Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Deyrizor’da petrol kuyuları üzerinden gerilim tırmanıyor

    12 Şubat 2026

    BİSAM’a göre açlık sınırı 31 bin 296 lira

    12 Şubat 2026

    DEM Parti, DBP, HDK ve SYKP’den ESP’ye dayanışma ziyareti

    12 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

      12 Şubat 2026

      Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

      11 Şubat 2026

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Kölelik Afganistan’a geri döndü

      12 Şubat 2026

      Türkiye “normali” ve Amedspor

      10 Şubat 2026

      Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

      9 Şubat 2026

      Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

      8 Şubat 2026

      Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

      4 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 19 Eylül 1914: “Frances Farmer ateş olarak geri dönecek: Bütün yalancıları yakmak için”

    19 Eylül 1914: “Frances Farmer ateş olarak geri dönecek: Bütün yalancıları yakmak için”

    Siyasi Haber19 Eylül 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Müge Yetener Çatlak Zemin için yazdı: “Frances Farmer, büyük bir Hollywood “yıldızı” ama onu fazla tanıyan yok. Çünkü Amerikan rüyası için bir anti-kahraman Farmer. Tedavisi olmayan şöhret hastalığının da panzehiri. Ezberleri bozduğu, Marksist görüşe tutkuyla inandığı ve kadın haklarını savunduğu için gizli servisin bile takibe aldığı Farmer, dinsel riyaya başkaldırının da en önemli isimlerinden.”

    Frances Farmer, büyük bir Hollywood “yıldızı” ama onu fazla tanıyan yok. Çünkü Amerikan rüyası için bir anti-kahraman Farmer. Tedavisi olmayan şöhret hastalığının da panzehiri. Ezberleri bozduğu, Marksist görüşe tutkuyla inandığı ve kadın haklarını savunduğu için gizli servisin bile takibe aldığı Farmer, dinsel riyaya başkaldırının da en önemli isimlerinden. 

     

    Frances Farmer, 19 Eylül 1914’te Seattle’da doğar. Annesi her türlü toplumsal olayda başı çeken, eylemci bir kadındır. Frances’in cesur kişiliğini, benliğini annesine karşı savunma çabası belirler. Baskıcı ve güçlü bir karakter olan annesiyle zeki ve sakin kız çocuğu arasındaki çatışmalar Frances’in başına buyruk kimliğini oluşturur. 16 yaşında “Tanrı’nın Ölümü” başlıklı bir kompozisyon yazar. “Eğer tanrı hepimizi eşit seviyorsa, neden bazı arkadaşlarımın anne babası ölüyor? Tanrı benim için arkadaşımın anne babası ansızın bir trafik kazasında yaşama gözlerini yumduğunda öldü.” 

     

    Kompozisyonu küçük bir edebiyat ödülüne layık görülür fakat oldukça sansasyon yaratır. Gazeteci olmak için basın-yayın bölümüne yazılır. Tiyatro ilgisini çeker, tiyatro derslerine devam eder. Rus tiyatrosuyla tanışmak hayalidir. Bir gazeteden Sovyetler Birliği seyahati kazanır. Annesinin baskısı ve ifşasından saklanmak için komünizme duyduğu ilgiyi gizler. Büyük kavgalar sonucu gidebildiği Rusya dönüşü, Paramount Stüdyoları’nın ülke çapında seçtiği yedi kadından biridir artık. 

     

    Filmlerde oynamaya başlamasıyla sinema dergileri de onu takibe alır ve “Sindrella” ismini takarlar. Hollywood dışında, ıssız bir tepede, kocası ve üç köpeğiyle birlikte yaşamaya başlar. Bir gazeteci “Hollywood’un son problemli çocuğu o” der. “Her konuda sol fikirleri var ama onun fikirlerini seviyorsunuz, ona saygı duyuyorsunuz. Kocasıyla ve köpekleriyle yalıtılmış bir yaşam sürüyor. Kitaplardan ve müzikten konuşuyor, yüksek sesle şarkılar söylüyor.”

