Trump, operasyonun ABD kolluk kuvvetleriyle iş birliği içinde gerçekleştirildiğini ve detayların daha sonra açıklanacağını bildirdi.
Uluslararası medya kuruluşları, Trump’ın bu çıkışını “Maduro’nun liderliğinin sona erdirildiğine dair bir iddia” olarak aktarırken; operasyonun Venezuela’da büyük patlamalar ve askeri hareketlilik yarattığı bildiriliyor. Venezuela hükümeti, saldırıyı emperyalist bir saldırı ve uluslararası hukuka aykırı bir savaş eylemi olarak nitelendirerek olağanüstü hal ilan ettiğini duyurdu.
Bu gelişmeler, devlet başkanlarının başka bir egemen devlet tarafından açıkça “kaçırıldığı” iddiasıyla açıklanması nedeniyle uluslararası hukuk ve mevcut diplomatik teamüller açısından benzeri görülmemiş bir kriz olarak yorumlanıyor.
Uluslararası basın ve analizler: Gerilim tırmanıyor
Birçok uluslararası haber ajansı, Trump’ın açıklamalarını “Amerika’nın Venezuela’ya büyük operasyon düzenlediği ve Maduro’nun ele geçirildiği” şeklinde aktardı. Bazı kaynaklar, ABD’nin bu adımının uluslararası teamülleri ihlal edebileceğine dikkat çekiyor ve operasyonun hukuki dayanağının belirsiz olduğunu vurguluyor.
Maduro’nun akıbeti ve Venezuela’daki siyasi kontrolün kimde olduğu hâlâ netlik kazanmazken, olayın bölgesel barış ve uluslararası istikrar üzerindeki etkileri tartışma konusu oldu. Özellikle Latin Amerika hükümetleri ve bölgesel örgütler, olayla ilgili tepkilerini açıklıyor. Bu gelişmelerin yeni askeri, diplomatik ve ekonomik sancılara yol açma riski yüksek bulunuyor.
SYKP: “Emperyalizm Hukuku Askıya Almıştır”

Bu gelişmeler üzerine Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), ABD emperyalizmine ve Trump yönetiminin bu adımına karşı sert bir açıklama yayımladı. SYKP’ye göre Trump’ın açıklaması; uluslararası hukukun fiilen askıya alındığını, demokratik normların yok sayıldığını ve dünyanın egemenlik eşitliği ilkesinin çiğnendiğini göstermektedir.
SYKP açıklamasında şu vurgu yer aldı:
- Trump’ın beyanı, devletler hukuku yerine “gücü gücü yetene” düzenini ilan eden bir karardır.
- Maduro’nun yakalanıp çıkarıldığına dair açıklama, tarihte bir devlet başkanının başka bir egemen devlet tarafından esir alındığını ilan eden ilk örnektir ve bu kabul edilemez bir eylemdir.
- Venezuela’ya dönük bu saldırganlığın amacı başta petrol olmak üzere aralarında nadir toprak elementlerinin de olduğu doğal varlıklarına el koymaktır. Tam bir emperyalist denetimle, kuklası Machado eli ile ülkenin altını üstüne getirip zaten fakir olan halkı daha fazla yoksullaştıracaklardır.
- Bu saldırı, yalnızca Venezuela halkını değil; tüm uluslararası barış ve egemenlik ilkelerini tehdit etmektedir.
- SYKP, dünya halkları, emek örgütleri ve sosyalistlerle birlikte ABD emperyalizmine karşı dayanışma ve mücadele çağrısını güçlü bir şekilde yineliyor.
SYKP, bu açıklamada ayrıca yaptırımların kaldırılması, emperyalist müdahalelere son verilmesi ve Venezuela halkının kendi kaderini tayin hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Bu krizin, sadece iki ülke arasında bir çatışma olmadığını, aynı zamanda uluslararası sistemin temel ilkeleri üzerinde tartışma yarattığını söyleyen gözlemciler var. Bazı uluslararası hukuk uzmanları, böyle bir operasyonun savaş suçu ve hukuksuz bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, diğerleri bunun uluslararası gerilimleri derinleştireceğini belirtiyor. Latin Amerika’da Chávez sonrası dönemde devam eden siyasi dinamikler ve ABD’nin bölge politikaları dikkate alındığında, bu gelişmenin çok yönlü siyasi, ekonomik ve toplumsal sonuçları
