Gazetecileri Koruma Komitesi tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, dünyada demir parmaklıkların ardındaki gazetecilerin sayısı 2021’de zirve yaptı. Tutuklu gazetecilerin sayısı 293’e yükselirken, son bir yılda yaptığı haber nedeniyle en az 24 gazeteci öldürüldü.
Cumhuriyet’te yer alan habere göre, ABD merkezli basın özgürlüğü savunucu grup Gazetecileri Koruma Komitesi tarafından yayımlanan yeni raporda, demir parmaklıkların ardındaki gazetecilerin sayısı 2021 yılında zirve yaptığı kaydedildi.
CPJ2020 yılında cezaevindeki gazeteci sayısı 280 iken 2021 yılında bu sayı rekor kırarak 293 kişiye yükseldi. Raporda, bu yıl en az 24 gazetecinin yaptığı haberler nedeniyle öldürüldüğü bilgisi de yer aldı. Ayrıca öldürülen 18 gazetecinin ise yaptığı haber nedeniyle mi öldürüldüğü ise tespit edilmedi.
Çin ilk sırada yer aldı
Çin üç yıldır dünyanın en çok gazeteci hapseden ülkesi olmayı sürdürdü. Bu yıl cezaevinde 50 gazeteci bulunan Çin ilk sırada yer aldı. Myanmar 1 Şubat tarihinde gerçekleşen askeri darbenin tetiklediği medya operasyonları nedeniyle ikinci sıraya yükseldi. Mısır, Vietnam ve Belarus da onları takip ederken, bu ülkeler ilk beşi oluşturdu.
ABD merkezli sivil toplum kuruluşu CPJ, gazetecileri hapsetme nedenlerinin ülkelere göre değiştiğini ancak bu yıl ulaşılan rakamın yüksekliğinin dünyadaki siyasi çalkantıları ve bağımsız haberciliğe yönelik toleransın azaldığını yansıttığını belirtti.
Türkiye listede üst sıralarda
Bir zamanlar dünyanın en çok gazeteci hapseden ülkesi olan Türkiye geçtiğimiz yıl içinde 20 gazeteciyi serbest bıraktığı için CPJ’in raporunda artık altıncı sırada yer alıyor. Türkiye’de halen 18 gazeteci cezaevinde bulunuyor.
Son dönemde ülkeye getirdiği bir dizi yenilikle konuşulan ve modernleşme yolunda adımlar atan Suudi Arabistan da 2021 raporuna göre ilk kez ilk beşte yer almadı. 2021 yılında 10 gazeteciyi serbest bırakan Suudi Arabistan’da cezaevinde toplam 14 gazeteci bulunuyor.
Raporda Türkiye’ye geniş yer verildi
CPJ’nin raporunda Türkiye’ye geniş yer ayrıldığı görülüyor. 2016’daki başarısız darbe girişiminin ardından Türkiye’de basına yönelik baskıların arttığı vurgulanan raporda, ‘bu durumun ana akım medyayı yok ettiği ve birçok gazeteciyi mesleği bırakmaya ittiği’ ifade ediliyor. Türkiye’de devletin gazetecilerin dava sürecinde veya temyiz beklerken denetimli serbestlik dahilinde tutuklanmamalarına daha sık olarak izin vermesi hapisteki gazeteci sayısının düşmesini sağladığı belirtiliyor.
Suudi Arabistan’da son durum
Raporda, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 2018 yılında korkunç bir cinayete kurban gitmesi ve 2019 yılında yaşanan gözaltılar Suudi Arabistan’da yeni bir tutuklama dalgasının önünü açtığı için daha çok gazeteciyi suskunluğa ittiği öne sürülüyor. Ayrıca, Suudi Arabistan’ın haber kurumlarını engellemek için gazetecileri parmaklıklar ardına göndermekten ziyade giderek daha sofistike yöntemler bulduğu da ifade ediliyor. Buna örnek olarak da, mesela İnternet’i kesmek veya yüksek teknoloji ürünü casus yazılımlar yardımıyla takibi güçlendirmek gösteriliyor.
Çin’i 26 gazeteci ile Myanmar, 25 gazeteci ile Mısır, 23 gazeteci ile Vietnam ve 19 gazeteci ile Belarus’un izlediği belirtildi. Raporda Belarus’u Türkiye , Eritre, Suudi Arabistan, Rusya ve İran’ın takip ettiği kaydedildi.