Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

    19 Ekim 2026

    Fransa’da protestoların ardından dört kentte sokağa çıkma yasağı

    19 Ekim 2026

    MLSA’dan dijital sansür bülteni: İktidarın sansür çarkı muhalif basını ve partileri hedef aldı

    19 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

      19 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 1. yazı

      18 Ekim 2026

      Neşenin devrimci anlamı üzerine

      15 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

      13 Ekim 2026

      Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

      12 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Ozonu delen kimyasalların sinsi dönüşü

    Ozonu delen kimyasalların sinsi dönüşü

    Siyasi Haber21 Mayıs 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ozonun delinmesinin engellenmesi ekolojik hareketin ilk büyük zaferlerinden biriydi ama kloroflorokarbonlar geri döndü. CFC 11 kimyasallarının 2006’dan beri üretilmediği düşünülüyordu ancak birilerinin hile yaptığı ortaya çıktı. Peki ama nasıl?

    ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi  (NOAA) yeni ve tuhaf bir şey keşfetti. Geçmişte atmosfer içindeki ozon tabakasını deldiği için gündem maddesi olan ve  2010 yılından beri Montreal Sözleşmesi kullanımı yasaklanmış olan kloroflorokarbonlar Doğu Asya’da tekrar arz-ı endam etti.


    Balkan Talu’nun Gazete Duvar’daki haberine göre; bilim insanlarının konuyla ilgili araştırması Nature dergisinde yayınlandı. Dergide yayınlanan araştırmaya göre uzun yıllardır kloroflorokarbonlar arasında ozona en çok zarar veren gazlardan biri de trikloroflokarbonmetan (CFC 11) adıyla bilinen gazdı. Bugün CFC 11 hâlâ stratosfer tabakasının dörtte birinde bulunan klorin gazına kaynaklık ediyor. Ozon tabakasının kendini tamir edebilmesi ise atmosfer içindeki CFC 11 yoğunluğunun düşmesine bağlı. Aslında 2002 ve 2012 yılları arasında her şey yolundaydı. Atmosfer içindeki CFC 11 miktarı düzenli olarak düşüyordu. Öte yandan 2012 yılından itibaren CFC  11 gazının azalma hızında yüzde 50 oranında bir düşüş dikkat çekti. bu arada 2012 itibarıyla atmosfer içindeki CFC 11 emisyonları yüzde 25 artış gösterdi. Kloroflorokarbonların neden Doğu Asya’da ortaya çıktığı henüz anlaşılmadı ama yapılan açıklamalardan biri de eski binaların yıkılmaya başlamasıyla bu gazların açığa çıktığı.


    Ozona karşı mücadele kazanılmıştı 


    Ozon tabakasının delinmesi ekolojik tahribatın boyutlarını dünya kamuoyu önünde gözler önüne seren ilk göstergelerden biri oldu. Ozon tabakasındaki delinme ilk defa 1985 yılında tespit edildi.  Ozonun delinmesi sebebiyle insanların ultraviyole ışınlar (UV ışınları) tarafından yayılan radyasyonun cilt kanserine sebep olduğu ortaya çıkmıştı. Bu delinmenin sebebinin ise kloroflorokarbonlar olduğu çok kısa sürede anlaşıldı. Kloroflorokarbonlar, ağırlıklı olarak soğutucularda, yakıt üretiminde, muhtelif sprey tüplerinde kullanılıyordu. Dönemin çevre aktivistleri ozon tabakasındaki deliğin yayılmasını engellemek için harekete geçtiler ve uluslararası kamuoyu üzerinde baskı kurarak bugüne kadar elde ettikleri en hızlı zaferlerden birini kazandılar. 1987 yılında Montreal Protokolü oluşturuldu. Uzun adı Ozon Tabakasını İncelten Maddelere İlişkin Montreal Protokolü olan anlaşma, 1989 yılında resmi olarak yürürlüğe girdi. O zamandan beri anlaşma dokuz defa güncellendi. 1990’da Londra’da, 1991’de Nairobi’de, 1992’de Kopenhag’da, 1993’te Bangkok’ta, 1995’te Viyana’da, 1997’de Montreal’de, 1998’de Avustralya’da, 1999’da Pekin’de ve en son 2016’da Kigali’de anlaşmaya eklemeler ve güncellemeler yapıldı. Yapılan değişiklikler uyarınca 2010 yılında CFC 11 maddesinin küresel üretimi tamamen yasaklandı. Türkiye anlaşmayı 1991 yılında kabul etti.


    Montreal Sözleşmesi kısa bir süre içinde etkisini göstermişti. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından 2014 yılında yayınlanan rapora göre, protokolün bir sonucu olarak, Antarktika’daki ozon deliğinin yavaş yavaş düzeldiği ozon tabakasının 2050 ve 2070 yılları arasında 1980 yılı seviyelerine dönmesi beklendiği söyleniyordu.  Bu yüzyılın sonunda ise ozon tabakasındaki deliğin tamamen kapanması öngörülüyordu.


