Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Özgür Basın’ın Hocası, enternasyonalist sosyalist Hüseyin Aykol yaşamını yitirdi

    1 Ocak 2026

    22 milletvekili hakkında 37 dokunulmazlık dosyası meclis’e sunuldu

    1 Ocak 2026

    Yeni yılda zam yağmuru: MTV ve ÖTV oranları artırıldı

    1 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Washington’un freni, Şam’ın kapısı ve Kürtlere dayatılan “İkinci Lozan”

      30 Aralık 2025

      Günümüz gerçekliğinde faşizmi anlamak

      30 Aralık 2025

      Gazetecilik “ayarı” verilmez, etik hatırlatılır

      27 Aralık 2025

      Devletten kadınlara 11. Yargı Paketi mesajı: “Sizi korumak önceliğim değil”

      26 Aralık 2025

      Şam ile Rojava arasında “anlaşma” krizi

      26 Aralık 2025
    • Seçtiklerimiz

      Asgari ücrette döviz gerçeği!

      29 Aralık 2025

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Manisa’da işçiyi savuran o şiddetli fırtına!

      23 Aralık 2025

      İklim krizi gökte mi, yerde mi?

      22 Aralık 2025

      Neoliberal güvencesizlikten geç faşizmin belirsizlik rejimine: Emekçilerin askıda kalan hayatları

      19 Aralık 2025
    • Röportaj/Söyleşiler

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025

      Özlem Tolu: 2026 bütçesi eğitimin daha fazla piyasalaşacağı bir dönemin habercisi.

      15 Aralık 2025

      Onur Hamzaoğlu: “Sağlık Bakanlığı’nın bütçedeki payı yüzde 15’in altında olmamalı”

      13 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Hastane Değil Kapitalist İşletme

    Hastane Değil Kapitalist İşletme

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Mehmet ZENCİR yazdı

    AKP’nin uygulamaya koyduğu şehir hastanelerini çok sayıda başlık altında değerlendirmek mümkündür. Bu yazıda şehir hastaneleri emekçiler ve sağlık emekçileri perspektifi ile ele alınacaktır.

    Şehir hastaneleri devlet, özel sektör ve yurttaş üçlüsünün “kazan-kazan-kazan” projesi olarak tanıtılıyor. Devletin tarafsız, sınıflar üstü olmadığı, kapitalist bir sınıfın uzun vadeli çıkarları ile mükellef bir yapı olduğu akılda tutulduğunda, sermaye ve emekçiler açısından “kazan-kazan”ın geçerli olamayacağını,  ciddi bir çarpıtmanın söz konusu olduğunu söyleyebiliriz.

    Bununla birlikte sıkıntılı olan tüm diğer sağlık alanında yapılan reformlarda karşımıza çıkan emekçilerin memnuniyetlerinin yüksekliği… Reformlarla birlikte sağlık hizmeti kullanımının artması, tanı ve tedavi için yapılan işlem çeşitliliği ve erişilebilirliğin artması, sağlık hizmet üretiminin hızının artmasına bağlı bekleme sürelerinde azalma bu memnuniyette rol oynuyor.

    Memnuniyetle birlikte bir türlü hastanelerden çıkılamaması, hasta olsa da olmasa da ilaç kullanmaya devam etme, şifa bulamama, hastanelere ve hekimlere güvensizlik nedeniyle daha fazla ve daha çeşitli klinik ve sağlık çalışanına başvurma gibi yeni güncel sorunlar kafaları karıştırmaktadır.

    Sağlık alanına yapılan teknoloji yatırımlarının (tanı, tedavi ve otomasyon süreçleri) artışı ve çalıştırma rejiminde performansa dayalı ücretlendirme ile üretim hızının yükselmesi nedeniyle hastaneler daha çok hastaya hizmet verir (hastalar daha çok bekler) hale gelmiştir. Sağlık algısı çarpıtılmış, biyolojik nedenler daha fazla öne çıkmıştır. Aşırı uzmanlaşma ile kişilerin vücutları parçalanmış, organ, doku, DNA düzeyinde sağlık tartışılır hale gelmiştir.

    Savaş, küresel ısınma, işsizlik, yoksulluk, vahşi çalışma koşulları, olumsuz barınma koşulları, kötü beslenme vb sağlıksızlık üreten koşullar bir yana konulmuştur. Kişiler tıbba bağımlı hale getirilmiştir…

    Amaç sağlık değil kâr
    Tüm bunların şehir hastaneleri ile ne ilgisi var sorusu daha da anlamlı hale geliyor. Çünkü şehir hastaneleri ile devlet hastaneleri yıkılacak, yeniden inşa edilecek, en son tıbbi teknoloji ile yeniden donatılacak. Hastalar daha hızlı hizmet alsın diye golf arabaları, sağlık çalışanları daha hızlı hizmet üretsin diye gingerlerın bulunacağı, çok sayıda Hükümet, Sağlık Bakanlığı yetkilisi tarafından müjdeleniyor. Yeni imar edilen bu görkemli tesisler yeniden hasta memnuniyetini ve hizmet kullanımını tetikleyecektir. Dahası yazılı ve görsel medya açık ve gizli mesajlarla bu kışkırtmaya, talep yaratmaya devam ediyor.  Yatırımların karşılığını bulması (artı değer yaratması) kişilerin (hasta olsun, sağlam olsun) daha sık sağlık kurumlarına başvurmalarına, daha sık tanı ve tedavi işlemi yaptırmalarına ve gelir getirdiği sürece hastanede bulunmalarına bağlı…

