Haber Merkezi, (SH)
Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1098’inci hafta buluşmasında bir kez daha gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sormak için bir araya geldi. Polis bariyerleri önünde yapılan açıklamada, zorla kaybetmelerin “süregelen suç” olduğu belirtilerek zamanaşımının uygulanamayacağı ifade edildi.
Nezir Acar dosyası
Bu haftaki eylemde, 8 Nisan 1992’de Mardin’in Dargeçit ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Nezir Acar dosyası gündeme getirildi. 28 yaşında, evli ve üç çocuk babası olan Acar’ın hayvan alım satımıyla geçimini sağladığı belirtildi.
Acar’ın bir görüşme için gittiği evde askerlerin düzenlediği baskın sırasında gözaltına alındığı, gözleri bağlanarak Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldüğü aktarıldı. Aynı olayda gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan kişilerin, Acar’ın ağır işkence gördüğünü anlattığı ifade edildi. Acar’dan bir daha haber alınamadı.
Ailenin başvuruları sonuçsuz kaldı
Nezir Acar’ın babası Halil Acar’ın, oğluna ulaşabilmek için Dargeçit Kaymakamlığı, Mardin Valiliği ve Mardin Alay Komutanlığı’na başvurduğu ancak yetkililerin gözaltı iddialarını reddettiği belirtildi. Süreçte aileye yönelik baskıların arttığı, Acar’ın eşinin gözaltına alındığı, babasının işkence gördüğü ve tehdit edildiği ifade edildi.
Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmanın etkili olmadığı, jandarma görevlileri hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği aktarıldı. Yıllar sonra yapılan başvuruların da sonuçsuz kaldığı, dosyanın 16 Kasım 2012’de zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldığı belirtildi. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun da “zaman bakımından yetkisizlik” gerekçesiyle reddedildiği kaydedildi.
Zamanaşımı vurgusu
Açıklamada, zorla kaybetmelerin uluslararası hukuka göre zamanaşımına tabi olmadığı vurgulanarak, “Hakikat ortaya çıkarılmalı, sorumlular yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır” denildi. Zamanaşımının cezasızlık politikasına dönüştüğü ifade edildi.
Aileden mesaj
Eylemde Nezir Acar’ın kardeşi Salih Acar’ın mektubu da okundu. Acar, 34 yıldır ne cenazeye ulaştıklarını ne de herhangi bir bilgi alabildiklerini belirterek, failler yargılanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
Fotoğraf: Erdoğan Alayumat
