ABD’de çocuk istismarı ve fuhuş ağı suçlamalarıyla gündeme gelen Jeffrey Epstein dosyasında son haftalarda açıklanan yeni belgeler, yalnızca ABD ve Avrupa’daki bağlantıları değil, Türkiye’deki bazı iddiaları da yeniden tartışmaya açtı. Belgelerde uluslararası lüks otel zincirlerine dair yer alan ifadeler, 2011 yılında Antalya’daki bir otelde stajyer olarak çalışan 16 yaşındaki Burak Oğraş’ın şüpheli ölümünü yeniden gündeme taşıdı.
Oğraş’ın babası Murat Oğraş, dosyada gelinen son durumu ve Epstein belgeleriyle kurduğu bağlantıya dair değerlendirmelerini editörümüz Mehmet Murat Yıldırım’a anlattı.
“Dosyada hâlâ bir karar yok”
Murat Oğraş, hukuki süreçte son durumu şöyle özetledi:
“En son Aralık ayının 8 ya da 9’unda dosya savcısıyla görüştüm. Aralık sonuna kadar karar vereceğini söyledi ama karar çıkmadı. Yakın zamanda avukatım görüştü, bu kez Şubat sonuna kadar karar verileceği söylendi. Şu an için hukuki süreçteki son gelişme bu.”
Oğraş, bu belirsizliğin yıllardır sürdüğünü vurgulayarak, adalet arayışından vazgeçmeyeceğini ifade etti.
“Adalet sağlanana kadar mücadelem bitmeyecek”
Oğlunun ölümüne ilişkin mücadelesinin kararlılıkla süreceğini belirten Murat Oğraş, şu ifadeleri kullandı:
“Adalet sağlanana kadar benim mücadelem bitmeyecek. Oğlumun katilleri belli. Ama dosya, otel sahibinin mevcut iktidarla olan ilişkileri nedeniyle sürekli savcı değiştirildi. Bir savcı bir adım atmaya kalktığında dosya elinden alındı.”
Oğraş, soruşturmanın emniyet ayağında da benzer bir tablo yaşandığını savundu.
“Dosyayı kapatmaya çalıştılar”
15 Temmuz darbe girişimi öncesi ve sonrasına da değinen Oğraş, dosyada görev alan bazı emniyet mensuplarının FETÖ bağlantıları nedeniyle daha sonra tutuklandığını hatırlattı:
“15 Temmuz’a kadar dosyamıza bakan FETÖ’cü polisler örtbas etmeye çalıştı. Benim sürekli gündeme getirmem sayesinde dosya kapanmadı. Bugün dosyada görev alan, bakanlıkta ve emniyette olan birçok isim cezaevinde.”
“Oğlum otelde bir sapıklığa şahit oldu”
Murat Oğraş, oğlunun öldürülme nedenine ilişkin iddialarını yıllardır dile getirdiğini belirtti:
“Oğlumun öldürüldüğü gece otelde bir istismara şahit olduğunu ve bunu kayıt altına almaya çalıştığını düşünüyorum. Cep telefonunun yok edilmesi de bununla ilgili.”
Bu iddiaların, Epstein dosyasında ortaya çıkan yeni bilgilerle yeniden anlam kazandığını söyledi.
Epstein belgeleri ve Rixos iddiası
Oğraş, yıllar önce bir gazeteciyle yaptığı görüşmeyi de hatırlattı:
“Yıllar önce ABD’de yaşayan Türkiyeli bir gazeteci bana Epstein dosyasını araştırdığını, lüks otellerle bağlantılı bir istismar ağı olabileceğini söylemişti. O dönem somut bir şey bulamamıştım. Ama şimdi, Epstein dosyalarında lüks oteller ve küçük yaştaki kızların ‘masaj eğitimi’ adı altında getirildiğine dair bilgiler çıkıyor. Bu durum, oğlumun neden öldürüldüğüne dair şüphelerimi güçlendiriyor.”
“Son telefon konuşmasında ‘otelde sapıklar var’ dedi”
Burak Oğraş’ın ölümünden önceki son telefon görüşmesine dair bilgiler de dosyada yer alıyor:
“Oğlum, sinyal kesilmeden önce kız arkadaşıyla konuşuyor. Ona otelde sapıkların olduğunu, bu yüzden canının çok sıkkın olduğunu söylüyor. Kız arkadaşı bunu savcılığa anlattı, ifadesi dosyada mevcut.”
“Altı şüpheli var ama hiçbir işlem yapılmıyor”
Dosyada altı cinayet şüphelisi bulunduğunu belirten Murat Oğraş, yargı sürecindeki çelişkilere dikkat çekti:
“Bir savcı takipsizlik verdi, sonra aynı kişi hakkında ‘cinayeti işlediği anlaşılmaktadır’ diye tutuklamaya sevk etti. Mahkeme adli kontrolle serbest bıraktı. Daha sonra başka bir savcı yakalama kararı çıkardı ama yine hiçbir şey yapılmadı.”
“Cep telefonunun yok edilmesi Epstein dosyasıyla bağlantılı”
Oğraş, oğlunun cep telefonunun kaybolmasının tesadüf olmadığını savundu:
“Telefon neden yok edilsin? Dosyada görgü tanıkları var, emekli bir öğretmen kendi isteğiyle üç kez savcıya ifade verdi. Ama bunların hepsi yok sayılıyor. Her şey dosyada açık.”
“Şüphem yıllardır aynı”
Son olarak Epstein dosyasındaki yeni gelişmelerin, kendi şüphelerini güçlendirdiğini söyleyen Murat Oğraş şöyle konuştu:
“Yıllar önce şüphelendiğim şey bugün daha görünür hale geldi. Epstein dosyası yeniden açıldıkça, oğlumun ölümüyle ilgili sorular da yeniden gündeme geliyor. Benim şüphem hâlâ aynı.”
