Karides avlama teknesi Maguro, aralarında Avustralya, Brezilya, Ekvador, İtalya, Meksika ve Amerika Birleşik Devletleri’nden eylemcilerin yanı sıra AFP gazetecilerinin de bulunduğu 32 kişiyle, Cuma günü Meksika’nın Yucatán Yarımadası’nda yola çıkmıştı. Yolculuk boyunca güçlü fırtına ve akıntılarla mücadele ederek, planlanandan üç gün sonra Havana limanına yanaşabildi. Tekne bu yolculuk için, Fidel Castro liderliğindeki gerilla grubunun 1956’da devrimi başlatmak için kullandığı yatın anısına, sembolik olarak “Granma 2.0” olarak yeniden adlandırılmıştı.
“Granma 2.0” iskeleye yanaşırken teknedeki bir grup eylemci üzerinde “Bırakın Küba yaşasın” yazılı bir pankart açtı. Kıyıda onları bekleyen Havana valisi, Komünist Parti Merkez Komitesi üyeleri ve yaklaşık 500 aktivist ise, “Küba’ya evet! Ablukaya hayır!, Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın halklar arası dayanışma!” diye tezahürat yapıyordu.
Önümüzdeki günlerde iki geminin daha adaya gelmesi bekleniyor.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, X kanalında yaptığı açıklamada, ülkenin Granma 2.0’ı “derin bir minnetle” karşıladığını belirtti.
Geçiş sırasında Brezilyalı aktivist Thiago Avila, AFP’ye verdiği demeçte, “Dünyanın ve uluslararası hukukun Donald Trump’ın açgözlülüğü altında gömülmesine izin veremeyiz” dedi ve diğer ülkelerin Küba’ya yardım etmesi gerektiğini savundu.
Son dakika: Granma 2.0’da bulunan eylemciler, Thiago Avila, Chris Smalls ve Katie Halper dahil, Küba’dan dönüşlerinde gözaltına alındılar ve sorguya çekildiler. Olay bugün İlerici Enternasyonal’in X hesabından yapılan paylaşımla duyuruldu; “Dayanışma suç değildir. Derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz” denildi. Bkz. https://siyasihaber10.org/kuba-donusunde-gozaltilar-aktivistlerden-haber-alinamiyor/
Thiago Avila geçen yıl da Küresel Sumud Filosu’nun örgütlenmesinde görev almış ve Gazze’ye yönelik kuşatmayı yarmaya çalışan çok sayıda militanla birlikte İsrail tarafından tutuklanmıştı.
ABD ambargosunun sonuçları
Küba, eskiyen enerji santralleri ve yakıt kıtlığı nedeniyle 2024 sonlarından bu yana yedi kez ülke çapında elektrik kesintisi yaşadı; bunlardan ikisi geçen hafta meydana geldi.
Küba’nın en önde gelen bölgesel müttefiki Venezuela’da devlet başkanı Nicolás Maduro Ocak ayı başlarında ABD askeri güçleri tarafından kaçırıldıktan sonra durum daha da kötüleşti. Venezuela’nın ardından sırada Küba’nın olduğunu ilan eden Trump, Ocak 2025’te Küba’ya petrol tedarik eden ülkelere gümrük vergisi uygulanmasına yönelik başkanlık kararnamesini imzaladı. Washington’un bu tehdidi yüzünden Meksika da Küba’ya petrol sevkiyatını durdurmak zorunda kaldı. 9 Ocak’tan bu yana Küba’ya hiçbir petrol tankeri girmedi.
Bu durum, enerji üretimi için büyük ölçüde yakıta bağımlı olan Küba’da elektrik şebekesinin felç olmasına, hastanelerin işlevsiz hale gelmesine, okulların kapanmasına, ulaşımın, gıda ve suya erişimin aksamasına yol açarak ciddi bir insani krizin ortaya çıkmasına neden oldu.
Gözlemciler, ABD’nin Küba’ya uyguladığı “ambargo”nun, modern tarihteki en uzun ve en kapsamlı fiili yaptırım sistemi olduğunu, Küba’nın dünyanın geri kalanıyla etkileşimini engellediğini, insan haklarını ihlal ettiğini ve kalkınmayı sekteye uğrattığını belirtiyor.
