Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Smart Solar Grevi 114 günün ardından kazanımla sonuçlandı

    12 Şubat 2026

    Hindistan’da 300 milyon işçi ve çiftçi sokakta: ABD Ticaret Anlaşmasına karşı ülke çapında grev

    12 Şubat 2026

    ABD’nin saldırganlığı Küba’ya da yayılıyor

    12 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

      12 Şubat 2026

      Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

      11 Şubat 2026

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Kölelik Afganistan’a geri döndü

      12 Şubat 2026

      Türkiye “normali” ve Amedspor

      10 Şubat 2026

      Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

      9 Şubat 2026

      Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

      8 Şubat 2026

      Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

      4 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Demokrasi ittifakı bir ‘barış ittifakı’dır

    Demokrasi ittifakı bir ‘barış ittifakı’dır

    Siyasi Haber7 Nisan 2022
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ertuğrul Kürkçü Yeni Yaşam Gazetesi için yazdı: Gerek NATO-Rusya savaşı gerekse Ankara’nın Kürtlere yönelik sömürge savaşının iç politikaya dönük yıkıcı sonuçları göz önünde tutulduğunda, demokratik muhalefetin savaşa ve militarizme dönük rejim ataklarına etkin bir barış atağıyla karşılık vermesi yakıcı bir gereklilik olarak ortaya çıkıyor.

    Türkiye ve ABD dışişleri bakanlıkları, 4 Nisan’da bir ortak ikili ilişkilerde Stratejik Mekanizma döneminin başladığını duyurdular.

     

    Ortak açıklamada ABD Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Marisa Lago’nun, Stratejik Mekanizma’nın ekonomik ve ticari boyutundaki iş birliğini geliştirmek üzere 5-6 Nisan 2022 tarihlerinde Ankara’yı ziyaret edeceği duyurulmuştu. Lago, önceki gün Ankara’ya geldi ve ilk iş “Avrasya Küçük Modüler Reaktörler Forumu’na katıldı.

     

    Siyasi İslamcıların ABD ile yeni flört döneminin “nükleer reaktörler” üzerinden başlaması boşuna olmadığı gibi, hiç de hayra alamet sayılmaz. Ekonomik alandaki ilk adımı, uygarlığın kendisini kurtarmaya çabaladığı nükleer enerjiye yatırım arayışlarıyla başlayan bir ilişkinin sıra ortak açıklamada yer alan “savunma iş birliği” ve “terörle mücadele”ye geldiğinde militarizm ve savaşla süreceğini öngörmek için kâhin olmak gerekmez.

     

    Türkiye ve ABD ilişkilerinde esmeye başlayan “bahar havası”nın kaynağında, gene ortak açıklamada yer verilen “bölgesel ve küresel meseleler”in oluşturduğu yeni iklim var. Ukrayna topraklarında süregiden Rusya-NATO savaşının stratejik gereksinimleri ve Irak’ta Şii blokunun yarılmasıyla değişen güç dengeleri çerçevesinde Bağdat ve Kuzey’de İran nüfuzunun geriletilmesi olanakları Ankara ve Washington’u bir kez daha birbirlerinin kollarına sürüklüyor.

     

    “Bahar havası” mecazı yanıltmamalı. Bu, onların baharı. Ankara ve Washington arasında ne zaman “bahar rüzgarları” esse halkların başına taş yağar. Bu neredeyse bir tarih yasasıdır. Hatırlayalım, Kürtler Suriye’de DAİŞ ve rejimle mücadele ederek elde ettikleri çok değerli kazanımları, öz yönetim alanlarını, ABD’nin Trump ve Erdoğan arasındaki uğursuz yakınlaşma sonrasında “yeşil ışık” yaktığı Ocak 2018 Êfrin işgaliyle yitirmişlerdi. Bunu gene Trump’ın 2019’da sınır bölgelerini boşaltarak Ankara’nın önünü açtığı Girê Spî ve Serêkaniyê işgalleri izlemişti.

     

    O dönemde Trump’ın Kürtler ve Kürdistan siyasetine cepheden saldıran müstakbel ABD Başkanı Joe Biden ise 15 Ekim 2019’da Donald Trump’ın, Suriye’nin kuzeyine BM Güvenlik Konseyi kararları uyarınca DAİŞ’le savaş maksadıyla konuşlandırılmış ABD birliklerini çekmesine -17 Haziran 2021’de Yeni Yaşam’da yazdıklarımı tekrar pahasına aktarırsam- şöyle karşı çıkıyordu: “Bu bir ABD Başkanı’nın dış politika bahsinde modern tarihte yaptığı en utanç verici şeydir […] Ben olsam birlikleri [Suriye’nin kuzeyinden] çekmezdim […] Buradaki asıl mesele Türkiye’dir. Ben olsam Erdoğan’la oturur yüzüne karşı yaptığının bedelini ödeyeceğini söylerdim. Bu bedeli öde.”

