Kaz Dağı, yeni bir madencilik projesiyle yeniden tehdit altında. Çanakkale’de altın, gümüş ve bakır üretimini hedefleyen proje için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ÇED başvurusu yapıldı. Uzmanlar ve çevre örgütleri, projenin bölgenin ekosistemi üzerinde ağır tahribat yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Evrensel’de yer alan habere göre, Orta Truva Madencilik, Çanakkale’deki “TV Tower” projesi için 27 Aralık 2025 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çevresel etki değerlendirme (ÇED) başvurusunda bulundu.
2024 yılında Kanadalı altın şirketleri Liberty Gold ve Teck Resources’a ait hisselerin yüzde 100’ünün CVK Maden İşletmeleri AŞ’ye satılmasıyla el değiştiren Orta Truva Madencilik, bölgede altın, gümüş ve bakır üretimine yönelik kapasite artışı ve zenginleştirme tesisi kurmayı planlıyor.
8 bin hektarlık ruhsat sahası
8 bin hektardan fazla alanı kapsayan ruhsat sahasında milyonlarca onsluk altın ve gümüş rezervi bulunduğu belirtilirken, proje Kaz Dağı için yeni bir çevresel yıkım tehdidi olarak değerlendiriliyor.
CVK şirketinin 2025 yılı faaliyet raporuna göre, Türkiye genelinde 27 ruhsat sahasında altın, gümüş, bakır ve krom üretimine yönelik yatırımlar hız kazandı.
Açık ocak ve yeraltı madenciliği planı
Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan bildirimlere göre, Çanakkale’de IV. Grup işletme ruhsatına sahip dört maden sahasında üretim yapılması planlanıyor. Şirket, mevcut açık ocak işletmesini büyütmenin yanı sıra yeraltı madenciliğine de başlamayı hedefliyor.
Siyanürlü zenginleştirme tesisi endişesi
Projenin en kritik başlıklarından biri ise bölgede kurulması planlanan Cevher Zenginleştirme Tesisi. Bu tesislerde ayrıştırma sürecinde yoğun su tüketimi yapılırken, siyanür başta olmak üzere ağır kimyasallar kullanılıyor.
Çanakkale Kirazlı’da halkın protestoları sonucu durdurulan Alamos Gold projesinin ardından, aynı ekosistem üzerinde planlanan bu yeni girişim; bölgenin su kaynaklarını, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını doğrudan tehdit ediyor.
Kaz dağı madencilik kıskacında
Son 10 yılda Kaz Dağı’nda 423 maden ve enerji projesi için başvuru yapıldı. Bu projelerin yüzde 75’i onaylanırken, her üç enerji projesinden ikisi herhangi bir engelle karşılaşmadan kabul edildi.
Biyolojik çeşitliliği ve zengin su varlıklarıyla Türkiye’nin en önemli ekosistemlerinden biri olan Kaz Dağı’nın yüzde 79’u maden şirketlerine ruhsatlı durumda. Ormanlar, tarım arazileri ve su kaynakları madencilik ve enerji projeleriyle kuşatılmış halde.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ÇED kararlarının madencilik ve enerji projelerinin önünü açtığına dikkat çekilirken, Kaz Dağı’nın geri dönüşü olmayan bir tahribat riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulanıyor.
