Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Belçika nihayet sömürgeci tarihiyle yüzleşiyor (mu?)

    20 Mart 2026

    İlkbahar ekinoksu 20 Mart’ta: Gece ve gündüz eşitleniyor

    19 Mart 2026

    Komün dersleriyle geri geliyor

    19 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026

      Kötülüğün sol hali

      16 Mart 2026

      Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

      15 Mart 2026

      Oğuzhan Müftüoğlu’na kamuoyu önünde sitem

      14 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      Komün dersleriyle geri geliyor

      19 Mart 2026

      ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

      19 Mart 2026

      Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

      16 Mart 2026

      Ezber hayatı karşılar mı?

      12 Mart 2026

      Savaş Türkiye ekonomisini nasıl etkileyecek?

      8 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Demokrasi, ama nasıl?- Güney Bekdaş

    Demokrasi, ama nasıl?- Güney Bekdaş

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerini başarılı bir sonuçla geride bıraktığımız bugünlerde biz HDP’liler yeni bir yolun içerisinde olduğumuzu, bundan sonra haritamızı HDK meclisleri ve HDP ile daha bütün olarak çizmemiz gerektiğini bir kez daha kavramış durumdayız. Devrimcilerin, demokratların, sol-sosyalist güçlerin cephesi olan HDK, son cumhurbaşkanlığı seçimleriyle de HDP, siyasal arenada kendini ispatlamış, ilkelerimizin hayatta karşılık bulduğunu bizlere ve herkese bir kez daha en açık şekliyle göstermiştir.

    Geçmişten bugüne barıştan, özgürlükten, eşitlikten ve kardeşlikten yana açık taraf olan bizler bugün de Türkiye ve Kürdistan halklarının kurtuluş mücadelesini en geniş alanda yürütüyor ve yürütecek olmanın heyecanı içerisindeyiz. Sınıf çelişkilerini temel perspektif alan ancak bunun yanında ezilen kimlik hareketlerini mücadelenin temel dinamikleri olarak gören bir devrimci perspektifin hayatta karşılık bulabileceği ve/veya tahayyül edilen yaşamı bugünden kurmayı sağlayabilen bir bakış olduğu gün geçtikçe ortaya çıkıyor.Keza sınıf içindeki hiyerarşik ilişkileri anlayamayan bir hareketin sınıfı anlaması da mümkün değildir.Çoğunlukla dönemsel Kürt işçilerin,Türk işçilerden daha ucuz iş gücü olduğunu, kadınların ucuz, esnek, güvencesiz ve serbest bölgelerde çalışmasını, neo-liberal dönemin yeni parça başı “proto” , çoğunlukla el yapımı konfeksiyonel veya ev içi üretim anlayışının kadınları baz aldığını, LGBT bireylerin çalışma hatta yaşam alanlarının dahi olmadığını görmemek pek de reele uygun politik ve pratik bir faaliyet yürütmek olmasa gerek.Bu koşulların farkındalığı ışığında sınıfın içerisinde konumlanış dışında cinsel ve ulusal kimlikleri ve bunların sınıf içerisindeki hiyerarşisini gözeterek kısacası en doğru söyleniş biçimiyle ‘’somut koşulların somut tahlillerini yaparak’’ bir hat belirlemekten başka seçenek yoktur. Kuşkusuz bu mücadele hattının temel yapı taşı demokrasidir.

    Bugün kendimizi içerisinde var ettiğimiz bu cephe, kendi içinde diğerini azımsamayan ve görmezden gelmeyen, bileşeni olan öznelerin kendisini her bir parçasıyla politik olarak eşitlediği bir yapıda olmalıdır.Bunun çözümü de elbette ki kapitalizmin imkansız gibi göstermeye çalıştığı gerçek bir örgütlenme özgürlüğü olarak kendini var eden bir demokrasi tanımı etrafında birleşmektir.Halkın demokrasisi olan devrimci demokrasi tam da burada karşımıza çıkar.Devrimci demokrasi şu ana unsular etrafında şekillenir: Sermayenin iktidarını bitirmek için mücadele eder, burjuva demokrasisinden halk demokrasisine geçişin devrimci bir perspektifle başarılabileceğine inanır, kendini kalıcı değil devrimci bir dönüşümün uğrağı olarak kabul eder ve proleterya devrimi yolunda ilerlemeyi hedefleyen demokratik halk iktidarıdır.Buna karşın seçim döneminden önce tartışmaların oldukça yoğunlaştığı mesele ve seçim sürecinde kampanya sloganlarının bir bölümünü oluşturan ‘’radikal demokrasi’’ tespiti özellikle sosyalistlerin üzerine çokça tartışması gerekliliği ortadadır.

