Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Portekiz Parlamentosu’ndan ‘Rojava tasarısı’ onaylandı

    14 Şubat 2026

    Kobani’de kuşatma 25’inci gününde: İlaçlar tükeniyor, 2 bin kişi sudan zehirlendi

    14 Şubat 2026

    CHP’den Ocak ayı İfade Özgürlüğü Raporu: “Yargı siyasi baskı aracına dönüştü”

    14 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

      12 Şubat 2026

      Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

      11 Şubat 2026

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Kölelik Afganistan’a geri döndü

      12 Şubat 2026

      Türkiye “normali” ve Amedspor

      10 Şubat 2026

      Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

      9 Şubat 2026

      Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

      8 Şubat 2026

      Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

      4 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İlyas Tunç ile Çağdaş Nijerya Şiiri Antolojisi üzerine

    İlyas Tunç ile Çağdaş Nijerya Şiiri Antolojisi üzerine

    Siyasi Haber7 Ocak 2019
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İlyas Tunç: “Sömürgecilik, önce diliyle ve diniyle yerleşiyor işgal ettiği topraklara. Süreç, yerel dillerin hemen Latin harflerine uyarlanması, İncil’in bu dillere çevrilmesiyle başlıyor. Sözel kültürden yazılı kültüre hızla geçişin getirdiği travmatik sonuç ise, yerel halkın kendi diline yabancılaşması.”

    Röportaj: Erkan Karakiraz


    Erkan Karakiraz’ın, yakınlarda Kaos Çocuk Parkı tarafından yayımlanan Çağdaş Nijerya Şiiri Antolojisi üzerine, kitabın çevirmeni ve derleyeni şair İlyas Tunç ile yaptığı röportajı sunuyoruz:


    Erkan Karakiraz: Bir şiir okur/yazarı olarak, kendi adıma antolojiden çok etkilendim. Kaos Çocuk Parkı Yayınları tarafından basılan “Çağdaş Nijerya Antolojisi”ni alıp okuyanların birkaç unsur açısından şanslı olduğunu düşünüyorum. Bu unsurların ilki, şiirleri çevirenin de bir şair olması ve şiir diline hakim olmasının çeviriye kattığı değeri ve niteliği artırmış olması. İkincisi, çağdaş Nijerya şiiri üzerine kapsamlı bir fikir edinmek isteyenler için oldukça geniş bir seçkinin yayımlanmış olması. Son olarak da bu oylumda ve içerikte bir çalışmanın ilk kez okura sunulmuş olması. Böyle bir çalışmanın derleyeni ve çevirmeni olarak bu üç unsur üzerine neler söylersin?


    İlyas Tunç: Antolojiler, şairlerin dizelerine taşıdıkları düşünceler sayesinde, şiiri çevrilen ülkenin genel anlamda kültürünü, sosyal dokusunu, toplumsal sorunlarını da yansıtırlar. Böyle bir yaklaşımla yola çıktığınızda mümkün olduğu kadar, ancak kendi edebiyatlarında kabul görülmeleri koşuluyla, çok sayıda şairi listenize eklemek zorundasınız. Özgeçmişler zaten işin olmazsa olmazı! Çağdaş Nijerya Şiiri Antolojisi’ni belki farklı kılan şey, ülke şiirinin ‘evrimsel sürecini’ konu alan uzun bir incelemenin yanı sıra bir de ‘sözlükçe ve açıklamalar’ bölümüne yer verilmesidir. Antolojideki şairler, sömürge sonrasından; yani, Nijerya’nın bağımsızlığından günümüze kadar olan zaman dilimini kapsıyor. 1921 doğumlu Gabriel Okara’dan 1987 doğumlu Tosin Gbogi’ye kadar uzanan geniş bir yelpazede toplam elli sekiz şair…


    Kesin bir yargı biçiminde algılansın istemiyorum; ancak, yine de şairlerin şiir çevirilerinde daha başarılı olduklarını söylemeliyim; yeniden yazmadıkları ve anlama bağlı kaldıkları sürece… Sizin deyiminizle ‘bu oylumda ve içerikte bir çalışmanın ilk kez okura sunulmuş olmasında’ Kaos Çocuk Parkı’nın özverili çabalarının payını görmezden gelemeyiz. Doğrusu, 546 sayfalık bir kitabın; üstelik, bir şiir antolojisinin yayımlanması konusunda her yayınevinin aynı özveriyi, aynı cesareti gösterip gösteremeyeceğini bilemiyorum.


