Haber: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Kuşadası Belediyesi’ne yönelik İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Ömer Günel ile birlikte bazı belediye çalışanları ve iş insanları gözaltına alındı. Soruşturmanın “rüşvet” ve “irtikap” suçlamaları kapsamında yürütüldüğü açıklanırken, operasyon Aydın ve çevresinde yeni bir siyasi tartışmayı da beraberinde getirdi.
Son aylarda Aydınsiyasetinde tansiyon zaten yüksekti. Özellikle Özlem Çerçioğlu’nun Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) geçmesiyle birlikte Aydın ve Kuşadası hattında siyasi gerilim tırmanmıştı. Bu süreçte imar planları ve rant iddiaları üzerinden karşılıklı açıklamalar yapılmış, taraflar birbirlerini sert sözlerle hedef almıştı.

Kuşadası Belediye Başkanı Günel de bu tartışmalar sırasında Büyükşehir Belediyesi yönetimini eleştirerek imar planları üzerinden rant iddiaları gündeme getirmişti. Günel, söz konusu plan değişikliklerinin zorunlu düzenlemeler olduğunu savunmuş, bazı imar kararlarının ise Büyükşehir yönetimine yakın çevrelere ekonomik avantaj sağladığını öne sürmüştü. 
Bu gerilimli atmosfer sürerken başlatılan soruşturma kapsamında Kuşadası Belediyesi’ne yönelik operasyon yapılması, yerel siyasette “siyasi hesaplaşma” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Günel: “Hayatta insanın kendini savunması da varmış”
Gözaltına alınan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’den operasyona yönelik ilk açıklama geldi. X platformundaki hesabından paylaşımda bulunan CHP’li Günel, “Avukatlık mesleğine, haksızlığa karşı adalet duygusuyla başladım. Hayatta insanın kendini savunması da varmış. Şimdi anlıyorum ki mücadelem sadece haksızlığa karşı değil, kötülüğe ve kötüye karşı da olacak” dedi.
DEM Parti’den değerlendirme
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Kuşadası İlçe Eş Başkanı Ayhan Koç, operasyonun yöntemi ve zamanlamasına dikkat çekti.
“Gece operasyonları demokratik değil”
Koç, belediyelerde usulsüzlük iddialarının araştırılmasının doğal olduğunu ancak yürütülen yöntemin doğru olmadığını söyledi.
“Eğer ortada bir usulsüzlük ya da mevzuata aykırı bir durum varsa elbette araştırılmalıdır. Ama bir sabah ya da gece vakti belediye başkanlarını ve çalışanları gözaltına almak, ardından tutuklama sürecine yönelmek demokratik bir yöntem değildir. Ortada güçlü bir iddianame ya da kamuoyunu ikna edecek net bir tablo yokken yapılan bu tür operasyonlar ciddi soru işaretleri yaratıyor. AKP’ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Çerçioğlu’nun intikam alma çabası gibi görünüyor”
“Belediyelerde sorunlar olabilir ama yöntem yanlış”
Koç, yerel yönetimlerde zaman zaman usulsüzlük iddialarının gündeme gelebileceğini ancak bunun yalnızca belirli partilere özgü bir durum olmadığını belirtti.
“Kapitalist sistem içinde belediyelerin nasıl çalıştığını biliyoruz. Rüşvet iddiaları olur, imar mevzuatına aykırı uygulamalar tartışılır, tarım alanlarının ya da orman alanlarının imara açılması gibi durumlar gündeme gelebilir. Bunlar Türkiye’de yerel yönetim tartışmalarının bir parçasıdır. Ancak bu meselelerin çözümü hukuk içinde, şeffaf biçimde yürütülen soruşturmalarla olmalıdır.” Bu tarz usulsüzlükler sadece partimizin belediyeleriyle ilişkilendirilemez. Onlarca operasyon, onlarca kayyım olayı yaşandı. Fakat tek bir rüşvet, tek bir rant dosyası ortaya koyamadılar.”
CHP’ye de eleştiri: “Bu sürecin önünü açan kararlar var”
Koç, açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi’ne de eleştirilerini yöneltti.
“Biz yıllardır belediyelerimize kayyım atanmasının antidemokratik olduğunu söyledik. Ama bugün hukuktan söz edenlerin geçmişte dokunulmazlıkların kaldırılması gibi kararlara destek verdiğini de unutmamak gerekir. Bu nedenle hiçbir öz eleştiri yapılmadan hukuk söyleminde bulunulması samimi görünmüyor.”
“Kuşadası’nda imar tartışmaları yeni değil”
Koç, Kuşadası’nda imar politikalarının uzun süredir tartışma konusu olduğunu da vurguladı.
“Kuşadası’nda imara açılmadık tarım alanı neredeyse kalmadı. Bu mesele yalnızca bugünün meselesi değil. Onlarca yıldır devam eden bir sorun. Bu nedenle yerel yönetimlerin daha şeffaf ve kamusal yararı gözeten politikalar geliştirmesi gerekiyor.”
“Kırk yıldır Kuşadası’ndayım, bu konuda istisna Özer Kayalı”
Koç, ilçede yıllardır süren imar tartışmalarına değinirken geçmiş belediye yönetimlerine de atıfta bulundu. Kuşadası’nda uzun yıllardır yaşadığını belirten Koç, pek çok belediye başkanının görev yaptığı dönemleri gördüğünü söyledi.
“Ben yaklaşık kırk yıldır Kuşadası’ndayım. Bu süreçte çok sayıda belediye başkanının nasıl çalıştığını gördüm. Açık konuşmak gerekirse, imar ve rant tartışmaları konusunda bu işe açık biçimde set koyan çok az yönetim oldu. Benim gördüğüm kadarıyla bu konuda istisna sayılabilecek isimlerden biri Özer Kayalı’dır. Onun dışında imar tartışmaları Kuşadası siyasetinin uzun yıllardır gündeminde olan bir mesele.”
“Türkiye iki blok arasında sıkıştırılıyor”
Koç’a göre Türkiye’de siyaset iki blok arasında sıkışmış durumda.
“Bugün toplum ya Adalet ve Kalkınma Partisi–Milliyetçi Hareket Partisi bloğundan yana ya da Cumhuriyet Halk Partisi’den yana olmaya zorlanıyor. Oysa biz üçüncü bir yol öneriyoruz. Demokratik cumhuriyet anlayışıyla, herkesin eşit koşullarda yaşayabileceği bir düzen kurulmadan Türkiye’nin sorunları çözülemez.”
