Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    SDG Sözcüsü: Heyetler geçici süreliğine kalacaklar – Dera şartı

    3 Şubat 2026

    Kuzey ve Doğu Suriye’de Ocak ayı bilançosu: 2 bin 200 kişi öldürüldü, 2 binden fazla kişi kaçırıldı

    3 Şubat 2026

    Yapay zekâya sosyal medya: Botlar tartışıyor, örgütleniyor, “bilinç” sorguluyor

    3 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

      30 Ocak 2026

      Sermaye karanlığının “sıradanlığına” karşı…

      30 Ocak 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 1

      27 Ocak 2026

      Rojava’da karşı-devrim hamlesi

      26 Ocak 2026

      Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

      22 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

      1 Şubat 2026

      Emperyalizm ve enternasyonalizm

      29 Ocak 2026

      Dayanışma yaşatır: Rojava

      28 Ocak 2026

      ABD’den genel grev manzaraları

      26 Ocak 2026

      Yaşama yolculuk: Duygu ortaklığı ve duygu kırılmasının kesişiminde Rojava

      26 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Binlerce ölü, yedi bilirkişi, kopyala-yapıştır imza ve milyonlarca lira

    Binlerce ölü, yedi bilirkişi, kopyala-yapıştır imza ve milyonlarca lira

    GÖKÇER TAHİNCİOĞLU T24 için yazdı: KTÜ’de 12 ayrı rapora, 7 bilirkişinin imzaları kopyala-yapıştır yapılarak yerleştirilmiş. Elektronik imza da söz konusu değil. Bu bilirkişi raporlarında imar affı çıkartılmış olmasının binaların yıkılmasında etkili olup olmadığını göremiyoruz. Tarım arazilerinin uyarılara rağmen neden imara açıldığı sorusuna da yanıt bulamıyoruz. Tüm bu işlemlere imza atan kişilerin sorumluluk tespitini de görmek mümkün değil…
    Gökçer Tahincioğlu12 Ekim 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Kahramanmaraş İnşaat Mühendisleri Odası’na geçtiğimiz günlerde ilginç bir bilirkişi raporu sunuldu. Aynı rapor, bazı dava dosyalarına da girdi.

    Kahramanmaraş, depremin yıkıp geçtiği kentlerden biri.

    Kent merkezi yerle bir oldu… Başta Pazarcık ve Türkoğlu olmak üzere ilçelerinde neredeyse ayakta bina kalmadı.

    Binlerce ölü, hayatları bir daha eskisi gibi olamayacak milyonlarca insan…

    * * *

    Maraş merkezli depremlerin vurduğu kentlerde yüzbinlerce dava açıldı. Bir o kadarı hala açılmayı bekliyor.

    Bütün bu davaların ortak noktalarından biri, soruşturma sürecinde nedense bilirkişi raporlarının Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden istenmesi.

    Nadiren farklı üniversitelerden rapor isteyen savcılar da oldu ancak neredeyse bütün dosyalarda KTÜ’nün seçilmiş olması, bir süre sonra bunun nedenlerini akla getirdi.

    * * *

    KTÜ akademisyenlerinden oluşan ekibin başında bulunan ve tüm raporlarda ilk imza sahibi olan Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, 12 Kasım 2023’te yaptığı bir açıklamada, 7 aylık bir süre içinde 4 bin dava dosyası ile uğraştıklarını söyledi. Bu sayının şimdi 6 bini bulduğu söyleniyor.

    Kahramanmaraş İMO’ya sunulan bilirkişi raporuna ek olarak, avukatlar bu konudaki tespitlerini de paylaştı.

    Dilekçe ve bilirkişi raporunu sunan Avukat Hatice Yıldız ile bu süreçte danışmanlık yapan Avukat Levent Mazılıgüney, dilekçede şu noktalara dikkati çekti:

    “4000 raporun 7 ayda tamamlanabilmesi için hiç ara vermeden günlük ortalama 19 bilirkişi raporunun yazılması gereklidir. Kanaatimizce hocalarımız iyi niyetli olarak gece gündüz çalışmış olsalar da günde 19 raporun yazılması fiili imkânsızlık halidir. 19 raporun 1 günde okunması dahi mümkün değildir. Nitekim, depremden sonraki ilk 2 ay dosyalar oluşturulmuş, bilirkişilere 2 aydan sonra iletilebilmiştir. Fiilen 5 ay çalışıldığı ve yalnızca hafta içi çalışıldığı düşünülürse günlük 36 rapor yazılması gerekmektedir. Akademisyenlerin aynı zaman diliminde ders verdikleri, tez yönettikleri, başkaca akademik faaliyetlere katıldıkları, defalarca deprem bölgesini ziyaret edip çalışma yaptıkları, birçok resmi toplantıya da katıldıkları dikkate alınmalıdır.”

