Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

    17 Nisan 2026

    Papa Leo’dan savaş politikalarına tepki: “Dünya yıkıma sürükleniyor”

    17 Nisan 2026

    Temel Conta işçilerine şafak operasyonu: Onurlu direnişe gözaltı kıskacı!

    17 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

      17 Nisan 2026

      Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

      17 Nisan 2026

      Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

      14 Nisan 2026

      Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

      13 Nisan 2026

      Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

      10 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

      13 Nisan 2026

      Emperyalizmin krizi

      12 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Akademik akla kilit vurmak !

    Akademik akla kilit vurmak !

    Siyasi Haber5 Mart 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Şu an dünyada yaşayan tüm akademi başkanlarından/rektörlerinden çok daha fazla üniversite rektörlüğü yapmış olduğuma bahse girerim

    Chris Patten, The Closing of the Academic Mind, https://www.project-syndicate.org, FEB 22, 2016.


    Chris Patten (çeviri: Mustafa Durmuş)


    (Yazar,  Britanya’nın Hong Kong’taki son valisi, eski AB Komiseri ve mevcut  Oxford Üniversitesi Başkanı/Rektörü)


    Şu an dünyada yaşayan tüm akademi başkanlarından/rektörlerinden çok daha fazla üniversite rektörlüğü yapmış olduğuma bahse girerim. Zira Hong Kong valiliğim sırasında otomatik olarak ülkedeki bütün üniversitelerin başındaydım. Bu duruma karşı çıkıp, her üniversitenin kendini yönetmesi gerektiğini savunsam da, derdimi anlatmakta başarılı olamadım. Beş yıl boyunca on binlerce öğrenciye, onların ebeveynlerine diploma törenlerinde konuşmalar yaptım ve diplomalarını verdim.


    1997 yılında Britanya’ya döndüğümde New Castle Üniversitesi rektörü olmam istendi. Ardından 2013 yılında Oxford Üniversitesi mezunlarınca, dünyanın bu en itibarlı üniversitelerinden birine rektör olarak seçildim ve halen bu görevi yürütüyorum. Yani üniversite eğitim ve öğretimi, araştırma ve çalışma ne demek çok sağlam fikir ve deneyime sahip olduğuma inanıyorum.


    Üniversiteler bir toplumdaki özgürlüklerden oluşan kalelerin burçları olmalıdırlar.  Üniversitelerin temel amacı olan araştırma ve öğretim faaliyetlerine devletler/ hükümetler karışmamalı ve üniversiteler kendi akademik yönetimlerini kendileri denetlemelidirler.  Bunun olmadığı bir üniversiteye “dünya klasmanında yer alan üniversite” demek mümkün değildir.


    Üniversitenin rolü, farklı fikirleri çatıştırmayı teşvik etmek, diğer bilimsel araştırma ve çalışmaların sonuçlarını sınatmak ve öğrencilerine yeni bilgiler sunmaktır. Bu nedenle de düşünce özgürlüğü üniversiteler için vazgeçilemez niteliktedir.  Bu özgürlükler, insani değerlerin korunmasını, toplumsal sağduyu, karşılıklı hoşgörü ve anlayışın ayakta kalmasını sağlayan şeylerdir.


    Bu rolleri kuşkusuz üniversiteleri otoriter devlet ya da yönetimler gibi, zor sorular sorulmasını, yanıtlarının üretilmesini bastırmayı amaçlayan yapıların da hedefi haline getirmektedir.


    Diğer taraftan akademik özgürlüklerin inkâr edilmesi üniversitenin anlamının yitirmesi demektir. İronik olansa akademik özgürlüklere olan saldırıların bir kısmının üniversitelerin kendi içinden geliyor olmasıdır. Zira ABD ve İngiltere’de bazı öğrenciler ve akademisyenler farklı görüş ve tartışmaları kısıtlama gayreti içindeler. Onlara göre “insanlar rahatsız olabilecekleri fikirlerin muhatabı olmamalıdırlar”. Hatta tarih, bu anlamda tarihte yer almış olan bazı kişilerin adlarının çıkartılarak, yeniden yazılmalıdır.


