Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Esra Işık’ın tutuklanmasının ardından Akbelen’de nöbet çağrısı

    31 Mart 2026

    Hatay’da TOKİ şantiyelerinde çalışan işçiler: “Aylardır maaş alamıyoruz”

    31 Mart 2026

    Bozbey’in gözaltına alınmasına Bursa’da tepki: “Halkın iradesine müdahale”

    31 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026

      İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

      30 Mart 2026

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026

      ABD kaybederse

      22 Mart 2026

      Komün dersleriyle geri geliyor

      19 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Devrimin Rengi Kadının Rengidir!

    Devrimin Rengi Kadının Rengidir!

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) 1 Şubat 2014 Cumartesi günü Ankara’da İnşaat Mühendisleri Odası’nda (İMO) gerçekleşecek “Yeni Siyaset Arayışları: Radikal Demokrasi Mücadelesinde Yeni Muhalefet ve Örgütlenme Biçimleri” adlı bir sempozyum düzenleniyor. Konferans öncesinde katılımcı partilere, bu bağlamda önümüze çıkan temel sorunlara yaklaşımlarını anlayabileceğimiz soruları yönelttik. PYD (Partiya Yekîtiya Demokrat/Demokratik Birlik Partisi) Eş sözcüsü Asya Abdullah ile yapılan söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.

    Dünyada sol-sosyalist ve diğer özgürlükçü hareketlerin genel durumunu değerlendirir misiniz?

    21. yüzyılda sistemlerin değişim ve dönüşümlerinde büyük roller oynayabilecek birçok gelişme ortaya çıkmıştır. Bu son dönüşümler bilhassa Ortadoğu’da ortaya çıkmıştır. Tabii bu değişim hareketlerine yardım edenler, destek verenler hatta öncülük edenler, demokratik ve sosyalist kuvvetler yani özgürlük-barış ve demokrasi isteyenler olmalıydı. Ortadoğu da bu gelişme ve dönüşümlere dair bir çaba görebiliyoruz ancak söz konusu kuvvetler üzerine düşeni yapmamaktadır. Bu kuvvetlerin diğer bir özelliği de sistemin etkisinden kurtulamamalarıdır. Elinde sermaye olan, taktik, teknik ve pratik sahibi olan bir sistemden söz ediyorum. Yani halkın talepleri, söz konusu sistem tarafından ezilmektedir. Bu bağlamda ele alındığında yani halkın talepleri, beklentileri bağlamında, bahsettiğimiz hareketler üzerlerine düşen tarihsel role uygun davranmaktadır.

    Bulunduğunuz bölge ve ülkenin özgün koşullarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu koşulları dikkate alan bir yerden siyaset yapmak nasıl mümkün?

    Doğrusu Suriye’de halkın tamamı çete hareketlerine karşı ayakta. Barış ayaklanmaları başladı. Bu ayaklanmalar sayesinde halk üzerinde etkin olan otorite yavaş yavaş etkisini, gücünü kaybetmeye başladı. Suriye’nin tamamı, halkla birlikte çetelere karşı gerekli tepkiyi güçlü biçimde göstermiştir. Biz siyasetimizi demokratik ve özgürlükçü kuvvetimizle yürüttük şimdiye kadar ve böyle devam ettireceğiz. Kürtlerin iradesinin kabul edilmeme durumu var. Halkın iradesinin kabul edilmemesi durumu var. Bugünkü sorunlar Suriye’nin tamamının sorunu esasen. Bizim çözüm önerimiz barış ve demokrasiden yana yeni bir sistemin inşasıyla ilgili.

     

    PYD’nin ortaya çıktığı tarihsel bağlamı izah edebilir misiniz?

    PYD’nin başarısı, PYD’nin mücadelesi sayesinde gerçekleşmiştir.  Çünkü PYD kuruluşundan bu yana bütün üyeleri ile birlikte, hem Suriye’de hem de Kürdistan’da; Baas rejiminin başta Kürt halkı olmak üzere bölge halkına uyguladığı her türlü adaletsizlik ve zorbalığa karşı topyekûn bir mücadele içerisinde olmuştur. Yani PYD siyasi bir parti olarak;  Kürt halkı ve Suriye halklarını haklarına kavuşturmak için mücadele eden bir aktör olmuştur.  Binlerce üyemiz tutuklandı. Hatta bazı parti yöneticilerimiz zindanlarda işkence ile şehit edildiler. PYD Suriye devriminin başından beri; öncü bir parti gibi kendi siyasi çizgisini sürdürmektedir. Halkın öncülüğünde de başarıya ulaşmıştır. Bu yüzden PYD bir halk partisidir. Halkın etrafında kenetlendiği bir parti ise daima kazanır.

