Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Halep protestolarına gözaltı ve tutuklamalar: Adana, Mersin ve Diyarbakır’da operasyonlar

    15 Ocak 2026

    Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

    15 Ocak 2026

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

      15 Ocak 2026

      Akbelen’de kamulaştırma: Rıza yok, kamu yararı tartışmalı

      15 Ocak 2026

      Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

      9 Ocak 2026

      Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

      8 Ocak 2026

      Bir fotoğraf karesine sığmayan hakikat

      8 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

      14 Ocak 2026

      Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

      13 Ocak 2026

      İran yönetiminin kaos planı

      12 Ocak 2026

      Emekli aylıklarında sefalet: Asıl sorumluyu unutma!

      12 Ocak 2026

      Venezuela ve Trump doktrini

      11 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Demirtaş: Faşizmden merhamet dilenilmez, direnilir ve kazanılır

    Demirtaş: Faşizmden merhamet dilenilmez, direnilir ve kazanılır

    Siyasi Haber11 Eylül 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi için kaleme aldığı yazıda, “Faşizmden merhamet dilenilmez, direnilir ve mutlaka kazanılır” dedi.

    Edirne F Tipi Hapishanesi'nde tutsak bulunan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi'ne yazdı. Erdoğan-Bahçeli ittifakının henüz kazanmadığını söyleyen Demirtaş, "HDP'nin yeni dönem aktif, müdahaleci, gündem belirleyen ve sonuç alıcı siyaset tarzını parlamento içinde ve dışında başarıyla yürütmesi önünde hiçbir engel yoktur. Yaratıcı yol ve yöntemlerle kesintisiz, geri adım atmayan bir direniş hattını oluşturmak için koşullar olgunlaşmışsa, bize düşen de içeride ve dışarıda bu beklentiyi karşılayacak tutumu bir an önce geliştirmektir" dedi.


    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yazısı şöyle:


    Türkiye'de faşist diktatörlük rejimini kalıcı hale getirmek için neredeyse her gün yeni bir adım atılıyor. 15 Temmuz darbe girişiminin yarattığı "lütuf"tan yararlanarak, 16 Temmuz'dan itibaren fütursuzca sürdürülen baskı uygulamalarına her gün bir yenisi ekleniyor. Bilerek ve zamana yayılmış planlı ve sistematik bir uygulama adım adım pratikleştiriliyor.


    Aslında Erdoğan-Bahçeli ittifakı istese bütün bu tutuklamaları, işten atmaları, sürgünleri, gazete-tv kapatmalarını vb. bir haftada yapabilirdi. Ancak toplum üzerindeki baskıyı ve korkuyu kesintisiz bir şekilde hissettirmek için bilinçli olarak zamana yayıyorlar. Herkesin korku içinde ve sıranın ne zaman kendisine geleceğini bekleyerek iliklerine kadar bunu hissetmesini arzuluyorlar. Tutuklanmamış, işten atılmamış toplum kesimlerini de bu şekilde sindirmek, teslim almak istiyorlar.


    Baskı ortamının yarattığı tepkisizlikten de yararlanarak, hiç zaman kaybetmeden eş zamanlı olarak faşist rejimin bürokratik, kültürel, ekonomik ayağını da sağlamlaştırmaya çalışıyorlar. Aslında "yeni faşist rejimi" inşa etmek için AKP'nin elinde yeteri kadar "güvenilir, ehil, temiz (!) ve yetişmiş" kadrosu yoktur. Örneğin yargı alanında kadrolaşmak için AKP yöneticisi avukatları alelacele hakim-savcı olarak atıyor; yardımcı doçentliği kaldırarak AKP'li üniversite mezunlarını doktoradan sonra doçent olarak atamak istiyor; orduda üst rütbelere atama usullerini değiştirip komuta kademesine bir kaç yıl içinde AKP'lileri yerleştirmeyi hedefliyor. Rektörleri zaten doğrudan kendisi atıyor artık. Vali ve kaymakamları sürekli değiştirerek en biat etmiş olanları tutturmaya çalışıyor. Emniyet teşkilatındaki boşluğu on binlerce yeni polisle ve alttan üste hızlı atamalarla doldurmaya çalışıyor. Muhalif öğretmenleri sürgünle istifaya zorlayarak kendi kadrolarına alan açmaya çalışıyor vs.


    Fakat bütün bunlar o kadar üstünkörü, aceleyle, telaş ve panik halinde yapılıyor ki, memleketin niteliksiz, liyakattan yoksun ne kadar gereksiz ve etkisiz elemanı varsa, hepsi AKP kadrosu adı altında buralara dolduruluyor. Bu biçimde gerçekleştirilen kadrolaşma, bırakın AKP rejimini inşa etmeyi, bizzat kendileri AKP'nin başına bela olacaklar. Elbette topluma da büyük zararlar verip tahribatlara da yol açıyorlar ve açacaklar.


    Demem o ki, Erdoğan-Bahçeli ittifakı vizyonsuz, yüzeysel, meşruiyeti olmayan, kadrodan yoksun, hazırlıksız ve ahlaki temelleri olmayan bu "projenin" ellerinde patlayacağını çok iyi biliyor. Yapmaya çalıştıkları tek şey sürekli zaman kazanmak ve siyasi ömürlerini uzatmaya çalışmaktan ibarettir.