    Erkan Karakiraz: Çok dilli, çok kabileli, çok kültürlü bir ülke olan Nijerya’nın çağdaş edebiyat dili, İngilizce. Uzun bir süre İngiliz sömürgesi olmasının etkisinin dilde hâlâ sürdüğünü söyleyebiliriz. Yaygın olarak kullanılan bir dilin konuşulup yazıldığı birçok ülkede, kendi anadiline yabancılaşan halklarla karşılaşabiliyoruz. Bir yandan diller unutulmaya, yok olmaya yüz tutarken, diğer yandan edebiyat söz konusu olduğunda, yazar/şairler, çoğunlukla ilgili yaygın dilde kendilerini ifade ediyorlar. Bizim yaşadığımız topraklarda da Kürtçe, Ermenice, Lazca vs. için geçerli bu. Nijerya’da bu durum bütün ülke geneline yayılmış ve kanıksanmış durumda. Neler söylenebilir bu konuda?


    İlyas Tunç: Nijerya’da edebiyat dilinin İngilizce olması, sadece Nijerya’ya özgü bir olgu değil. Portekizce, Fransızca, İspanyolca, Hollandaca gibi diğer sömürgeci dilleriyle de  edebiyat yapıldığına tanık oluyoruz; Afrika’dan Latin Amerika’ya Latin Amerika’dan Avustralya’ya, Asya’ya kadar hemen her yerde… Sömürgecilik, önce diliyle ve diniyle yerleşiyor işgal ettiği topraklara. Süreç, yerel dillerin hemen Latin harflerine uyarlanması, İncil’in bu dillere çevrilmesiyle başlıyor. Sözel kültürden yazılı kültüre hızla geçişin getirdiği travmatik sonuç ise, yerel halkın kendi diline yabancılaşması. Oysa, yaman bir çelişkidir ki; şairler, yazarlar, aydınlar yabancılaşma sorununu yine kendilerine dayatılan sömürgeci dille aşmaya çalışıyorlar. Özellikle, uluslaşma sürecindeki edebiyat eserlerinin yoğunluğuna bakıldığında, bence başarılı da olmuşlardır. Bu durum, etnik dilleri görmezden gelerek ulusal ya da resmi bir dil yaratmaya katkıda bulunmuştur, diyenler çıkacaktır; haklılardır ama, aynı zamanda, anti-sömürgeci bir tavrın yansıması da değil midir? Edebiyatta kullanılan dil kadar duruş da önemlidir; Şilili Neruda, Nijeryalı Wole Soyinka, Hindistanlı Sarojini Naidu, Güney Afrikalı Don Mattera sömürgeci dilleriyle seslerini duyurmuşlardır. Ancak bu, anadil yalınlığını, güzelliğini, heyecanını inkar ettiğim anlamına asla gelmemeli.


    Erkan Karakiraz: Diğer çeviri kitaplarını incelediğimde, çevirisini yapmayı tercih ettiğin şairlerin genelde, politik olarak aktivistliği benimsemiş figürler olduklarını gördüm. Cai Tianxin, Martín Espada, Ingrid Jonker gibi çevirisini üstlendiğin şairler, doğup büyüdükleri coğrafyaların özel siyasi yapıları nedeniyle dolaylı ya da doğrudan siyasi birer duruşa sahipler. Yazdıkları yaptıklarıyla köklerine, hayatlarındaki yerel unsurlara ve dillerine sahip çıkıyorlar. Derleyip çevirdiğin “Çağdaş Güney Afrika Şiiri Antolojisi” içerisindeki şairler de, bu antolojideki Nijeryalı şairler de öyle. Hatta “İtaatsiz Portreler”deki isimleri de buna dahil edebiliriz. Bu seçim, senin hayata bakışınla, ideolojik kaygılarınla da örtüşüyor. Özellikle seçtiğin şairler olmalı, değil mi?