    Partinizin nasıl bir örgütsel yapısı ve nasıl bir politik çizgisi var?

    Siyaseten ve diplomatik olarak sürdürülen bütün çalışmalarımız Suriye halkı ve Kürt halkının menfaatleri çerçevesinde şekillenmektedir. Şimdiye kadar üzerimize ne kadar saldırı olmuşsa, gerek dış kuvvetler gerekse iç kuvvetler tarafından, ortak amaçları partimizin önünü kapatmaktır. Ancak ortaya çıkardığımız politikadan vaz geçmeyeceğiz. Şeffaf ve demokratik bir çözüm için, Suriye halkı ve Kürt halkının sorunları için, parti olarak politikalarımızı bu esas üzerine bina edeceğimizin altını çizmek istiyorum. Bu doğrultuda 2013’te ciddi adımlar attığımızı, diyalog ve görüşme kanallarını kurmaya çalıştığımızı belirtmeliyim. Gerek bölgede, gerekse bölge dışında durum bu oldu. Yeni bir ülkenin inşasını mümkün kılacak projelere ve siyasete sahip olduğumuzu biliyor ve bu esaslar üzerine hareket ediyoruz, edeceğiz.

    Parti ve örgüt içi demokrasiyi nasıl ve hangi alternatif mekanizmalarla sağlıyorsunuz?

    Biz kendimize önderliğin modelini temel alıyoruz.

    Koalisyon partilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Doğrusu parti olarak kendi aramızda bu konuda uzun tartışmalar düzenledik. Temel sorumuz nasıl bir çözüm modeli öne sürebileceğimiz ile ilgili oldu. Çok düşündük. Nihayetinde bölgede Kürtlerin yanı sıra pek çok etnik, dini grup var. “Demokratik özerklik projesi” ile Suriye’deki karışıklıkların, savaşın ve şiddetin ortadan kalkması yolunda parti olarak iyi bir noktaya vardığımızı düşünüyoruz. Hazırladığımız projeler de genelde bu bağlamda oldu. Dolayısıyla başlarken projelerimizi müzakerelere sunduk. Siyasal Kürt örgütlerin yanı sıra toplumsal kurum-kuruluş ve örgütlere, siyasal Arap örgütlerine, Süryani, Asuri pek çok partiye. Birlikte hareket ettik çalıştık ve sağlam bir temel inşa ettik. Bu projede bütün kurum-kuruluş ve örgütlerin, partilerin, kendi siyasi bakış açılarını, yakınlaşmalarını dile getirmelerini ve bu projenin bütün siyasi kuvvetlerin ortak projesi olmasını istedik. Yürütülen çalışmalar sonucunda bir meclis kuruldu ve 22 heyet oluşturdu. Örgüt içinde birçok siyasi parti, toplumsal örgüt ve farklı kuruluşlar var. Oluşturulan meclisler çalışmalarına başladı.

    Partinizin taban örgütlülüğünü nasıl kurdunuz? Bunun için alternatif örgütlenme modelleri geliştirdiniz mi?

    Parti olarak çalışmalarımız siyasi bir parti gibi yürütülüyor. Suriye ve kendi bölgemizdeki demokratik siyaset hattının ilerlemesi için mücadele ediyoruz. Öte yandan siyasetimizin amacı, bütün kuvvetlere yetişmek, dış kuvvetlere, bölgesel kuvvetlere… Toplumu temsil eden birçok örgüt olduğunu göz önünde bulundurarak hepsine yetişmeye çalışıyoruz. Parti olarak, sadece siyasi ve diplomatik alanları savunmuyoruz. Topluma diğer açılardan da önem veriyoruz. Çünkü halk, toplumun farklı kesimlerinin örgütlü toplamıdır. Dış çalışma birimlerimiz ise siyaset ve diplomasidir. Biz toplumun kuvvetini, iradesini, tecrübesini esas almaktayız. Öte yandan bütün bölgelerde parti kongrelerini kurduk.

     

    Partinizin etnik, dini, cinsiyete dayalı, sınıfsal ve benzeri farklılıklara karşı tutumu ve yaklaşımı nedir?

    Yani parti olarak bakış açımızı söyleyebiliriz. Şöyle ki; din, dil, kültür, sanat ve sınıf farkları parti projelerimiz kapsamında göz önünde bulundurularak, hassasiyet gösterilmektedir. Bugün bütün dinler, kültürler, diller ve sınıflar Kantonlarımız içinde yer almaktadırlar. Bütün dinlerin, dillerin, kültürlerin demokratik bir sistem içinde kendilerini ifade edebilmeleri ve ilerleyebilmeleri temel iddiamızdır.

