Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Akın Gürlek’in tapu kayıtları soruşturmasında tutuklama talebi

    27 Mart 2026

    BTK talimatıyla gazetecilere ve haber sitelerine erişim engeli

    27 Mart 2026

    ODTÜ sinema festivali belgesel gösterimleriyle başladı

    27 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026

      Kötülüğün sol hali

      16 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026

      ABD kaybederse

      22 Mart 2026

      Komün dersleriyle geri geliyor

      19 Mart 2026

      ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

      19 Mart 2026

      Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

      16 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Ermeni Soykırımına dair önemli bir belge bulundu

    Ermeni Soykırımına dair önemli bir belge bulundu

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Tarihçi Ümit Kurt ve gazeteci Alev Er, Paris’teki Nubaryan Kütüphanesi’ndeki araştırmaları sırasında, bugüne dek hiç yayınlanmamış bir belgeye ulaştılar. Dönemin en önemli Ermeni yazarlarından Zabel Yesayan tarafından kaleme alınan Paris Konferansı’nda Ermeni Delegasyonu’nu temsil eden Boğos Nubar Paşa’ya sunulan 11 sayfalık rapor, 1915 ve sonrasında Ermeni kadınların maruz kaldığı korkunç muameleyi anlatıyor.

    24 Nisan 1915’te, Ermeni aydınlarının çıkarıldığı ölüm yolculuğundan bir hastanede saklanarak kurtulan Zabel Yesayan, 1909’daki Adana Katliamı’nın da tanığı olmuştu. İlk kez ortaya çıkan bu raporda, Yesayan, İttihat ve Terakki’nin gayrimüslim milletleri sistematik biçimde imha ettiğini belirtiyor. Genç kadınların, genç kızların ve çocukların zorla kaçırıldığını, bunların sayısının kesin olmamakla birlikte 200.000’den fazla olduğunu ifade ediyor.

    Yesayan, bu kişilerin büyük çoğunluğunun Ermeni olduğuna ve bunun yanında çok sayıda Rum, Süryani ve Nasturî çocuk ve kadın bulunduğuna işaret ediyor: “Birçok kadın ve çocuk, doğdukları şehir ve köylerden kaçırıldı. Bu sırada komşu Müslümanlar onlara gelip saklamayı önerdi. Yaşadıkları panik sırasında başıboş çocuklar anında kaçırıldı, genç kızlar zorla götürüldü. Erkekleri kadınlardan ve çocuklardan ayırdılar; erkekler acımasızca katledildi.”

    “Çocuk, genç kız ve genç kadınlarsa caniler tarafından kaçırıldı. Bu onursuz durumdan kaçmayı başaranlar, bu kez de yollarda öldürüldü. Konvoylara refakat eden jandarmalar, onları 1-2 gün yürüttükten sonra bir su kaynağı yanında durduruyor, ama su içmelerini engelliyorlardı. Suya kavuşma izni elde etmenin bedeli, bilmem kaç tane bakire ya da genç kızın kendilerine teslim edilmesiydi. Bu korkunç yöntem sistematik biçimde uygulandı.”

    Paris’teki Nubaryan Kütüphanesi’ndeki araştırmalarımız sırasında karşımıza çıkan bu önemli belge, 8 Mart 1919’da, Ermenilerin en önemli kadın yazarlarından Zabel Yesayan tarafından, Paris’teki Ermeni Milli Delegasyonu Başkanı Boğos Nubar Paşa nezdinde kaleme alınmış bir tebliğ. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’nden sonra, savaştan yenik çıkan Osmanlı Devleti, Aralık 1918 itibarıyla sürgün ettiği Ermenilerin memleketlerine geri dönüşüne ilişkin bir talimatname hazırlar. Bu arada Ermeni Patrikliği Arakel Çakıryan başkanlığında bir komisyon kurar. Komisyonun en önemli görevi, Ermeni tehciri sürecinde yetim ve dul kalmış çocuk ve kadınların aile ve akrabalarına teslim edilmesi, el konmuş taşınır ve taşınmaz malların asıl sahiplerine geri verilmesidir.