    Post-marksizmin önemli temsilcilerinden olan Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe ’Hegemonya ve Sosyalist Strateji’’ eserlerinde radikal demokrasi ile neye vurgu yaptıklarını şu sözlerle açıklarlar: ‘‘Sınıf gibi, düzeylerin üçlüğü gibi (ekonomik, politik, ideolojik) ya da üretim ilişkileri arasındaki çelişkiler gibi fetişler ile uğraşmaktansa bunların söylemsel olarak işleyebilirliğini sağlayan koşulları yeniden etkinleştirmeye çalıştık.’’ İki düşünüre göre bu etkinleştirmenin sonuç önermesi ‘’bu koşulların çağdaş kapitalizmde sürekliliği olmadığını gördük’’ ifadesidir.Laclau ve Mouffe’a göre bugünün koşullarına cevap verebilecek alan post-marksizm ve onun sonuç koşulu ‘radikal demokrasi’dir.Bu iki düşünüre göre radikal demokrasi ve post-marksizm tezlerinin temeli Marksizm’dir.Ancak post-marksizm diye anlatılan, aslında post-yapısalcılıktır.Zaten ikili bu kaynağı açıkça ifade ederler.Post-yapısalcılar marksizimle aralarına çok net bir sınır çekerler.Onların benimsediği yöntem diyalektik değildir.Bakış açıları gereği tarihsel materyalizmi ve sınıf savaşımını sorunlu bulurlar.Bu belirlenim doğrultusunda post-yapısalcılarla marksizim arasına çekilen sınırın bir benzerini post-marksistlerle de çekmemiz gerekir.Bazı düşünürler ‘’post-marksizm, anti-marksizm yolunda bir durak olabilir’’ şeklinde anlatırlar.Şüphesiz ki bu yaklaşım ile de belirli direnme odakları oluşturulabilir ve yeni alanlar açılabilir.Ancak aslında Laclau ve Mouffe’den anlamamız gereken genel olarak sınıf siyasetinin temel ilkelerinin reddidir.Onlar toplumsal yapıda bir olumsallık ve radikal belirlenimsizlik görmektedirler.Onlara göre çoğul özne konumları arasında eklemlenme ve hegemonya ilişkisine bağlı olarak sürekli bir geçişkenlik söz konusudur.Sınıf siyaseti içerisindeki hedefleri yadsırlar.Yani demokrasinin radikalleştirilmesi, yani istikrarsız özne konumlarının çoğul mücadeleleriyle gelişecek ve gelişmekte olan radikal demokrasi fikrini öne sürerler. Bunu yaparken de, Marksizmde görülen türde bir kapitalizm analiziyle ilgilenmezler.

    Marksizmin temel ilkelerini yok sayan bu anlayış ve onun ürettiği ‘radikal demokrasi’ kavramı mevcut Marksist kuramın yapı-bozumuna işaret eder.Ve temel sorularda net cevapları olmayan, kimlikleri günümüz sistemi içerisindeki koşullarıyla değerlendirmeyen bu önerme kapitalizme alternatif üretecek bir halde değildir ve kafa karışıklıkları yaratan ‘’sosyalist stratejinin bir aşaması’’ olmaktan da oldukça uzaktır.

    Bugün yapılması gereken kolektif iş yapma ve ortak politika üretmede diretmektir.Mevcut sistemde demokrasi kanalları açmanın yolu ortak akıl ve mücadeleden geçer.Klasik parti ve cephe deneyimlerinden farklı olarak bugün HDP içerisinde de yapılması gereken budur.Emperyalizmin bir iç olgu olduğu ülkemizde de, sermayenin, heteroseksizmin, erkliğin, Türklüğün, müslümanlığın ve sünniliğin temsilcisi iktidara karşı işçilerin, halkların, farklı inançların ve inançsızların, kadınların, LGBT bireylerin ve gençlerin farklılıklarıyla yeni bir dayanışma ördüğü bir halde mücadele etmek gerekir.Farklı renklerin yanyana geldiği ama birbirini ötekileştirmediği bu yeni hat demokrasi mücadelemizde yeni bir uğrak olabilir.Haklar ve özgürlükler mücadelesi, komünist bir hayatın inşasının ayrılmaz bir parçasıdır.Bütün gücümüzü ortaya koyduğumuz, devrimci perspektifimizle organlarında etkileyici konumda görev aldığımız bir ortak inşa sürecinin umudunu büyütmeliyiz.

    İlkeli ve doğru bir tarzla verilen halkların birleşik mücadelesi karşısında hiçbir iktidar sağlam duramayacaktır.‘’Çürümeye yüz tutmuş olan sistem kendisini vurup devirecek güçte bir alternatifle yüz yüze geldiğinde ortadan kalkar!’’

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney oldu

    9 Mart 2026

    Polyak Eynez’de 1243 işçi 13 gündür üretimi durdurdu: Yer altında kilit, kapıda barikat

    4 Mart 2026

    DEM Parti’de isim değişikliği sinyali: “Demokratik Cumhuriyet Partisi olabilir”

    3 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    Erdal Kara

    Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

    Tuncay Yılmaz

    Kötülüğün sol hali

    Ertan Eroğlu

    Türkiye’de borç ekonomisi ve kredi kartı kapitalizmi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Komün dersleriyle geri geliyor

    Siyasi Haber

    ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

    Aziz Çelik

    Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

    M. Ender Öndeş

    Ezber hayatı karşılar mı?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Karabağlar Belediyesi emekçilerinden ödeme tepkisi: “Haklarımız lütuf değil”

    18 Mart 2026

    GYO işçileri: “Tüm haklarımız ödenene kadar buradayız”

    16 Mart 2026

    BES-AR: Açlık sınırı 45 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı 109 bin liraya yükseldi

    16 Mart 2026
    KADIN

    Mersin’de bir kadın boşanma aşamasındaki erkek tarafından katledildi

    19 Mart 2026

    Aşırı sağ kadınlara karşı savaş açıyor

    14 Mart 2026

    İran için devrimci Feminist tutum: Otoriterliğe, emperyalizme, Siyonizme ve savaşa hayır!

    12 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.