     

    Dahası, aynı Biden ABD’de seçim yarışının kızışmaya başladığı Ağustos 2020’de Erdoğan rejimi karşısında muhalefetin güçlendirilmesini savunurken Türkiye’ye dönük olarak bugünkünden bambaşka dış politika hedefleri öne sürüyordu: “Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz. […] Yaptıklarının bedelini ödemeli. […] (Erdoğan ve partisi) Dağıldı, İstanbul’da dağıldı, peki biz ne yapıyoruz? Oturup teslim mi olacağız? Yapacağım son şey ona Kürtler konusunda boyun eğmek olurdu […]”

     

    Biden’ın başkanlıkta izlediği doğrultuysa bambaşka oldu: Yukarıda andığım yazıda da ifade edildiği gibi, ilk Erdoğan görüşmesinden bu yana Biden yönetimi, henüz rejimin Kuzey Suriye’de (Rojava Kürdistan) yeni askerî hamleler için önünü açmamış olsa da Ankara’nın Kuzey Irak’ta (Başûre Kürdistan) Bağdat ve Hewlêr üzerinde sahip olduğu nüfuz nispetinde hareket alanı bul[ması]” konusunda kapıyı açık bıraktı.

     

    Tam da nisan ortasında Irak’ın kuzeyine yönelik kapsamlı bir TSK askerî harekâtı başlatılacağına ilişkin haberler akarken, Ankara ve Washington arasında bir “stratejik ortak mekanizma” işletilmeye başlaması, ima ettiği bütün sonuçlarla birlikte Erdoğan rejimine açılmış bir kredi, Kuzey Irak’a yönelik TSK harekâtı kapsamında bir yeşil ışık olarak görülebilir.

     

    Ankara, Washington ve Erbil yönetici seçkinlerinin çıkarlarının üst üste düştüğü bir konjonktür sürekli düşüş halindeki Erdoğan rejimine su gibi ihtiyaç duyduğu “savaş” seçeneğine sarılma fırsatı sunuyor. Gerçek ve meşru bir güvenlik ve savunma gerekçesi olmaksızın girişilecek olan harekatın asıl maksadı iç politika sahnesini dışarıdan kuşatacak bir savaş sahnesi kurmak. Bu, böylelikle muhalefeti hem Kuzey hem Güney Kürtleri karşısında dilsizleştirmek, kendi kuyruğuna takmak ve Kürtlerle karşı karşıya getirmek; bir yıl sonraki seçim atmosferini savaş, militarizm ve ultramilliyetçilikle çevrelemek için kurgulanan bir “özel operasyon”.

     

    Gerek NATO-Rusya savaşı gerekse Ankara’nın Kürtlere yönelik sömürge savaşının iç politikaya dönük yıkıcı sonuçları göz önünde tutulduğunda, demokratik muhalefetin savaşa ve militarizme dönük rejim ataklarına etkin bir barış atağıyla karşılık vermesi yakıcı bir gereklilik olarak ortaya çıkıyor. “Demokrasi ittifakı” kendisini bu konjonktürde bir barış ittifakı olarak dışa vurmalıdır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Kölelik Afganistan’a geri döndü

    12 Şubat 2026

    Türkiye “normali” ve Amedspor

    10 Şubat 2026

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    9 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

    Mahsuni Gül

    Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Alp Altınörs

    Kölelik Afganistan’a geri döndü

    Akif Kurtuluş

    Türkiye “normali” ve Amedspor

    Siyasi Haber

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    Kansu Yıldırım

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Smart Solar Grevi 114 günün ardından kazanımla sonuçlandı

    12 Şubat 2026

    Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi 10. gününde: “Aynı okulda iki farklı dünya olmaz”

    11 Şubat 2026

    Divriği OYAK Maden Direnişi 78. Gününde: “Ya hepimiz ya hiçbirimiz”

    10 Şubat 2026
    KADIN

    Güney Kore’de “Konfor Kadınları”ndan ABD Ordusuna karşı yarım asırlık hesaplaşma

    10 Şubat 2026

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.