    Çakıryan başkanlığındaki komisyon, Osmanlı Dahiliye Nezareti ve İtilaf devletlerinin İstanbul’daki yüksek komiserlikleriyle, özellikle de İngiliz Yüksek Komiserliği bünyesinde kurulan Ermeni-Rum seksiyonuyla işbirliği halinde çalışır. Çakıryan, 4 Nisan 1919’da bu çalışmanın raporunu Patrikliğe sunar. Bu rapor, bildiğimiz kadarıyla bugüne kadar yayımlanmadı. Yesayan’ın tebliği, o rapora konu olan olayları anlatan ve daha önce yayınlanmamış bir belge olması dolayısıyla tarihi öneme sahip. 1909 Adana katliamlarını da yakından takip eden ve hatta o katliamları soruşturmak saikiyle dönemin İttihatçı hükümetince kurdurulan komisyonda da görev alan Zabel Yesayan’ın bu çarpıcı ve hayati tebliğini Boğos Nubar Paşa, Ermeni Milli Delegasyonu adına Paris Barış Konferansı’nın dikkatine sunmuş, tebliğde yer alan bilgilerin “en gerçekçi tanıklılarla bizzat yerinde” tespit edildiğinin altını çizmiştir.

    Zabel Yesayan, tebliğinde İttihat ve Terakki yönetiminin savaşın başından itibaren, gayrimüslim milletleri sistematik biçimde imha ettiğini belirtir. Genç kadınların, genç kızların ve çocukların zorla kaçırıldığını, bunların sayısının kesin olmamakla birlikte 200.000’den fazla olduğunu ifade eder. Yesayan, bu kişilerin büyük çoğunluğunun Ermeni olduğuna ve bunun yanında çok sayıda Rum, Süryani ve Nasturî çocuk vekadın bulunduğuna da işaret eder. Söz konusu çocuk ve kadınların farklı biçimlerde kaçırıldığını belirttikten sonra, bir sınıflandırma yapar:

    “1. Birçok kadın ve çocuk, doğdukları şehir ve köylerden kaçırıldı. Bu sırada komşu Müslümanlar onlara gelip saklamayı önerdi. Yaşadıkları panik sırasında başıboş çocuklar anında kaçırıldı, genç kızlar zorla götürüldü; nitekim Erzurum’da Türk subaylar şehrin önde gelenlerinin kızlarını kaçırdı. Bir Alman subay, Erzurum’un en güzel kızı olan Kalfayan’ı, yollarda sürükleyerek götürdü. Erzincan’da, önde gelen Türkler zengin ailelerin mirasçısı kızları zorla kaçırdı. Trabzon’da sivil ve asker kıyafetli subaylar, şehrin en gözde, en iyi eğitimli kızlarını bir evde toplayıp İttihat ve Terakki üyelerine sundu. Rum Metropoliti’nin evine ya da yabancı kurumlara sığınmış olanlar, aynı amaçla zorla kaçırıldı.

    2. İnsanlar şehir veya köyünden uzaklaştırıldıktan sonra erkekleri kadınlardan ve  çocuklardan ayırdılar; erkekler acımasızca katledildi, çocuk, genç kız ve genç kadınlarsa caniler tarafından kaçırıldı. Bu onursuz durumdan kaçmayı başaranlar, bu kez de yollarda öldürüldü. Konvoylara refakat eden jandarmalar, onları 1-2 gün yürüttükten sonra bir su kaynağı yanında durduruyor, ama su içmelerini engelliyorlardı. Suya kavuşma izni elde etmenin bedeli, bilmem kaç tane bakire ya da genç kızın kendilerine teslim edilmesiydi. Bu korkunç yöntem sistematik biçimde uygulandı (italik bize ait). Özellikle de Kemah-Halep, Konya-Tarsus yollarında ve bir de Fırat boyunlarında.

    3. Bu zavallılar herhangi bir toplanma yerine vardığında Kürtler, Çerkezler, Çeçenler ve Rumeli göçmeni Müslümanlar, bunlara göz yuman jandarmanın himayesinde tehcir edilenlerin kampına saldırıyordu. Üzerlerinde ne bulurlarsa alıp götürüyor, elbiselerini bile soyup çıkarıyorlardı. (…)  İnfazlar, ötekilere ibret olsun diye, diğer kadınların yanında yapılıyordu.”