    Arzu ettikleri "yeni faşist rejimi" bir türlü inşa edememelerinin tek nedeni bu saydıklarım değil elbette. Önlerindeki en büyük engel toplumun önemli bir kesiminin faşizme karşı halen direniyor olmasıdır. Evet belki Erdoğan-Bahçeli ittifakı henüz yenilmiş değil, ama sınırsız ve orantısız baskıya, güce ve devletin tüm imkanlarını seferber etmiş olmalarına rağmen henüz kazanmış da değiller.


    Bu gerçeklik karşısında paniklemeye başladıkları görülüyor artık. Toplumun, ölü toprağını yavaş yavaş üstünden atmaya başladığını, korku ve kaygıların yerini öfkenin aldığını görüyorlar. Ellerinde kullanmadıkları çok fazla baskı aracının da kalmadığını, tabiri caizse "cephanelerinin" tükendiğini fark ettikçe panikleri de artıyor.


    Şimdi bu noktadan sonra demokrasi güçlerinin halka öncülük yapma rollerini çok iyi oynamaları gerekiyor. Çünkü faşist rejimler böylesi aşamalarda son çırpışlarını yaparken, saldırıyı ve baskıyı maksimuma çıkarırlar. "Yok canım, o kadarını da yapmazlar artık" dediğiniz ne varsa onları yapmaya başlarlar.


    HDP başta olmak üzere bütün muhalif güçlerin faşizme karşı direnişi büyütme ve hep en ön safta olma gibi tarihsel misyonlarını yerine getirirken tereddütsüz olmaları gerekir. Zaten bu konuda görkemli bir direniş mirasımız ve mücadele geleneğimiz var. AKP, 15 yıllık siyasi ömrünün en zayıf, en çaresiz günlerini yaşarken bunun görünür olmaması için azami çaba sarf ediyor. Demokrasi güçleri ise, aldıkları darbelere rağmen "öldürmeyen darbe güçlendirir" misali oldukça güçlüdür ve moral üstünlüğüne sahiptir. Bunun farkında olmak, arkamızdaki on milyonların kararlı ve dinamik gücünü bilerek, bunun hakkını vererek hareket etmek lazım.


    HDP'nin yeni dönem aktif, müdahaleci, gündem belirleyen ve sonuç alıcı siyaset tarzını parlamento içinde ve dışında başarıyla yürütmesi önünde hiçbir engel yoktur. Mazereti kaldırabilecek bir dönemi yaşamıyoruz. Bizlere güvenen geniş kitleleri de siyasetin aktif öznesi haline getirerek kısa sürede önemli sonuçlar alınacağını herkese göstermek zorundayız. Dışımızdaki muhalif kesimlerle de ilkelerimizi zorlamayan, esnek ittifak ve işbirliklerini geliştirerek en geniş toplumsal muhalefet cephesinin örülmesine yardımcı olmalıyız.


    Toplumun gözü kulağı aslında HDP'dedir. Elbette HDP barış söyleminden asla taviz vermeyecektir, ancak barışın gelebilmesinin biricik yolunun faşizme karşı omuz omuza direnmek olduğunu da bütün Türkiye'ye uygun ve anlaşılır bir üslupla anlatmak zorundayız.


    Direniş faşizme karşıdır, direniş savaş politikalarına karşıdır, direniş zulme ve haksızlıklara karşıdır, direniş İmralı'daki tecride karşıdır. Meşruiyet çizgisini esas alan uluslararası ve ulusal hukuktan kaynaklı haklarımızı kullanarak yaşamın her alanında özgün, yaratıcı yol ve yöntemlerle kesintisiz, geri adım atmayan bir direniş hattını oluşturmak için koşullar olgunlaşmışsa, bize düşen de içeride ve dışarıda bu beklentiyi karşılayacak tutumu bir an önce geliştirmektir. HDP'nin yeni dönem planlamalarını bütün kadrolarımızın, gönüllülerimizin ve halkımızın bu duyarlılıkla en yüksek katılımı sağlayarak sahiplenmesi ve direnişi büyütmesi gerekir. Faşizmden merhamet dilenilmez, direnilir ve mutlaka kazanılır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İlham Ehmed: Halep’teki saldırılar Kürtlere karşı soykırım harekâtıdır

    7 Ocak 2026

    İlerici Enternasyonal’in ABD’nin Venezuela’yı işgaline dair açıklaması: “Sessizlik suç ortaklığıdır!”

    4 Ocak 2026

    Cumartesi Anneleri’nden yeni yıl çağrısı: Hakikatle yüzleşmeden adalet gelmez

    3 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Hayri Paker

    Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

    Ömer Bölüm

    Akbelen’de kamulaştırma: Rıza yok, kamu yararı tartışmalı

    Mahsuni Gül

    Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

    Fatoş Osmanağaoğlu

    Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

    Remzi Altunpolat

    Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

    Arif Keskin

    İran yönetiminin kaos planı

    Aziz Çelik

    Emekli aylıklarında sefalet: Asıl sorumluyu unutma!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    İş cinayetleri sürüyor: Dört kentte dört işçi yaşamını yitirdi

    15 Ocak 2026

    2025 bütçesi 1,8 trilyon lira açıkla kapandı

    15 Ocak 2026

    MESS’in yüzde 18’lik zam teklifine 11 bin Metal işçisinden direniş cevabı

    14 Ocak 2026
    KADIN

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026

    Kadın hakim ayrıldığı savcı tarafından Adliye’de vuruldu

    13 Ocak 2026

    Kadınlar Tandoğan’da buluştu: “Umutsuzluğa teslim olmuyoruz

    11 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.