Tahran’da 28 Aralık Pazar günü çarşı esnafının kötüleşen ekonomik durumu, yüksek yaşam maliyetini ve vatandaşların satın alma gücündeki düşüşü kınamak üzere kepenk kapatması ve sokaklara çıkmasıyla başlayan gösteriler sürüyor. Ekonomi temelli başlayan gösterilerde giderek artan ölçüde politik sloganlar atılıyor.
Gösterilerin 5. gününde protestocular Kum, Meşhed, Tahran, Farsan, Mervdaş, Lordegan, Arak, Kavar, Nahavand, Harsin, Kermanshah, İslamabad Gharb ve Nurabad Lorestan dahil olmak üzere ülkenin çeşitli şehirlerinde sokaklara döküldü. Atılan sloganlar içinde “Hamaney’e ölüm”, “Diktatöre ölüm”, “Ne Gazze ne Lübnan, İran için canımı feda ederim”, “Öğrenciler ölür, aşağılanmayı kabul etmez”, “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganları öne çıktı. Şahlık yanlısı sloganların atıldığı da görüldü.
Bu protesto eylemleri, Mahsa Amini’nin polis nezaretinde ölmesinin ardından ülke genelinde yaşanan öfke dalgasından bu yana gerçekleşen en kitlesel gösterileri oluşturuyor.
3 gösterici öldürüldü
Hükümet karşıtı protestolar devam ederken, İslam Cumhuriyeti’nin güvenlik güçleri, ülkenin dört bir yanını saran protestoları doğrudan göstericilere ateş açarak bastırmaya çalışıyor. İran International’in bildirdiğine göre gösterilerde en az beş gösterici öldürüldü; ancak şu ana kadar üç göstericinin ölümü doğrulanabildi.
Aynı kaynağa göre Foladshahr’da yaşayan protestocu Dariush Ansari Bakhtiarvand, Çarşamba akşamı şehirdeki gece protestoları sırasında hükümet güçlerinin açtığı doğrudan ateş sonucu öldürüldü. 2003 doğumlu Amir Hossam Khodayarifard da 31 Aralık Çarşamba akşamı Kohdasht bölgesinde düzenlenen halk protestoları sırasında güvenlik güçlerinin doğrudan ateşine hedef oldu ve hayatını kaybetti. 28 yaşındaki protestocu Şayan Asadollahi ise 1 Ocak Perşembe akşamı Lorestan eyaletinin Azna kentinde düzenlenen halk protestoları sırasında güvenlik güçleri tarafından vurularak öldürüldü.
Alınan haberlere göre, protestolar sırasında Farsan ilçesinde en az 20, Kohdasht ilçesinde ise en az 20 kişi tutuklandı.
Pezeşkiyan göstericilere ılımlı mesajlar gönderiyor
Aklitha (Azınlıklar) adlı siteye göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın protestocuların meşru taleplerini dinleme çağrısına rağmen, göstericiler hükümetin niyetleri konusunda kuşkularının olduğunu dile getiriyor ve diyalog çağrılarının gerçek bir politika değişikliği sağlamaktan ziyade kamuoyunun öfkesini yatıştırmayı ve zaman kazanmayı amaçladığına inanıyorlar.
Bu arada, İran Devrim Muhafızları, herhangi bir “kaos veya güvenlik tehdidine” karşı koyacağını açıkladı ve yabancı güçleri İran toplumunu hedef alan “psikolojik ve medya savaşı” yoluyla ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışmakla suçladı.
Bu iç gelişmeler, Tahran’ın artan dış baskıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde yaşanıyor; ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer programını yeniden canlandırmaya çalıştığının kanıtlanması halinde yeni saldırılar başlatmakla tehdit etmişti.
Tahran suçlamaları reddedip nükleer programının barışçıl olduğunu savunurken, gözlemciler dış tehditlerin iç durumu karmaşıklaştırdığına ve kamuoyundaki hoşnutsuzluğu körüklediğine inanıyor.
Protestocular, devam eden ekonomik kriz ve yakın zamanda çözüm bulunacağına dair net işaretlerin olmaması nedeniyle protestoların yoğunlaşmasının muhtemel olduğunu ve sendikaların ve diğer meslek gruplarının da grevlere katılmasının beklendiğini iddia ediyor.