    Tebliğde toplu tecavüzler de yer alır. Bir Müslüman tarafından götürülmedikçe ya da satılıp kaderi belli olmadıkça, her kadın toplu tecavüzün muhtemel kurbanıdır. Yesayan’ın tebliğindeki belki de en çarpıcı bölüm, bütün bu şiddete maruz kalan Ermeni kadınların tutumuna ilişkin. Yesayan konvoylarda iyi eğitimli, yüksek tabakalara mensup kadınlar da olduğunu vurgular. Söz konusu kadınların birçoğu infazlar ilk başladığında intihar etmiştir. Pek çok anne, genç kızlarını Fırat’ın sularına atmıştır. Genç kadınlar yeni doğmuş çocuklarıyla birlikte aynı sulara atlamışlardır: “Pek çoğu delirdi. Aralarından bazıları tecavüzden sonra kaçmayı başardı; bunların çoğu kaçarken öldürüldü. Kimileri, ki bunların sayısı çok azdı, mütecavizini öldürmeyi başardı. Elde silah kendisini savunanların sayısı hiç de az değildi.”

     

    Yesayan, bu kadınlardan Sivas kökenli bir genç kız olan Matmazel Şahinyan’ın mavzeriyle 10 mermi sıktıktan sonra ancak tüfekle vurularak durdurulabildiğini belirtir. Şebinkarahisar kadınları ise tehcir kararına uyan erkeklerine isyan etmiş, evlerinde ölümü seçmişlerdir. Urfa’nın genç kız ve kadınları, şehirdeki muharebelere katılmıştır. Birçok Urfalı kadın da hasımlarının eline düşmektense zehir içmeyi tercih eder. Birçok bölgede anneler teslim olmaktansa, içinde oldukları evleri, genç kızları ve çocuklarıyla birlikte ateşe verirler.

     

    Zabel Yesayan’a göre, Müslümanların alıkoyduğu kadın ve çocukların geri dönüşünü sağlamak için, onları iki kategoride değerlendirmek gerekmektedir: Reşit olanlar ve olmayanlar. Çocuklar ve kaçırıldıkları tarihte reşit olmayan kadınlar koşulsuz geri getirilmelidir. Bu kadın ve çocuklar ailelerine teslim edilmeli; aile ve yakın akrabalarının ölmüş olması halinde ilgili milletlerin korumasına verilmelidir. Reşit kadınların teslimi ise komplike bir sorundur: “Bir kısmı jandarmalar tarafından görece katlanabilir bir hayat vaat eden iyi niyetli Müslümanlara satılmış ya da teslim edilmiş, dolayısıyla bu kadınlar kendilerini korkunç sondan kurtaran bu insanlara minnet duyuyor. Bir kısmı bütün ailesini kaybetmiş ve nasıl bir geleceği olacağını bilemiyor. Bir kısmının Müslüman kocalardan çocuğu olmuş, onları terk etmek istemiyor. Bir kısmı yaşadıkları onca aşağılamadan sonra millettaşları arasına geri dönmeye utanıyor. Birkaçı ise tam tersine, her türlü haysiyetini ve ahlaki değerini kaybetmiş durumda. Ülkesinde güvende olacağından emin değil.”

     

    Yesayan, bu kategorideki kadınlarla özel olarak ilgilenecek kadın komisyonları kurmanın elzem olduğunu vurgular: “Müttefik güçlerin desteğine sahip uluslararası bir kadın komisyonu kurulmalıdır… Ya hemen düşmanın saklanmasına fırsat bırakmadan harekete geçip bütün bu zavallı köleleri onlardan uzaklaştıracağız ya da yeni sorun ve komplikasyonlara sebep olacağız.” (Agos)

    ermeni soykırımı

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Türkiye’de şiddet vakaları yüzde 75 arttı: Urfa ve Adana “sıcak nokta” ilan edildi

    25 Mart 2026

    Newroz coşkusu alanları doldurdu

    22 Mart 2026

    Avrupa’da barış hareketleri militarizasyona karşı örgütleniyor

    21 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Ertan Eroğlu

    Eğitim kimin için ve ne için?

    Muhsin Dalfidan

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    Erdal Kara

    Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

    Ümit Akçay

    ABD kaybederse

    Ertuğrul Kürkçü

    Komün dersleriyle geri geliyor

    Siyasi Haber

    ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Dilovası’nda Ravive Kozmetik faciası davasında tahliye kararı

    27 Mart 2026

    Divriği madeninde işten çıkarmalara tepki: Hak ihlali vurgusu

    27 Mart 2026

    Divriği maden işçileri OYAK önünde: “İşimizi geri istiyoruz”

    25 Mart 2026
    KADIN

    DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz TBMM İdare Amiri görevinden istifa etti

    24 Mart 2026

    CSW70’te ABD duvarı: Kadın haklarına açık politik müdahale

    24 Mart 2026

    Aksaray ve Kayseri’de iki kadın katledildi

    21 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.