MA
İstanbul Kadıköy’de bulunan Boğa heykeli önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Eylemde “Anadil için statü, toplum için demokrasi” pankartı taşınırken, “Ziman rûmete, hebûna me ye”, “Bê ziman jiyan nabe”, “Anadil hakkı engellenemez” ve “Zimanê me rûmeta me ye” sloganları atıldı. Basın metni Kürtçenin Kurmanci ve Kirmancki lehçeleri ile okundu.
Açıklamada, dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kimliğin ve aidiyetin temel unsuru olduğu vurgulandı. Dilsel hakların; ayrımcılık yasağı, ifade özgürlüğü ve özel yaşam hakkı gibi temel insan haklarının bir parçası olduğu belirtilerek, anadilin uluslararası sözleşmeler gereği korunması gerektiği ifade edildi.
Metinde, anadilin korunması ve geliştirilmesi için en önemli adımın devlet tarafından eğitim, sağlık ve yargı gibi temel kamusal hizmetlerde kullanımının sağlanması olduğu kaydedildi. Özellikle anadilinde eğitimin çocukların bilişsel ve psikolojik gelişimi açısından önemine dikkat çekilerek, çok dilli ve çift dilli eğitim politikalarının hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi. Türkiye’de en çok konuşulan ikinci dil olduğu ifade edilen Kürtçenin kamusal alandaki kullanımının önündeki hukuki ve fiili engellerin kaldırılması çağrısı yapıldı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Murad Mıhçı da Ermenice yaptığı konuşmada, Anadolu’da Ermenice’nin yok oluşuna dikkat çekerek, her halkın kendi anadilini özgürce konuşabilmesi gerektiğini söyledi.
DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar ise tekçi devlet anlayışının diller üzerinde baskı kurduğunu savunarak, Kürtçenin yasaklamalara rağmen varlığını sürdürdüğünü ifade etti. HDK İstanbul İl Eş Sözcüsü Didem Yılmaz da anadilin temel bir hak olduğunu belirterek, bu haktan vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.
Açıklama, “Ana dillerine statü, ana dilinde eğitim ve toplum için demokrasi” talebinin yinelenmesiyle sona erdi.
