Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybettirilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin cezalandırılmasını talep etmek amacıyla sürdürdükleri haftalık eylemlerinin 1084’üncüsünde Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. 2026 yılının ilk cumartesi gününde yapılan eylemde, yeni yıla dair talepler dile getirildi.
Ellerinde karanfil ve kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıyan Cumartesi Anneleri, kayıplarına kavuşma, adaletin ve barışın tesis edilmesi talebiyle meydandaydı. Açıklama metnini kayıp yakını Besna Tosun okudu.
Yeni bir yıla daha, gözaltında kaybedilen sevdiklerinin akıbeti açıklanmadan girdiklerini belirten Tosun, takvimler değişse de kayıp yakınlarının bekleyişinin sürdüğünü ifade etti. Belirsizlik, acı ve adalet arayışının devam ettiğini söyleyen Tosun, kayıp yakınlarının hakikati bilme ve adalete erişme hakkının sistematik biçimde ihlal edilmeye devam ettiğini vurguladı.
Kayıp yakınları için yeni bir yılın yalnızca yeni bir başlangıç olmadığını dile getiren Tosun, bunun aynı zamanda kayıplara ulaşma umudunu, iradeyi ve hafızayı diri tutma sorumluluğunu büyüttüğünü söyledi.
TALEPLER
Besna Tosun, kayıp yakınlarının 2026 yılına ilişkin taleplerini şu şekilde sıraladı:
– Zorla kaybetme dosyalarında etkili, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar yürütülmesi ve sorumluların yargı önüne çıkarılması,
– Kayıp yakınlarının hakikati bilme hakkının tanınması,
– Galatasaray Meydanı’ndaki barışçıl toplanma hakkı üzerindeki Anayasa’ya aykırı kısıtlamaların ve mekân yasağının kaldırılması,
– Gözaltında kaybetmenin insanlığa karşı suç olarak tanımlanmasına, önlenmesine ve cezalandırılmasına yönelik yasal düzenlemelerin yapılması,
– Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi ile Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni kuran Roma Statüsü’nü imzalayıp onaylaması ve uygulaması.
Tosun, “Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi yalnızca kayıplarını arayan ailelerin değil, toplumun adalet ve demokrasi talebinin de ifadesidir. Hakikatle yüzleşmeden, adalet sağlanmadan ve geçmişin ağır insan hakları ihlalleriyle hesaplaşılmadan Türkiye adalete, barışa ve huzura kavuşamaz” dedi.
‘HER YENİ YIL BELİRSİZLİK DAHA DA ARTIYOR’
Açıklamanın ardından konuşan kayıp yakını İkbal Eren, “45 yıl oldu. Biz her yeni yıla girdiğimizde özlemimiz daha da artıyor. Her yeni yıl, kayıp yakınları için belirsizliğin arttığı bir yıl oluyor. Dilerim ki bu bariyerler kalksın ve kayıplarımızla buluştuğumuz mekânda bu açıklamaları yapabilelim” ifadelerini kullandı.
‘BU ALANI TERK ETMEYECEĞİZ’
Kayıp yakını İrfan Bilgin ise Galatasaray Meydanı’nda yapılan kısıtlamalara dikkat çekerek, “Biz bu meydanda yeni yıla girerdik. Bu devlet bize bunu da çok gördü. Yalnız bize değil, bu meydandan geçmek bile yasak. Biz bu alanı terk etmeyeceğiz. 30 yıl önceki taleplerimiz neyse bugün de aynıdır. Bu insanları katledenler ortaya çıkana kadar mücadelemiz sürecek” dedi.