    * * *

    Soruları derinleştiren tespitler.

    Bilirkişi raporları elbette ücretsiz değil.

    Bir bilirkişi raporunda 7 akademisyenin imzası yer alıyor. Her akademisyene çalışmalarına karşılık yaklaşık 10 bin lira ödeme yapılıyor.

    Tek bir kişinin bütün raporlara imza atması halinde, 6 bin rapor düzenlendiği düşünülürse, 60 milyon liralık bir gelir söz konusu…

    Hangi bilirkişiler kaç rapora imza attı, KTÜ kayıtlarında vardır, ancak bizim bilmemiz mümkün değil elbette.

    Yine de KTÜ’nün deprem uzmanı kadrosu o kadar geniş olmasa gerek.

    * * *

    İMO’ya sunulan rapor bununla ilgili değil.

    Raporda vahim bir tespit var.

    Raporu hazırlayan isim emekli emniyet müdürü, adli bilim uzmanı Mustafa Kaygısız.

    Raporda, deprem davalarına konu KTÜ tarafından hazırlanan 12 ayrı bilirkişi raporu incelenmiş.

    İmza, paraf ve belge unsurları tek tek gözden geçirilmiş.

    Ve şu sonuca ulaşılmış:

    “Bilirkişi raporlarının 2. sayfalarında hazırlayanların adları (7 kişi) karşısında adlarına atfen birer adet mavi renkli kalem renk tonlarında imza tatbik edilmiştir.

    Eğer iki imza/paraf birbirini tamamlar şekilde/aynısı ise mutlaka en az bir tanesi taklit/sahtedir veya dijital yöntemlerle ayni kaligrafik desenle imza atılmış-monte edilmiştir.

    Bu imzaların hiçbirinin ıslak imza olmadığı, şahısların orijinal imzalarından üretilen fotoğraf imzanın belgelere monte edildiği, imzaların dizayn, yerleşim yeri, mürekkep rengi, imza karakteristiği yönünden TIPKI-AYNI-OTOMATİK-FOTOKOPİ imzası/paraf oluşturma programı veya yerleştirilmesi suretiyle belgelerin paraflı imzalı hale getirildiği anlaşılmıştır.

    12 adet belgede her belge kendi içindeki tüm sayfalarında hazırlayanlar adına yer alan paragrafların AYNI-TIPKI baskı monte olduğu 12 adet belgede kısmi hazırlayan değişikliği ile yine yer alan PARAGRAFLARIN AYNI-TIPKI baskı-monte olduğu tespit edilmiştir.”

    * * *

    12 ayrı rapora, 7 bilirkişinin imzaları kopyala-yapıştır yapılarak yerleştirilmiş. Elektronik imza da söz konusu değil.

    Bu raporları inceleyip incelemedikleri, neden imza atmadıkları belirsiz.

    Raporlara nasıl güven duyulacağı da…

    * * *

    Konuyu yakından takip eden isimlerden, bu süreçte avukat Yıldız’la birlikte çalışan Mazılıgüney, Serbestiyet’teki yazısında süreçle ilgili olarak şunları da aktardı:

    “Kahramanmaraş ilinde bir dosya ile başlıyor süreç.  Tutuklu veya adli kontrol hükümleri uygulanarak yargılamaları devam eden mühendis ve müteahhitler soruşturma aşamasında bir üniversitemizin inşaat mühendisliği bölümü öğretim üyelerince/elemanlarınca hazırlanan, denetlenebilir olmayan ve neden-sonuç ilişkisi içerisinde gerekçelendirilmemiş Bilirkişi Heyet Raporunda teknik görüşlerine göre çok sayıda hata içerdiğini görüyorlar ve bu kadar hata olmaz, olmamalı serzenişleri arasında imzalara bakıyorlar. İmzalara bakılan yer cezaevi koğuşu.