    İlyas Tunç: Çevirisini yaptığım şairlerde ‘politik olarak aktivistliği benimsemesi’ gibi bir kaygı taşımış olabilir miyim, bilmiyorum. Doğrusu, hiç düşünmedim. Belki… Yine de, böyle bir kaygıdan yola çıkmadığımı itiraf etmeliyim. Çinli şair Cai Tianxin, Zhejiang Üniversitesi’nde matematik profesörü; aktivist değil bir gezgin. Ingrid Jonker ise, apartheid rejimi sırasında sansür kurulundaki milletvekili babasıyla ters düşmüş; ancak, politik kimliği olmayan, Afrikaans bir şair. Jonker’ın dünya çapında ün kazanmasını Mandela sağlıyor; onun Nyanga’da Askerlerin Vurduğu Çocuk adlı şiirini siyahların iktidara geldiği 1994 yılında parlamentoyu ilk açışında okuyarak… Martin Espada’ya gelince aktivist bir şair olarak değerlendirilebilir. Kamusal alanda okuduğu ilk şiirin Nazım Hikmet şiiri olduğunu, Kansas Üniversitesi’ndeki bir şiir dinletisinin sponsorluğunu yapan Koka Kola’nın 1200 dolarlık katılım ücretini bir şişeleme fabrikasındaki sendikal faaliyetlerin engellenmesi, liderlerinin öldürülmesi nedeniyle almayarak Kolombiya Ulusal Gıda İşçileri Sendikası’na bağışladığını bana yazdığını hatırlıyorum. ‘Politik olarak aktivistliği benimseme’ konusundaki tespitin, söz konusu şairlerden ziyade, senin de belirttiğin gibi, Güney Afrika ve Nijerya antolojilerindeki şairler bazında daha doğru olabilir.


    İtaatsiz Portreler’i bir vefa borcu kitabı olarak düşünüyorum; savaşa, çevre kirliliğine, köleliğe, otoritenin keyfiyetine karşı direnen onurlu insanlara ödenmesi gereken bir vefa borcu… Vefa borcu ödemenin bence ideolojik bir kaygısı yoktur. Yeryüzünde iyiler ve kötüler vardır; mazlumlar ve zalimler, savaş yanlıları ve barışseverler, yoksullar ve sömürgenler… Ben, ilkinden; yani, iyilerden yanayım. İyilerden yana olmak, ideolojik bir kavramsa o zaman kaygı taşıdığım söylenebilir.  İtaatsiz Portreler’de şair ya da müzisyen kimlikleriyle yer alan Jose Marti, Jose Rizal, Pete Seeger, Juan Gelman, Victor Jara, Facundo Cabral, Curtis Mayfield, Steve Biko, Meena Keshwar Kamal, Haşim Şabani’nin ve diğerlerinin yeryüzünü güzelleştirmeye çalışan, iyi hem de çok iyi insanlar olduğunu kim inkar edebilir ki!


    Erkan Karakiraz: “Çağdaş Nijerya Şiiri Antolojisi”nde, baskıcı iktidarların, askeri rejimlerin, sürgünlerin, ekonomik, sosyo-politik buhranın, çevresel sorunların ve savaşın etkisi hissediliyor. Konu ve tema olarak içerikte özel imajların yoğun kullanımıyla da kendini gösteriyor. Kitabın başındaki bilgilendirici “Çağdaş Nijerya Şiirinin Evrimsel Süreci” başlıklı yazının, şairleri tanıtan kısa metinlerin ve en sonda yer alan “Sözlükçe ve Açıklamalar” bölümünün varlığı bu yüzden mi gereklilik gösterdi?


    İlyas Tunç: Çeviri şiir antolojilerinden yola çıkarak, sadece o ülkenin şiiri hakkında değil, sosyo-politik, sosyo-ekonomik dokusu hakkında, çok belirgin olmasa bile, genel bir fikir edinebileceğimizi söylemiştim. Dolayısıyla, Çağdaş Nijerya Şiiri Antolojisi’ndeki şairlerin biyografileriyle birlikte ülkenin şiir tarihiyle ilgili yazı, sözlükçe ve açıklamalar kısmı, söz konusu genel fikri biraz daha belirgin kılma kaygısından doğmuştur, diyebilirim. Evet, önemli olan çevrilen şiirdir; fakat, o şiiri besleyen kaynaklar bilinirse daha iyi olmaz mı?