Küresel dayanışma güçleniyor, yardım çabaları artıyor.
Buna karşılık aktivistler, siyasi liderler ve yardım kuruluşları, ambargonun yoğunlaşması üzerine ciddi kıtlıklarla boğuşan Küba halkını desteklemek için seferber oldular. 33 ülke ve 120’den fazla kuruluşun 650’den fazla temsilcisi, kara, hava ve deniz yoluyla gıda maddeleri, kanser tedavisinde kullanılan hayat kurtarıcı ilaçlar ve güneş panelleri de dahil olmak üzere 20 ton yardım malzemesi ulaştırmak amacıyla yürütülen eşgüdümlü küresel çabaların bir parçası olarak, geçen cumartesi günü Küba’ya ulaştı.
Başlangıçta İlerici Enternasyonal tarafından organize edilen konvoy koalisyonu, Halk Sağlığı Hareketi, MediCuba, Global Health Partners, Uluslararası Demokratik Avukatlar Birliği, Ulusal Avukatlar Birliği ve ABD Barış Konseyi’ni de içeriyor. Meksika’da iktidardaki Morena Partisi de dahil olmak üzere Latin Amerika ülkelerindeki pek çok siyasi parti bu küresel girişime katılıyor. Nuestra América Konvoyu üyeleri arasında Isveçli eylemci Greta Tunberg, İngiliz İşçi Partisi’nin eski lideri Jeremy Corbyn, İspanya’dan Podemos’un eski lideri Pablo Iglesias, İrlandalı müzik grubu Kneecap, ABD’li işçi lideri Chris Smalls, Kolombiyalı Senatör Clara López ve diğerleri yer alıyor.
Meksika geçen ay 9,6 milyon nüfuslu ada ülkesine 800 ton yardım göndermişti ve daha fazla sevkiyat yapmayı planlıyordu.
15 üyeli devletlerarasi Karayip Topluluğu (CARICOM), salı günü, Meksika üzerinden Küba’ya bebek maması, gıda, tıbbi malzeme ve güneş panelleri göndereceğini duyurdu.
Brezilya, pirinç, fasulye ve süt tozu gibi temel gıda maddeleri de dahil olmak üzere 20.000 ton yardım gönderme planlarını açıkladı. Şili’den “ABD tarafından uygulanan enerji ablukasının sıkılaştırılmasıyla başa çıkmak için Küba’ya ilaç, malzeme ve gıda” taşıyan başka bir konvoyun yola çıktığını bildirdi.
Açık Kollar adlı STK’nın müdürü Óscar Camps, Havana’daki bir çocuk hastanesine güneş panelleri sağlamak üzere insani yardım amaçlı bir filonun Mayıs ayında İspanya’dan yola çıkacağını bildirdi.
Daha önce Küba’ya Rus dizeli taşıdığı bildirilen Hong Kong bayraklı Sea Horse adlı tanker nihayet Venezuela sularına girdi. Rus petrol tankerlerinin Küba’ya yakıt göndermeye çalıştığı ve ABD yaptırımlarının sınırlarını zorladığı ifade ediliyor. Çin de Küba’ya destek vermek amacıyla 60.000 ton pirinç bağışlama kararı aldı ve bunun 4.800 tonluk ilk partisini taşıyan bir gemi gönderdi. Pirinç sevkiyatı, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından Ocak ayında onaylanan daha geniş kapsamlı bir yardım paketinin parçası. Paket, elektrikli ekipman alımını desteklemek ve ülkedeki acil ihtiyaçları karşılamak için 80 milyon dolarlık mali yardımı da içeriyor.
İlerici Enternasyonal Genel Koordinatörü David Adler, bu çabayı, toplu cezalandırmaya karşı çıkan “milyonlarca insanı” temsil etmek olarak tanımladı. Benzer şekilde, Halk Forumu’ndan Manolo de los Santos da, kriz kontrol altına alınmazsa Küba’daki durumun “Amerika kıtasında bir başka Gazze” olma riski taşıdığı konusunda uyardı.
