İSİG Meclisi verilerine göre çocuk işçi ölümleri münferit kazalar değil, yoksulluk, güvencesizlik ve çocuk emeğini normalleştiren politikaların doğrudan sonucu. Türkiye’de çocuk işçiliği derinleşiyor. Çocuklar tarlalarda, atölyelerde, şantiyelerde ve sokakta çalışırken ölüyor.
Resmî rakamlar gerçeği gizliyor
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın resmî istatistiklerinde her yıl yalnızca 13–14 çocuk işçi ölümü yer alıyor. Ancak İSİG’in basın taramaları, aile görüşmeleri ve saha bilgilerine dayanan kayıtları, gerçek sayının yıllık ortalama 60’ın üzerinde olduğunu gösteriyor.
2024’te 71 olan çocuk işçi ölümü, 2025’te 94’e yükseldi.

En çok çocuk tarımda ölüyor, kentler yükselişte
2025’te hayatını kaybeden çocuk işçilerin,
- 31’i tarımda,
- 27’si sanayide,
- 20’si hizmet sektöründe,
- 16’sı inşaatta çalışıyordu.
En sık görülen ölüm nedenleri arasında trafik ve servis kazaları, ezilme, yüksekten düşme, boğulma, patlama-yanma ve şiddet bulunuyor.
Özellikle mevsimlik tarım işçisi çocuklar, tıka basa doldurulan minibüslerde ya da traktör kasalarında taşınırken hayatını kaybediyor. Kentlerde ise moto kurye olarak çalışan çocukların ölümleri son yıllarda dikkat çekici biçimde artıyor.

Çocuk işçiliği kırlardan kentlere kaydı
Rapora göre çocuk işçiliği artık sadece kırsal alanların sorunu değil.
- 2014’te kentlerde yaşanan çocuk işçi ölümlerinin oranı %39 iken,
- 2025’te bu oran %67’ye çıktı.
İSİG, bu değişimin nedenleri arasında yoksullaştırma politikaları, 4+4+4 eğitim sistemi, eğitimin paralılaşması ve Organize Sanayi Bölgeleri’nin yaygınlaşmasını gösteriyor.
MESEM: Eğitim değil, çocuk emeği pazarlaması
Raporda Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) özel bir başlık altında ele alınıyor. Yüz binlerce çocuk:
- Haftanın bir günü okulda,
- Dört günü işyerinde,
- Çoğu zaman 10–12 saat çalışarak “eğitim” aldığını sanıyor.
Ücretleri işsizlik fonundan karşılanan bu çocuklar, patronlar için neredeyse ücretsiz işgücü anlamına geliyor. Son düzenlemelerle mesleki eğitimin yaş sınırının 10–11’e kadar düşürülmesi, çocuk işçiliğini daha da yaygınlaştıracak bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yaklaşık 3 milyon çocuk çalışıyor
İSİG Meclisi’ne göre Türkiye’de tarımda, sanayide, hizmet ve inşaat sektörlerinde yaklaşık 3 milyon çocuk, farklı biçimlerde çalıştırılıyor. İş cinayetleri ise bu sömürünün en ağır ve geri dönüşsüz sonucu.
“Bu çocuklar bizim çocuklarımız”
Raporda vurgulanan bir diğer nokta ise çocuk işçiliğinin artık “istisna” değil, sistematik bir gerçeklik haline gelmiş olması.
İSİG Meclisi, çocuk işçiliğine karşı üç temel talebi yineliyor:
- Çocuk işçiliği tamamen yasaklanmalı,
- Eğitim her kademede parasız ve bilimsel olmalı,
- Çocukların yaşam alanları güvenli, sağlıklı ve gelişimlerini destekleyen hale getirilmeli.
Açıklamanın sonunda şu çağrı yapılıyor:
“Çocukları korumak raporlarla değil, örgütlenerek ve mücadele ederek mümkündür. Bu çocuklar bizim çocuklarımız.”
Siyasi Haber / YZ