    Erkan Karakiraz: Antolojiyi hazırlarken Nijeryalı şairlerle sürekli iletişimde oldun. Kitaptaki en genç şair 1987 doğumlu. Türkiye’yle oranladığımızda gençlerin şiir sanatına ilgisi nasıl Nijerya’da? İlgi hangi şehirlerde daha fazla?


    İlyas Tunç: Hız mekanı daralttı; daralan mekanda sakarlık artarmış. Hızlı iletişimin sağladığı kolaylıktan sakarlık yapmadan yararlanmaya çalıştım; internet ortamındaki web sitelerinden ziyade bizzat şairlere ulaşarak… Bazıları kitaplarını, bazıları basılacak şiir dosyalarını gönderdi. Ulaşamadığım şairlerin şiirlerini, kitaplarını ulaşabildiklerimden edindim; kısacası, güvenilir kaynaklara başvurdum. Nijeryalı gençlerin şiire ilgisine gelince, Türkiye’deki kadar olmasa da, yoğun bir ilgidir. Yoğunluk, Lagos, Ibadan, Port Harcourt gibi büyük kentlerde daha göze batıyor. Ancak, asıl devinim sosyal medya ya da internet ortamında gerçekleşiyor. Akademik ortamda süregelen bir şiir yoğunluğundan da söz edilebilir.


    Erkan Karakiraz:  Son yirmi yılda Nijerya’da şiir özelinde yerel kültürel mirasa, çevreye vs. gösterilmiş olan ilgi, bundan sonra gelen kuşakta da kendine yer bulacak mı? Yeni/farklı yönelimler nedir?


    İlyas Tunç: Son yıllarda, dünya genelinde, şiirin giderek online ya da sosyal medya ortamlarına taşındığına; böylece, mantar sporları gibi yaygınlaştığına tanık oluyoruz. Kaçınılmaz bir olgu! Bana kalırsa iyi de… Yeter ki okur, daha besleyici olanı, zararsız olanı fark edebilsin! Öte yandan, nitelikli web sitelerine, kişisel sayfalara, elektronik dergilere çok iş düşüyor. Şiir, bir heves değil, emek isteyen, herkesin üstesinden gelemeyeceği ciddi bir iş. Sanal ortamlarda boy gösteren ya da şiire yeni başlayan şair arkadaşlar, sanal olmayan bir dünyadan beslendikleri; yani, bir önceki soruya verdiğim cevaptaki gibi, ‘daralan mekandan’ kurtuldukları sürece kalıcı olacaklardır.


    İşte, tam da bu noktada, Nijeryalı şairlerden, 1983 doğumlu Senator Ihenyen’in, sanal ortamdan şikayetçi olmamasına rağmen, şikayetçi olduğu konular var; günümüzde çok ama çok, nerdeyse ifrazat oranında, şiir yazılması, şiirin bu durumdan zarar görmesi, genç şairlerin kitaplarını bastırmakta aceleci davranması, manzumeyi şiir sanmaları, şair imajı yaratma isteği… Ülkemizde de şikayetçi olduğumuz şeyler, aynı şeyler değil mi? Ihenyen’in dediği gibi ‘poetik gökyüzü herkes için aynı büyüklükte olamaz.’

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

    10 Şubat 2026

    Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

    14 Ocak 2026

    Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

    12 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

    Mahsuni Gül

    Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Alp Altınörs

    Kölelik Afganistan’a geri döndü

    Akif Kurtuluş

    Türkiye “normali” ve Amedspor

    Siyasi Haber

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    Kansu Yıldırım

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Smart Solar Grevi 114 günün ardından kazanımla sonuçlandı

    12 Şubat 2026

    Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi 10. gününde: “Aynı okulda iki farklı dünya olmaz”

    11 Şubat 2026

    Divriği OYAK Maden Direnişi 78. Gününde: “Ya hepimiz ya hiçbirimiz”

    10 Şubat 2026
    KADIN

    Özgül Saki: Tekçi ve dinci dayatmalara karşı demokratik yaşamı ve laikliği savunacağız!

    13 Şubat 2026

    Güney Kore’de “Konfor Kadınları”ndan ABD Ordusuna karşı yarım asırlık hesaplaşma

    10 Şubat 2026

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.