    Bakıyorlar ki ilk sayfa kapak sayfası, 2. sayfada 7 ayrı akademisyen imzalar var, kalan tüm sayfa altlarında da paraflar var. Bir bakıyorlar ki tüm sayfalardaki paraflar birbirinin tıpatıp aynı, sayfadaki yerleri milimetre ölçüsünde dahi şaşmamış, nokta kadar fark yok hiçbir sayfada. Onlarca sayfada böyle şey olmaz deniyor elbette…”

    * * *

    Mazılıgüney, yazısında kritik tespitler yapıp, sorular da yöneltiyor:

    “Neler mi yanlış bilirkişi raporlarında? Sayalım.

    • Mevzuata aykırı olarak kusur belirlemesi yapılmış,
    • Bir paket program kullanılmış ve analiz çıktıları değişmez gerçeklik gibi değerlendirilerek kusur belirlemesinde kullanılmış,
    • Paket program analizlerine yönelik tek bir data dosyası soruşturma veya kovuşturma dosyasına sunulmamış, bu nedenle denetlenebilirlik şartı sağlanmamış,
    • Raporlarda yapılan kabuller gerekçelendirilmemiş, neden-sonuç ilişkisi içinde binaların yıkılma nedenleri açıklanmamış,
    • İmar aşamalarının tamamen görmezden gelinmesi, imar affındaki problemleri görmezden gelmeler, beton dayanımı tespitindeki ısrarla devam ettirilen hatalar, illiyet bağı kesilmiş olsa bile kusur atfetmeler, modelleme ve analiz hataları gibi teknik sorunların yaygınlığı da eklenince bilirkişi heyeti raporları faydadan çok zarar getiren bir hal aldı.”

    * * *

    Nedense bu bilirkişi raporlarında imar affı çıkartılmış olmasının binaların yıkılmasında etkili olup olmadığını göremiyoruz.

    Bu bilirkişi raporlarında, tarım arazilerinin uyarılara rağmen neden imara açıldığı sorusuna da yanıt bulamıyoruz.

    Tüm bu işlemlere imza atan kişilerin sorumluluk tespitini de görmek mümkün değil…

    * * *

    İddia o ki KTÜ’nün tek uzman fakülte olarak kabul edilmesi eleştirilince farklı üniversitelere de dosya gönderilmeye başlandı.

    Bu üniversitelerin bazıları raporlarında imar sürecindeki usulsüzlüklere de yer verdi.

    Ve bunun üzerine bazı savcılar, o rapora imza atanları arayarak, “Bunu size soran oldu mu?” diye uyarıda bulundu.

    Kim bilir, belki KTÜ en baştan bu konuda tembihlendiği için gözde üniversite haline gelmiştir.

    * * *

    12 ayrı raporda kopyala yapıştır imzaların tespit edilmesi, bu raporların nasıl bir süreç sonunda hazırlandığı konusunda ciddi kuşkular uyandırıyor.

    Depremin ilk gününden bu yana bu alanları imara açanlar, kaçak yapılara izin verenler soruşturulmazsa, dosyaların çok eksik kalacağı defalarca söylendi.

    Ancak ısrarla bu alana dokunmayan bir sistem söz konusu.

    Marmara depreminden tek farkı tutuklu müteahhit sayısının fazla olması.

    Birileri belli ki birilerini itinayla koruyor.

    Ve bu koruma kalkanı kalkmadıkça hem depremde olanların hesabının verilemeyeceği hem de gelecek için umutlu olunamayacağı ortada.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    1 Şubat 2026

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    29 Ocak 2026

    Dayanışma yaşatır: Rojava

    28 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

    Muhsin Dalfidan

    Sermaye karanlığının “sıradanlığına” karşı…

    Volkan Yaraşır

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 1

    Tuncay Yılmaz

    Rojava’da karşı-devrim hamlesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    Ertuğrul Kürkçü

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    Ercan Jan Aktaş

    Dayanışma yaşatır: Rojava

    Kıvanç Eliaçık

    ABD’den genel grev manzaraları

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Depo işçilerine Ankara’da destek eylemi: Migros’u boykot et, depo işçisinin sesi ol!

    2 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026

    Akdeniz kentlerinde liman işçilerinden savaşa karşı ortak eylem kararı

    31 Ocak 2026
    KADIN

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026

    İzmir’de kadın Cinayetlerine karşı yürüyüş: “Koruma, aklama, yargıla”

    29 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.