     

    Frances verdiği röportajlarda da çekincesiz konuşur: “Kariyerim rastlantı değil” der. “İğneyle kuyu kazdım. Bana mayoyla poz ver, dediler. Mayolu pozum benim oyunculuğumu kanıtlamazdı ki. Tabii ki vermedim öyle bir poz. Kaşlarımı kazıdılar. Baktım artık kendime benzemiyorum. Denetimi ele aldım. Kaşlarıma yeniden kavuştum.” 

     

    Hollywood’un denetimine de direnmeye çalışır. Sokakta büyük botlar ve kirli pardösülerle gezdiği, ikinci el bir araba kullandığı için eleştirilir. “Sinema izleyicileri gözdelerinden daha fazla özen bekler” denilerek uyarılır. 

     

    1940’ların son günlerine doğru Hollywood yerine Broadway’e hatta tamamen tiyatroya yönelmek isteyen Frances altı yıla on sekiz film, üç Broadway oyunu sığdırmıştır. Ona kısa sürede şöhret olmanın nasıl bir şey olduğu sorulduğunda yanıtı kısa ve açıktır: “Tehlikeli.” 

     

    1 Mayıs “gösterilerine” giden, kadın sığınma evi projelerine para yardımı sağlayan tuhaf ve zorlu bir kişilik olarak hiç makbul değildir gösteri dünyasında. İlk önce işini, sonra evliliğini kaybeder. Büyüleyici güzellikte ve yetenekli olmasının yanında insanları kendi “sol” fikirlerine saygı duymaya yöneltebilecek kadar etkileyici bulunması onu çok tehlikeli yapmaya yetecek özelliklerdir. 

     

    1943’te alkollü araba kullanmaktan tutuklanır. Mahkemede aksini savunsa da kanıtlayamaz. Kilosunu korumak için amfetamin kullandığından sinir bozukluğu içindedir. 

     

    Tarih boyunca erkek egemenliği “tehlikeli ve cesur” bulduğu kadınları “deli” olarak etiketlemiş, kapatmaya çalışmıştır. Frances de 1944’te ilk kez akıl hastanesine yatırılır. Ailesi onun sağlıklı olmadığını öne sürer, arkadaşları ise aksini savunur. Oysa sıradan bir sinir bozukluğu, bir depresyon halidir yaşadığı… Akıl hastanesi günlerini özyaşam öyküsü kitabında; “Beni soğuk suların altına attılar, çıplak gezmeye zorladılar. Elektroşoka tabi tuttular…” diyerek yazacaktır. Hastanenin yakınındaki askeri üsteki subaylar, koğuşuna girerek saldırırlar. Frances yaşadığı tecavüzleri anlatırken en çok bilincini kaybetmemiş olduğuna şaşırdığından söz eder. Acı onu bilinçsizleştirmemiştir. Frances akıl hastanesinde iken, McCarthy’nin cadı avı başlamıştır ve arkadaşları McCarthy dönemi kurbanlarıdır.

     

    Yazının tamamı için TIKLAYINIZ…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Kölelik Afganistan’a geri döndü

    12 Şubat 2026

    Türkiye “normali” ve Amedspor

    10 Şubat 2026

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    9 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

    Mahsuni Gül

    Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Alp Altınörs

    Kölelik Afganistan’a geri döndü

    Akif Kurtuluş

    Türkiye “normali” ve Amedspor

    Siyasi Haber

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    Kansu Yıldırım

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi 10. gününde: “Aynı okulda iki farklı dünya olmaz”

    11 Şubat 2026

    Divriği OYAK Maden Direnişi 78. Gününde: “Ya hepimiz ya hiçbirimiz”

    10 Şubat 2026

    Trabzon’da ŞOK depo işçilerine Kod 49 kıskacı: İş bırakmanın 5’inci gününde 30 işçi işten atıldı

    9 Şubat 2026
    KADIN

    Güney Kore’de “Konfor Kadınları”ndan ABD Ordusuna karşı yarım asırlık hesaplaşma

    10 Şubat 2026

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.