Francesca Albanese’nin Gazze hakkında Ekim ayında Birleşmiş Milletler’e sunduğu raporun tam metni Göksel Kılınç ve Robin Ege Yetiş’in Türkçe çevirisiyle BDS Türkiye sayfasında yayınlandı.
Albanese’nin “1967’den Beri İşgal Altındaki Filistin Topraklarındaki İnsan Hakları Durumu Özel Raportörü” olarak hazırladığı “Gazze Soykırımı: Toplu Bir Suç” başlıklı raporda, İsrail’in Filistin’deki uzun süreli işgali ve 7 Ekim 2023’ten sonra uyguladığı soykırımın “başka devletlerin doğrudan katılımı, yardımı ve destekleri olmadan” sürdürülemeyeceği belirtilerek üçüncü ülkelerin diplomatik, askeri, ekonomik ve “insani” alanlardaki destekleri inceleniyor. “Son iki yıldaki dehşet verici olaylar”ı “bir sapma değil, uzun bir suç ortaklığı tarihinin doruk noktası” olarak niteleyen raporda dikkat çeken saptamalardan bazıları şunlar:
* Filistin topraklarının işgali, BM Şartı’nı ihlal eden ve devam eden yasadışı bir güç kullanımı olduğu için, İsrail’in bu bölgede yaptığı hiçbir şeyin “savunma amaçlı” olduğu söylenemez.
* İsrail’e silah ambargosu uygulanması yönünde 1976’dan beri alınan BM kararlarına rağmen ABD, Almanya ve İtalya başta olmak üzere birçok devlet, soykırım kanıtlarının arttığı son dönemde de İsrail’e silah ve teçhizat sağlamaya devam etti. “Transferleri gizleyen şeffaf olmayan bir sistem aracılığıyla” silah parçaları ve “çift kullanımlı” ürünler gönderen devletler arasında Çin (Tayvan dâhil), Hindistan, İtalya, Avusturya, İspanya, Çekya, Romanya ve Fransa başta geliyor.
* 7 Ekim 2023’ten sonra Batılı liderlerin devlet ve şirket medyası tarafından yayılan, İsraillileri “sivil” ve “rehine”, Filistinlileri “Hamas teröristi”, “meşru (ya da tali) hedef”, “yasal olarak gözaltında ya da tutuklu” olarak resmeden anlatıyı tekrarlaması, “BM Antlaşması’nın 51. maddesi kapsamında hukuki dayanağı olmamasına rağmen, İsrail’in ‘meşru müdafaa’ hakkı”na desteklerini ifade etmeleri ve İsrail’den yasadışı işgaline son vermesini talep etmek yerine durumu “yönetilmesi gereken bir insani kriz’ olarak” ele almaları, saldırıya daha fazla hareket alanı tanıdı.
* Ekim 2023’ten bu yana ABD, Rusya, Fransa, Ukrayna ve Birleşik Krallık ve başka ülkelerin vatandaşlarından İsrail ordusunda görev alan binlerce kişiden pek azı hakkında soruşturma açıldı ve hiçbiri Gazze’de işledikleri suçlardan yargılanmadı.
* Ateşkes anlaşmalarına aracılık etmeye çalışan devletlerden Katar bölgedeki en büyük ABD askeri üssüne ev sahipliği yaparken, Mısır da enerji işbirliği ve Refah Sınır Kapısı’nın kapatılması da dâhil olmak üzere İsrail ile ilişkilerini sürdürüyor.
* İsrail yetkilileri hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sadece 7 devlet başvurdu. Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’na başvurusu sadece 13 devletin desteğini aldı.
Türkiye’yle ilgili saptamalar
Raporda Türkiye’nin de içinde yer aldığı bir grup devletin 30 Eylül 2025’te “Filistin’in kendi kaderini tayin hakkını gerçekleştirmek yerine bu hakkı daha da baltalayacak şekilde, Gazze için geçici bir emperyal yabancı yönetim mekanizması dayatan” Trump Planı’na desteklerini açıkladığına değiniliyor.
Buna karşılık Ekim 2023’ten bu yana sadece Belize, Bolivya, Kolombiya ve Nikaragua İsrail’le diplomatik ilişkilerini askıya alırken, Türkiye’nin Bahreyn, Çad, Güney Afrika, Honduras, Şili ve Ürdün’le birlikte ilişkilerinin derecesini düşüren altı devlet arasında yer aldıığı belirtiliyor.
Mayıs 2024’te İsrail’le ticareti bütünüyle askıya aldığını açıklayan Türkiye’den, soykırım sırasında İsrail’le ticareti azaltan pek az devlet arasında en önemlisi olarak söz ediliyor ve bu karar sonucunda “Ocak-Ağustos 2025 döneminde Türkiye menşeli ithalatın yüzde 64 azaldığı ve ihracatın neredeyse tamamen durduğu” belirtiliyor, ancak “ticaretin dolaylı olarak devam ettiği” ekleniyor.
Rapora göre İsrail’in rafine yakıt ürünlerinin başlıca tedarikçileri Rusya ve ABD. Uluslararası Adalet Divanı’na soykırım başvurusunu yapan Güney Afrika ve davaya müdahil olan Brezilya ise Azerbaycan ve Kazakistan’la birlikte “temel hammaddeleri tedarik etmeye devam” eden ülkeler olarak geçiyor. Türkiye’ninse Fas, İtalya ve Fransa ile birlikte petrol ve gaz dâhil olmak üzere ürünler için önemli limanlar sağlamaya devam ettiği belirtiliyor.
İsrail’e silah ve malzeme tedarikinin üçüncü ülkelerin ulaşım altyapısına dayandığını belirten raporda ABD, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda, Fas ve Yunanistan’ın yanı sıra Türkiye de, limanları üzerinden “F-35 parçaları, silahlar, jet yakıtı, petrol ve/veya diğer malzemelerin İsrail’e nakliyesini kolaylaştırdığı bilinen” ülkeler arasında sayılıyor.
Tavsiyeler
Raporda tüm devletlere yönelik tavsiyeler arasında, acil durum devam ederken Filistin halkına daha fazla zarar verilmemesi amacıyla tam ve kalıcı bir ateşkes ve İsrail birliklerinin tamamen çekilmesi için baskı uygulanması, Gazze’deki kuşatmayı sona erdirmek için acil önlemler alınması, acil durumun ötesinde, İsrail’le tüm askeri, ticari ve diplomatik ilişkilerin askıya alınması, soykırıma ve başkaca ağır insani hukuk ihlallerine karışan veya bunları kolaylaştıran tüm yetkililerin, şirketlerin ve kişilerin soruşturulup yargılannası, UAD ve UCM ile tam işbirliği, UNRWA ve BM sistemine bir bütün olarak verilen desteğin güçlendirilmesi, BM Sözleşmesi’nin 6. maddesi uyarınca İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması yer alıyor.
“Sendikalara, hukukçulara, sivil topluma ve vatandaşlara” seslenen son maddedeyse devletlerin eylemlerinin izlenmesi ve kurumlara, hükümetlere ve şirketlere boykot, yatırımların geri çekilmesi ve yaptırımlar için baskı yapmaya devam edilmesi tavsiye ediliyor.