    Üniversitelerin bazılarında, bazı insanlara aykırı görüşlere sahip bulundukları için konuşma fırsatı dahi verilmemektedir. “Güvenli alanlar” yaratılmış durumda. Öyle ki bu alanlarda öğrencilerin ahlaki olarak vs uygunsuz hakaretlerden ve fikirlerden korundukları ileri sürülüyor.  Bu bir kimliğin ya da fikrin başka kimlik ya da fikirler karşısında ötekileştirerek düşman gösterilmesinin yansıması olduğu gibi, bu toplumsal ayrıştırmanın da sürekli olarak beslenmesine neden oluyor.


    Bundan 50 yıl önce, öğrenci iken, okul müdürüm önde gelen bir Marksist tarihçi ve eski bir Komünist Partisi üyesiydi.  İngiliz Gizli Servisi’nin de takibindeydi.  Müthiş bir tarihçi ve öğretmendi. Ancak o günlerde onun “ fikirleriyle beni zehirlemekte olduğu” biçiminde yönlendirilmiş olabilirim. Ama bu öğretmen benim çok daha iyi bir biçimde bilimsel bilgi ile donatılmamda, kendi fikirlerimi bile sorgulatacak fikir tartışmalarına açık hale gelmemde, ağız dalaşı ile düzeyli müzakere arasındaki farkı görmemde ve kendimi gelecek için çok daha iyi hazırlamamda çok yardımcı oldu.


    Kuşkusuz, ırkçılığı, cins ayrımcılığını, kadın düşmanlığını ve ya politik şiddeti tahrik eden bazı düşünceler tüm özgür toplumlarda aforoz edilmelidir. Zira özgürlüklerin var olabilmesi bir hukuk düzeni içinde demokratik tartışmalarla kararlaştırılmış olan bazı sınırların varlığıyla mümkündür.


    Ancak üniversitelere güvenilmelidir. Bu kurumlar özdenetimleri yapabilirler. Diğer yandan, üniversitelerde, tartışma, müzakere ya da belli dallara hoşgörü ile yaklaşılmamasına izin verilmemelidir. Büyük filozof Karl Popper’in de bize öğrettiği gibi “tahammül edemeyeceğimiz tek şey tahammülsüzlüğün kendidir!”. Bu tespit özellikle de üniversiteler için geçerlidir. 


    Üniversitenin, “devletin sizlere neyi öğrenmenin ya da tartışmanın doğru ve güvenli olduğuna karar verdiği” bir yer ya da “birileri rahatsız olmasın diye düşünce özgürlüğünün ortadan kaldırıldığı” bir yer olmasını ister miydiniz?

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Hürmüz Boğazı, Büyük Deniz’e açılan kapı

    11 Nisan 2026

    Tekno-faşizm, ırkçılık ve “IQ genetiği”

    6 Mart 2026

    Akdeniz kentlerinde liman işçilerinden savaşa karşı ortak eylem kararı

    31 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

    İrem Kabataş

    Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

    Ercan Jan Aktaş

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Akdoğan Özkan

    İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

    Ümit Akçay

    Emperyalizmin krizi

    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Temel Conta işçilerine şafak operasyonu: Onurlu direnişe gözaltı kıskacı!

    17 Nisan 2026

    Sendikalardan çağrı: Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifa!

    16 Nisan 2026

    Türkiye ayakta: “İhmal ve Şiddet” protestolarında bakan Tekin istifaya çağırıldı

    16 Nisan 2026
    KADIN

    İskoçya’da sistematik erkek şiddet sonucu ölüme sürüklenen kadının davasında 8 yıl ceza

    12 Nisan 2026

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.