Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile dihaber, Gazete Şûjin ve Rojeva Medya kapatıldı. Kapatılan basın kuruluşları açıklama yaptı.
Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında 693 ve 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile dihaber, Gazete Şûjin ve Rojeva Medya kapatıldı.
Kapatılan dihaber, Gazete Şûjin ve Rojeva Medya'dan yapılan açıklamalarda gerçekleri halka ulaştırma mücadelesinin güçlenerek süreceği vurgulandı.
Dihaber: Gerçekler karanlıkta kalmayacak
Dihaber’den konuya dair yapılan açıklama şöyle:
"Olağanüstü Hal (OHAL) ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) karanlığına karşı 14 Kasım 2016 tarihinde “Gerçekler karanlıkta kalmayacak” şiarıyla yayın hayatına başlayan dihaber, gecenin en karanlık saatinde yayınlanan, 25 Ağustos 2017 tarihli 693 sayılı KHK ile kapatıldı. OHAL ve KHK rejimiyle varlığını sürdürmeye çalışan iktidar, dihaber’in hakikati ortaya çıkarma çabasına ancak 9 buçuk ay dayanabildi. Bu süre boyunca da 15 kez internet sitesine yayın yasağı getirilen, çalışanları saldırıya uğrayan, gözaltına alınan ve tutuklanan dihaber, bütün KHK ve OHAL karanlığına karşı kararlı bir şekilde Özgür Basın geleneğini sürdürdü ve bundan taviz vermedi. (…)
Dihaber tarafından yapılan açıklamanın devamında "Gazetecilerin “Gerçekler karanlıkta kalmayacak” ısrarı daha büyük bir kararlılıkla sürecek." denildi.
Şujin: Vardık, varız, var olacağız
Gazete Şûjin'den yapılan açıklama ise şöyle:
"Aralık 2016 tarihinde “Medyanın diline, çuvaldız niyetine” şiarıyla yayın hayatına başlayan Gazete Şûjin, sabah karşı yayımlanan 25 Ağustos 2017 tarihli 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı.
“Bir kadın olarak susun” diyenlerin dünyasında, çuvaldız haberciliğimizle kurulduğumuz günden itibaren medyada kadının sözünü ve sesini büyüttük. Devletinden medyasına kadar kadınlara çizilen ‘makbul kadınlık’ sınırlarını tanımayan gazetemiz, kadın odaklı haberciliğinde “özel olan politiktir” şiarıyla öz savunmaya geçerek, kadın bedenine ve yaşamına saldıran ataerkiyi ve erkek basını ifşa etmeye devam etti. (…)
Şujin tarafından yapılan açıklamanın devamında, 'Kadın yazınını, kadın sözünü ve gazeteciliğini kalıcı kılmak isteyen Rosa Lüksemburg, Gurbetelli Ersöz, Emma Goldman, Virginia Woolf, Ayfer Serçe, Ulrike Meinhof ve Deniz Fırat gibi kadınlardan devraldığımız birikim, inanç ve inatla, bizden önceki kadınların “Erkekler ne hüküm verir demeden yazmaya devam edeceğiz” sözünü yineliyoruz.' denildi.