     

    Rojava Devrimi’nin Kadın Devrimi olarak değerlendirilmesine dair sizin yaklaşımınızı öğrenebilir miyiz? Kadın Devrimi’nin ne anlama geldiğini bu doğrultuda açıklayabilir misiniz?

    Şunu söyleyebiliriz ki; bu devrim başladığında, bütün Kürt kadınları olağan kuvvetiyle katıldılar. Yani devrim Rojava’da başlamadan önce de Kürt kadını onurlu bir mücadeleye sahipti ve bütün alanlarda örgütlenmişti. Yani devrim başladığında Kürt kadını devrime hazırdı. Hazır olarak devrime katıldı. Kürt kadınının Rojava devrimine öncülük ettiğini söyleyebiliriz. Rojava’da alınan kararların tümünde kadın vardır. Rojava Devrimi’nin rengi, kadının rengidir.

     

    Rojava’nın özgül koşullarının yanı sıra, uluslararası bağlamda tarihsel önemini göz önünde bulundurduğumuzda Cenevre Konferansı’nda yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Devrimin başlangıcından bugüne kadar ki hedeflerimizden birisi Cenevre Konferansı’na katılmaktı ve başlangıçtan bugüne kadar çözüm taraftarı olduk. Ancak, maalesef görüyoruz ki Cenevre Konferansı da kendi menfaatlerine göre hareket eden kuvvetlerin himayesine girmiştir. Dahası hazırlıklar tam yapılamadığı gibi bütün kuvvetlerle görüşme de gerçekleştirilemedi. Dolayısıyla alınan kararların geçerliliği yoktur zira ne Suriye halkının iradesini ve ne de Kürt halkının iradesini göstermektedir.

    Yakın zamanda Cizire Kantonu’nun özerklik ilanı ile başlayan sürece dair görüşlerinizi alabilir miyiz?

    Cizre Kantonu’nun tarihsel bir adım olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Kürt halkı için sadece Rojava’da değil, bütün Kürtler için ve özellikle de Suriye halkı için sorunların çözülebilmesi anlamından tarihi bir adım olduğunu düşünüyor ve en başarılı model olarak değerlendiriyorum. Birçok kişi için yeni olan bir durumla karşı karşıyayız. Bütün kültür ve kimliklerin esas alındığı bir yapılanmadan söz ediyoruz artık. Halk, iradesiyle öncü olmaktadır. Bu kanton içindeki en önemli şey ise, siyasi ve diplomatik ilişkilerin güçlü bir şekilde yürütülmesidir. Din savaşlarının önüne geçebilecek bir projeden söz etmekteyiz, olası çatışmaların önünü kapatacak ve toplum içindeki kargaşa ve karışıklıkları ortadan kaldıracak bir yapıdan.

    Bahar Şimşek & Betül Yarar

    Çeviren: Murat Tavşan

    Rojava'da devirin rengi kadının rengidir.

     

     

    Röportajın Kürtçe orjinali daha önce Toplum ve Kuram dergisinde yayınlanmıştı. Kürtçesini okumak için tıklayınız: http://zanenstitu.org/siyaseteke-nu-muxalefeteke-nu-awayen-nu-yen-birexistinbune-bahar-simsek-betul-yarar/

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Türkiye’de şiddet vakaları yüzde 75 arttı: Urfa ve Adana “sıcak nokta” ilan edildi

    25 Mart 2026

    Newroz coşkusu alanları doldurdu

    22 Mart 2026

    Avrupa’da barış hareketleri militarizasyona karşı örgütleniyor

    21 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Ertan Eroğlu

    Eğitim kimin için ve ne için?

    Muhsin Dalfidan

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    Akdoğan Özkan

    İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

    Ertuğrul Kürkçü

    Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

    Ümit Akçay

    ABD kaybederse

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Hatay’da TOKİ şantiyelerinde çalışan işçiler: “Aylardır maaş alamıyoruz”

    31 Mart 2026

    DİSK-AR raporu: Geniş tanımlı işsizlik 12,1 milyona ulaştı

    31 Mart 2026

    İzmir İşçi Sağlığı Günleri 4-5 Nisan’da: İşçi Sağlığı Bir Sağlık Sorunu Değildir

    28 Mart 2026
    KADIN

    EŞİK’ten doğum izni düzenlemesine tepki: “Çocuk bakımı sadece kadınların sorumluluğu değildir”

    31 Mart 2026

    DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz TBMM İdare Amiri görevinden istifa etti

    24 Mart 2026

    CSW70’te ABD duvarı: Kadın haklarına açık politik müdahale

    24 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.