    Ozonun tamiri on yıl gecikebilir


    Montreal Sözleşmesi, bugüne kadar en sıkı uyulan anlaşmalardan biri olarak biliniyordu. O kadar ki bugüne kadar sayıları 200’e yaklaşan imzacı ülkeler kendi bünyelerindeki ihlal eden kurumları anında bildiriyordu. Bu yüzden Nature dergisindeki makalenin yazarlarından biri olan Stephen Montzka Wahington Post gazetesine verdiği demeçte “Otuz yıldan fazla bir süredir  ölçüm yapıyorum bu bulgular bugüne kadar gördüğüm en şaşkınlık verici şey” dedi. Zira, 2006 yılından bu yana CFC 11 kimyasallarının üretilmediği düşünülüyordu ama bu durum altı yıldır üretim yapıldığı ve UNEP’in ozonla ilgili sekreteryasına bir bildirim yapılmadığını ortaya koyuyor. Stephen Montzka yaptıkları işi “Bizler atmosfer dedektifleriyiz. Ne zaman olağandışı bir şey görsek alarm veririz” sözleriyle nitelendiriyor. ABD merkezli  Yönetişim ve Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü’nün (Institute for Governance and Sustainable Development) kurucusu Durwood Zaelke, birilerinin hileye başvurduğunu vurgulayarak bu gelişmeler karşısında sadece şaşkınlığa uğradığını ve bunun sebebinin sadece bu kimyasalların uzun süredir yasak olması olmadığını söylüyor. Durwood Zaelke, CFC 11’in karşısında çok sayıda alternatif bulunduğunu ve bu yüzden CFC 11’e yönelik ne menem bir pazar oluştuğunu anlayamadığını belirtiyor. Guardian gazetesi ise konuyla ilgili haberinde ozon tabakasının tamirinde on yıllık bir gecikme yaşanacağını ortaya koyuyor. UNEP sözcüsü  Keith Weller bu yeni  bulguların taraf ülkelerin önüne konulması gerektiğini ve gerekli adımların bir an önce atılması gerektiğini vurguluyor.


    NOAA’nın yeni bulguları uluslararası kamuoyunda bir soğuk duş etkisi yarattı. Endişe verici bu yeni gelişme bir, iki  soruyu da gündeme getiriyor. İlk olarak bu tür anlaşmaların ne kadar yaptırım gücü olabiliyor veya olabilecek? İkinci olarak ABD’nin çok sayıda kamu kuruluşunda bu tür araştırmalar hâlâ yürütülebiliyor ama Trump yönetiminin Çevre Bakanlığı (EPA) başta olmak üzere çok sayıda kurumun araştırma fonlarını kıstığını biliyoruz. Peki şimdi bile çok önemli bir gelişmeyi en az altı senedir bilmiyorken bundan sonra yaşayacağımız felaketlere hazırlıksız yakalanmaya mahkum muyuz gerçekten? Atılacak yeni adımlar aynı zamanda bu soruların da cevapları olacak.


    Kaynaklar:


    https://www.nature.com/articles/s41586-018-0106-2


    https://www.huffingtonpost.com/entry/theres-been-a-mysterious-rise-in-ozone-destroying-emissions_us_5afef41ce4b0463cdba16a60


    New York Times


    https://www.theguardian.com/environment/2018/may/16/mysterious-rise-in-banned-ozone-destroying-chemical-shocks-scientists


    https://www.washingtonpost.com/news/energy-environment/wp/2018/05/16/someone-somewhere-is-making-a-banned-chemical-that-destroys-the-ozone-layer-scientists-suspect/?utm_term=.6c977942b389


    https://www.independent.co.uk/environment/ozone-hole-chemicals-cfc-increase-mystery-source-east-asia-antarctica-a8354481.html


    Doğa Dergisi

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde zafer: Yapı Yol-İş üyesi işçilerin direnişi 17’nci gününde kazandı

    18 Ekim 2026

    Avrupa Parlamentosu’nda Kürt Konferansı: “Abdullah Öcalan derhal serbest bırakılsın”

    14 Ekim 2026

    Ahmet Saymadi gözaltına alındı

    3 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

    Siyasi Haber

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 1. yazı

    Şebnem Oğuz

    Neşenin devrimci anlamı üzerine

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Volkan Yaraşır

    Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Siyasi Haber

    Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    BES-AR: Asgari ücret açlık sınırının yüzde 77,41 altında

    17 Ekim 2026

    İzmir’de dijital haber portalı Manşetiz’de sömürü ve Kod 48 kumpası: 12 gazeteci işten çıkarıldı

    16 Ekim 2026

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde direniş 14’üncü gününde: “Haklarımızı alana kadar ayrılmayacağız”

    13 Ekim 2026
    KADIN

    Kadınlar Fatmanur ve Hifa İkra için Taksim’de sokakta

    18 Ekim 2026

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026

    Erkek şiddeti bir can daha aldı: 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Bursa’da katledildi

    4 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.