İran’da 28 Aralık günü Tahran’da Büyük Pazar esnafının protesto eylemleriyle başlayıp tüm İran vilayetlerine yayılan gösterilerde güvenlik güçlerinin özellikle 8-9 Ocak’tan bu yana gerçek mermiler ve ağır silahlar kullandığı öğrenildi.
İnternet iletişimin 8 Ocak’tan itibaren kesilmiş olması, telefonların çalışmaması nedeniyle son günlerde İran’daki gösteriler hakkında sağlıklı bilgi alınamıyor.
Ölü sayısında çelişkili bilgiler geliyor
Çeşitli kaynakların verdiği bilgiler, güvenlik güçleri tarafından öldürülen göstericilerin sayısında yaklaşık 2 binden 5 bine kadar farklılıklar gösteriyor. Gözlemciler ve haber kaynakları özellikle 8-9 Ocak günlerinde İran Devrim Muhafızları ile Besic’lerin göstericilere karşı ağır silahlar kullanarak kitlesel katliamlar yaptığı konusunda ortaklaşıyor.
İran İslami rejimi gösteriler karşısında ilk 10 gün görece kontrollü bir şiddet kullanırken, daha sonra göstericileri doğrudan yabancı güçlerin emrinde hareket etmekle suçlayıp “muhareb” (Allah düşmanı) ilan etmeleriyle birlikte güvenlik güçleri kitlesel katliamlar gerçekleştirdi. Göstericilere karşı gerçek mermiler ve ağır makineli silahlar kullanıldı.
HRANA’nın bilgileri
İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın (HRANA) derlediği verilere göre, ülkedeki 31 vilayetin tümünde, 187 şehirde 617 protesto gösterisi kaydedildi.
HRANA, doğrulanmış bilgi olarak en az 2 bin 615 kişinin öldürüldüğünü, 2 bin 54 kişinin ağır yaralı olduğunu ve 18 bin 470 kişinin tutuklandığını rapor ediyor. Aynı örgüt 18 yaşın altındaki 13 çocuğun ölümünün teyit edildiğini bildiriyor. Hükümet güçlerinden ise 153 kişinin hayatı kaybetti.
IHRNGO’nun bilgileri
İran İnsan Hakları Gözlem Örgütü’nün (IHRANGO) verdiği bilgilere göre ise protestoların başlangıcından bu yana en az 3.428 protestocu öldürüldü. Bu sayının yalnızca IHRNGO tarafından doğrudan veya iki bağımsız kaynak aracılığıyla doğrulanan vakaları içerdiği ve Sağlık Bakanlığı içindeki kaynaklardan 8-12 Ocak tarihleri arasında alınan verileri kapsadığı belirtiliyor.
IHRNGO’ya ulaşan bilgiler, öldürülenlerin çoğunun 30 yaşın altında olduğunu ve en az 17’sinin 18 yaşın altında çocuk ve en az 10’unun kadın olduğunu gösteriyor. Bu örgüt, tutuklu sayısını da yaklaşık 20 bin olarak veriyor.
İran Uluslararası Örgütü ise 8-9 Ocak günlerinde güvenlik güçlerinin 12 bin göstericinin ağır makineli tüfeklerle katledildiğini iddia etti.
Toplu idam kaygısı
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran’daki cinayetlerin ve infazların durduğuna dair “bilgilendirildiğini” belirtti; bu açıklamalar, devam eden güvenlik ortamı ve artan kayıplara ilişkin raporlar göz önüne alındığında, şüphe ve eleştirel tepkilerle karşılandı.
14 Ocak’ta, İslam Cumhuriyeti Başsavcısı Gulamhuseyin Mohseni-Ejei, bir grup protestocunun tutulduğu bir tesisi ziyaret ederek hızlı yargılama ve cezalandırmanın gerekliliğini vurguladı ve şunları söyledi: “Bir şey yapmak istiyorsak, bunu hızlı ve zamanında yapmalıyız. Bugün yapabileceğimiz bir şeyi iki veya üç ay sonra yaparsak, aynı etkiyi yaratmaz.” Bu arada, 10 Ocak’ta Başsavcı, tüm protestocuları “muhareb” ( Allah’ın düşmanları) ilan etti; bu suçun karşılığı ölüm cezası!
Bu nedenle gözaltında bulunan yaklaşık 20 bin kişinin hızlıca yargılanıp idam edilmesi kaygısı yaşanıyor.