    Tıp endüstrisi (tanı ve tedavi için donanım), bilgi teknolojileri (otomasyon programları için), sigortacılık/bankacık, hastanecilik, inşaat, otelcilik, destek hizmetler (yemek, güvenlik, temizlik vb) gibi sektörler yeni değerlenme alanları olarak şehir hastanelerine göz dikmiş durumdadır. Dizginlenemeyen kapitalist üretim dürtüsü ile tıp endüstrisinin ürettiği tomografilerinin, ultrasonografilerin; bilişim sektörünün bilgisayar ve yazılım programlarının satılması, bunları alan hastanelerin bu donanımları kullanması gerçekleşmez ise bu sermaye grupları için kriz kapıdadır.

    Sağlık emekçileri tehdit altında
    Kazan-kazan söyleminde sağlık emekçilerine hiç yer verilmiyor. Kamu-Özel Ortaklığı (KOÖ) modeliyle yaşama geçirilecek olan şehir hastaneleri sağlık emekçileri için istihdam, gelir ve mekan güvencesizliği, iş yoğunlaşması, parçalanma anlamına gelmektedir. Destek ve tıbbi destek hizmetleri, tıbbi hizmetler dışındaki hizmetler (bilgi işlem, temizlik, güvenlik, yemekhane, arşivleme vb), tıbbi hizmetler dışındaki alanların (otopark, restoran, kafeterya, konferans ve kültür merkezi, internet ve iletişim merkezi, yaşlı bakım evi, kreş,  personel servisi vb) işletmesi, taşeron(lar)a verilebilecektir. Klinik hizmetlerin de taşeron(lar)a devredilmesi söz konusu… Üstelik yıllık değil, kalıcı; en az 25 yıl, 49 yıla kadar uzayabiliyor…

    İhale sürecinin tamamlanması ile kira ödemeleri başlamaktadır. Kira ödemesi mevcut hastanelerin döner sermayeleri ve Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğundadır. Gelir açısından performans kıskacındaki sağlık çalışanları, kira geri ödemeleri için de daha yoğun çalışacaktır. Kira ödemesinin öncelikli kalem olması nedeniyle, sağlık çalışanlarının performanstan aldığı ücret her geçen gün azalma tehdidi altında olacaktır. Üstelik döner sermaye tarafından çalıştırılan sağlık emekçilerinin, hastanenin her zora girdiği dönemde işten atılabileceğini İngiltere deneyimi göstermiştir. Toplulaşan hastaneler kompleksinde sağlık emekçilerinin nerde iş varsa oraya yönlendirilmeleri de mekan güvencesizliği anlamı taşıyacaktır. Aynı zamanda çok sayıda farklı işverene bağlı sağlık emekçilerinin mücadele gücünün parçalanması da tehditler arasındadır. Şehir hastaneleri için dile getirilen “kazan-kazan” söyleminde emekçilere ve sağlık emekçilerine yer yoktur; aslolan sermaye ve sermayeye hizmet eden kapitalist devletin güncel çıkarlarıdır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Washington’un freni, Şam’ın kapısı ve Kürtlere dayatılan “İkinci Lozan”

    30 Aralık 2025

    Günümüz gerçekliğinde faşizmi anlamak

    30 Aralık 2025

    Gazetecilik “ayarı” verilmez, etik hatırlatılır

    27 Aralık 2025
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Washington’un freni, Şam’ın kapısı ve Kürtlere dayatılan “İkinci Lozan”

    Burak İmrek

    Günümüz gerçekliğinde faşizmi anlamak

    Elif Gamze Bozo

    Gazetecilik “ayarı” verilmez, etik hatırlatılır

    İrem Kabataş

    Devletten kadınlara 11. Yargı Paketi mesajı: “Sizi korumak önceliğim değil”

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Asgari ücrette döviz gerçeği!

    Siyasi Haber

    Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

    Ayla Önder

    Manisa’da işçiyi savuran o şiddetli fırtına!

    Mehmet Horuş

    İklim krizi gökte mi, yerde mi?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Türkiye’de çalışabilir her 10 kişiden 3’ü işsiz!

    31 Aralık 2025

    Smart Solar işçileri yeni yıla grev kırıcılığına karşı mücadeleyle giriyor

    30 Aralık 2025

    Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

    26 Aralık 2025
    KADIN

    Rojda Yakışıklı, katledilmeden önce fail hakkında şikâyette bulunmuş

    29 Aralık 2025

    Kadınlardan İsrail’e tepki: Cinsel şiddet savaş politikasıdır

    28 Aralık 2025

    Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

    26 Aralık 2025
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.