Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Maduro ve Cilia Flores’in savunma hakkı sistematik olarak baltalanıyor

    10 Nisan 2026

    Umut-Sen Koordinatörü Başaran Aksu tutuklandı

    9 Nisan 2026

    İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi 67. gününde: “Grev kırıcılığına son verilsin”

    9 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

      7 Nisan 2026

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026

      İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

      30 Mart 2026

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 17 mayıs’ta başlayan yolculuk

    17 mayıs’ta başlayan yolculuk

    Siyasi Haber17 Mayıs 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ- Ayşe DÜZKAN, Artı Gerçek için yazdı: feminizm, bu topraklarda mayalanmaya başlamasının üstünden on yıl dahi geçmeden sokağa çıkmış, bir politik hareket olarak varlığını ortaya koymuştu. morçatı o kampanyanın sonucunda kuruldu.

    türkiye’de kadın kurtuluş hareketinin ilk sokak eylemi, 17 mayıs 1987 tarihinde gerçekleşen dayağa hayır yürüyüşü oldu. bu, aynı zamanda, 1980 darbesi sonrası gerçekleşen ilk yasal gösteriydi ve aynı yılın kış aylarındaki üniversite öğrencilerinin yürüyüşünün ardından gelen ikinci eylem olmuştu. feministler daha önce, birleşmiş milletler’in, kadınlara yönelik ayrımcılığın önlemesi sözleşmesi’ni (cedaw) türkiye’nin kabul etmesi için bir imza kampanyası yürütmüştü. dayağa karşı yürüyüş de, eviçi şiddet karşıtı bir kampanyaya dönüştü, aynı yılın kasım ayında kariye müzesi’nde dayağa karşı şenlik düzenlendi.  o da türkiye’nin ilk politik şenliğiydi ve sonraki yıllarda şenlik adı atında düzenlenen konserlerden farklı olarak, tartışmalar, sohbetler, yazarların kitaplarını imzalaması, konserler gibi çeşitli etkinlikler içeriyordu; çocuk bakım hizmeti de sağlanmıştı.  feminizm, bu topraklarda mayalanmaya başlamasının üstünden on yıl dahi geçmeden sokağa çıkmış, bir politik hareket olarak varlığını ortaya koymuştu. morçatı o kampanyanın sonucunda kuruldu.


    feministler bu kampanya hatta bu yürüyüş öncesinde de sığınak fikrine aşinaydı, batı’daki örneklerinden haberdardı ama işte herhangi bir alanda yürütülecek feminist çalışma, bir kurum oluşturmakla başlamaz, o konuyla ilgili tartışmalar, yayın (nitekim şenlik’te toplanan parayla, kadınların posta aracılığıyla gönderdikleri tanıklıkları bir araya getiren bağır herkes duysun adlı bir broşür yayınlanmıştı), kamuoyu çalışması ve daha akla gelebilecek çeşitli faaliyetlerin ardından, eğer ihtiyaç varsa bir kurumsallaşmaya gidilir.


    bugün feminizmin kurucu dönemi üzerine tekrar düşünmenin zamanı, bence. o dönemle ilgili dikkat çeken birkaç şey var. bunlardan ilki hareketin, omuzlarında ağır bir baskı rejiminin yüküyle yola koyulmuş olması. açık alanda, açık biçimde örgütlenmenin, toplantı yapmanın, en basit protestonun dahi yasaklandığı, hapisten işkenceye kadar uzanan bedeller anlamına geldiği bir dönemde, göle yeni bir maya çalmanın imkânları ve araçları bulunmuş, maya da tutmuştu. bu, sadece bir avuç kadının basireti, yaratıcılığı ve becerisiyle açıklanamaz, örneğin duygu asena’nın yönettiği kadınca gibi bir yayının anaakım dergicilikte kendisine yer bulmasını sağlayan toplumsal koşullar da en az bunun kadar önemliydi.


    ikinci önemli nokta, feministlerin kendi yollarını açarken tek tek bireyler ve topluluklar olarak, geçmişteki siyasi ve düşünsel deneyimleriyle, öncelikleriyle hesaplaşarak ilerlemesi oldu. şunu hatırlamak gerek; 12 eylül öncesinde başta ilerici kadınlar derneği olmak üzere, çeşitli sol örgütlerle bağlantılı, kadınlar arasında partinin/örgütün çalışmasını yürüten, kadın komsomolları kategorisi içinde ele alınabilecek örgütlenmeler vardı, yaygın ve güçlüydü. toplum ve kendi örgütleri içinde ilişkiler, bu örgütlerde çalışan kadınların, kadın özgürlüğü ve eşitliği üzerine düşünmelerine sebep olmuştu. bu paha biçilmez bir deneyimdi, sonraki yıllarda, o deneyimlerin içinden toplu halde çıkıp feminizmi benimseyen kadın grupları da oldu. ama feministler bu deneyimlerle, o fikirlerle aralarına bir mesafe koyarak, hatta bir kopuşla yola çıktı. çünkü dönüp o deneyime bakmak için bile önce bağımsız bir varlık olmak gerekiyordu, öyle de oldu. bu bağımsızlık sadece kendi gündemini takip etmek değil aynı zamanda kendi örgütlenme ve siyaset biçimlerini hayata geçirmekti. bunların içinde bana en çarpıcı gelen şu; o gün tam olarak bu terimlerle ifade edilmemiş olsa da, hareketin yönelimini şu şekilde tanımlayabiliriz: feminist siyasetin hedefi siyaset yapmak değil, dönüşüm yaratmaktır. bu dönüşüm yasalarda olur, toplumun kolektif vicdanında olur, o çalışmaya katılanların bilincinde olur, spesifik bir baskıya maruz kalmış kadınların hayatında olur… herhangi bir konuda, hiçbir sonuç vermeyecek ama insanların örgütlenip bir araya gelmesini sağlayacak çalışma tarzı feminist değildir. yani feministler örgütlenmek için örgütlenmez, harekete geçmek için eylem yapmaz. bugün bunun muhalefetin tamamı için öğretici olabileceğini düşünüyorum…


     


    … Ayşe DÜZKAN'ın Artı Gerçek'teki yazısının tamamı için TIKLAYIN

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    7 Nisan 2026

    Yeni bir yol yapmak

    1 Nisan 2026

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    30 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Aziz Çelik

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    Akdoğan Özkan

    İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi 67. gününde: “Grev kırıcılığına son verilsin”

    9 Nisan 2026

    DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den 1 Mayıs çağrısı: “Birleşelim, değiştirelim”

    9 Nisan 2026

    İnova’da sendika baskısı: 16 işçi işten çıkarıldı, üretim durdu

    7 Nisan 2026
    KADIN

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    7 Nisan 2026

    EŞİK’ten doğum izni düzenlemesine tepki: “Çocuk bakımı sadece kadınların sorumluluğu değildir”

    31 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.