviz gerçeği!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Soma Termik Santrali’nde TİS farkı tepkisi: İşçiler eylemde

    3 Ocak 2026

    Van’da kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 157’nci gününde

    2 Ocak 2026

    Yüzyılın ilk çeyreği biterken emeğin halleri

    2 Ocak 2026
    KADIN

    2025’te en az 297 kadın ve 29 çocuk katledildi

    2 Ocak 2026

    G.G.: “Beni ve çocuğumu koruyacak hiçbir mekanizma kalmadı”

    2 Ocak 2026

    Rojda Yakışıklı, katledilmeden önce fail hakkında şikâyette bulunmuş

    29 Aralık 2025
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.